SEP’in ABD Başkanlığı seçimlerindeki adayı Jerry White’ın açıklaması

2012’de sosyalist eşitliğe oy ver!
Sosyalist Eşitlik Partisi’nin ABD başkanlığı adayı olmaktan gurur duyuyorum. Aynı partiden benimle birlikte seçime katılan PhyllisScherrer ile birlikte, bu önemli seçim yılında, sosyalist bir program temelinde işçi sınıfının çıkarları için mücadele edeceğim.
Çalışanlar, ABD’de ve dünyanın dört bir yanında, 1930’ların ve 1940’ların karanlık Büyük Bunalım ve II. Dünya Savaşı günlerinden bu yana yaşanan en büyük ekonomik, sosyal ve siyasal krizle karşı karşıyalar.
Kapitalist sistemin son büyük çöküşü korkunç ölçekte ölüme ve tahribata yol açmış; kitlesel işsizlik, yoksulluk ve savaş insan soyunu yıkımın eşiğine getirmişti. Kriz nihayet sona erdiğinde, bütün dünyada işçi sınıfının militanlaşması ve devrimci mücadele- lerinden dehşete kapılan egemen sınıf gerekli derslerin çıkartıldığını, kapitalizmin ıslah edileceğini ve geçmişteki kâbusun asla yinelenmeyeceğini iddia etti
Ama kapitalist sistem bir kez daha çok ciddi bir krizde. Milyonlarca insan işinden olmuş ve evlerini yitirmiş durumda. On milyonlarca insanın maaşları kesintiye uğradı ve onların başlıca sosyal hizmetlere ulaşmaları kısıtlandı. Gençler, okullar kapatıldığı ve öğretmenler işten çıkartıldığı için, doğru dürüst eğitim hakkından mahrum bırakılıyor; yüksekokula gidebilenler ise büyük bir borç ve işsizlik yükünün altına giriyor. Milyonlarca yaşlı işçi emekli maaşlarını yitirmiş, birikimleri tükendiği için yetmişli hatta seksenli yaşlarında çalışmaya zorlanmış durumda. Binlerce küçük ve orta ölçekli işletme, büyük bankalar borç vermeyi reddettiği için kapılarını kapatmaya zorlanıyor.
Gözünü kâr ve iktidar bürümüş olan ABD’deki yönetici seçkinler, ekonomik kriz karşısında askeri güç kullanmada her zamankinden daha pervasızlaşıyor. Birbiri ardına savaşlara tanık olunan bir on yılın ardından, felaket boyutunda bir üçüncü dünya savaşına zemin hazırlanıyor.
Bu felakete gidiş durdurulmalıdır.
Sosyalist Eşitlik Partisi’nin programı işçi sınıfına çıkış yolunu göstermektedir. Ben ve PhyllisScherrer, kampanyamızı belirli ana ilkeler üzerine yerleştiriyoruz.
İlk olarak, geleceğin anahtarının işçi sınıfının uluslararası birliğinde yattığında ısrar ediyoruz. İşçi sınıfının çıkarları ulusal bir program temelinde savunulamaz. Her ülkede, çalışanlar, kâr için dünyayı tarayan ulus ötesi şirketler tarafından eziliyor. Büyük mali ve sanayi holdingler ücretlerin azaltılmasını ve insana yaraşır bir yaşam düzeyi için gerekli sosyal yardımların kal- dırılmasını talep ediyorlar. Avrupa’da, uluslararası bankalar, yaşam standartlarını yüz- de 50 kadar gerileterek, Yunanistan’ı bir üçüncü dünya ülkesi haline getiriyorlar.
Milliyeti, etnik arka planı, dini ya da dili ne olursa olsun, dünyanın her yerindeki işçilerin ve gençliğin çıkarları aynıdır. Bu yüzden, işçi sınıfının uluslararası bir stratejiye ihtiyacı var. Ortadoğu’daki, Avrupa’daki, Afrika’daki, Asya’ daki ve Latin Amerika’ da-ki işçiler kapitalizme karşı küresel mücadelede ABD’ li işçilerin müttefikleridir.
İkinci olarak, biz, sosyalizmin ve insanlığa yakışan bir toplumun temeli olan toplumsal eşitlik için mücadele ediyoruz. Yaklaşık kırk yıllık durgunluğun ardından, işçi sınıfının yaşam standartları, 2008’deki Wall Street çöküşünden bu yana alt üst oldu. Ama toplumun küçük bir parçasının, en zengin yüzde beşinin serveti büyük bir hızla arttı. Milyonlarca insana insanca bir yaşam standardı sağlamak için mali kaynakların akılcı paylaşımını gerektiren bir toplumda, yılda yüz milyonlarca doları süper zenginlerin maaşlarına ve ikramiyelerine çarçur etmenin hiçbir haklı yanı yoktur.  
SEP uygun ücretli işler, kaliteli eğitim, bütçeye uygun konut edindirme, genel sağlık hizmetleri, saygın bir emeklilik ve kültüre erişim gibi temel gereksinimlerin ayrıcalık olmadığında ısrar eder. Bunlar vazgeçilemez toplumsal haklar; “yaşam, özgürlük ve mutluluk peşinde koşmanın” günümüzdeki ön koşullarıdır. İşçiler bu haklar için yalvarmamalı, onlar için mücadele etmelidirler.
Kapitalizm, modern yaşamın temel gerekliliklerini sağlayamadığını göstermiştir. O başarısız olmuştur ve yerini daha ileri bir ekonomik sisteme, sosyalizme bırakmalıdır. İşçi sınıfının gereksinimleri şirket kârlarından önce gelmelidir.
Üçüncü olarak, SEP emperyalist militarizme ve demokratik haklara yönelik olarak Oba-ma yönetimi tarafından sürdürülen saldırıya karşı çık- maktadır. Beyaz saray, Afganistan’daki, Irak’taki ve Libya’daki savaşlardan sonra, şimdi Suriye’ye ve İran’a karşı, Rusya ve Çin ile savaş tehlikesine yol açacak askeri bir müdahale için savaş tamtamları çalıyor. Bankalar ve şirketler kendi güçlerini ve kârlarını arttırmak için ellerinden geleni ardına koymayacaklardır. Dünya, sahte “terörle mücadele” bahanesiyle giderek artan şekilde terörize edildi. ABD’de, yargıç önüne çıkarılma [habeascorpus] gibi temel anayasal haklar ayaklar altına alındı.
Dördüncüsü, SEP, işçi sınıfının,  büyük işletmelerin satın alma araçları olan Demokratlara ve Cumhuriyetçilere siyasi olarak tabi kılınmasına karşı çıkar. Demokratların bir tür “halkın partisi” olduğu iddiası bütünüyle yanlıştır. Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasındaki farklılıklar, bu iki partinin birbirine yönelik bütün hakaretlerine rağmen önemsizdir.
2008’de, milyonlarca insan, Bush’un ve Cumhuriyetçilerin militarist ve şirket yanlısı politikalarına bir son verme umuduyla Obama’ya oy verdi. Başkan Obama, bankaları kurtarma, otomotiv işçilerine, öğretmenlere ve işçi sınıfının diğer kesimlerine saldırma, Cumhuriyetçilerin sosyal programlarda kesinti uygulama ve emperyalist ABD çıkarlarının tehdit altında olduğu her yerde savaş açma “hakkı” ilan etme biçimindeki sağcı politikalarını sürdürdü hatta tırmandırdı. Obama yönetimi altındaki yıllar, şirketlerin denetimindeki iki partili sistem dolayımıyla hiçbir değişimin mümkün olmadığı gerçeğinin altını çizmiştir.
SEP’in kampanyası, bu siyasi sistemin yok saydığı herkesin kendisini ifade etmesini sağlayacaktır. Bizimki alışılagelmiş bir kampanya olma- yacak; işçi sınıfının mücadelelerini birleştirmeyi ve onları toplumun devrimci dönüşümünü gerçekleştirmek üzere siyasi olarak örgütlemeyi amaçlayacaktır. Piyasanın anarşisinin yerini, insanların gereksinimlerine uyarlanmış ve onların demokratik denetimi altında akılcı ekonomik planlama almalıdır.
Kimileri bunun gerçekçi olmadığını söylüyor. İyi de, çoğunluğun zararına azınlığın servetini sürekli kılan bir sistemi sürdürmekten daha gerçek dışı ne olabilir? İşçilere işlerini korumaları için yüzde 50 ücret kesintisini kabul etmeleri gerektiğini söylemek, yaşlılara yaşamlarını tıbbi bakım olmaksızın sürdürmek zorunda olduklarını anlatmak ya da gençlere yaşamlarına bir eğitim almadan devam etmeleri gerektiğini söylemek daha mı gerçekçi?
Kapitalist sistem eşitsizlik üzerine kuruludur. O, kârı ve bireysel serveti bütün toplumsal çıkarların üzerine yerleştirir.
Bu ülke “bütün insanlar eşit yaratılmıştır” ilkesi üzerine kuruldu. O, 150 yıl önce, “halkın halk tarafından halk için yönetimi dünyadan silinmeyecek” sözünün verildiği bir İç Savaş’ta yenilendi. Peki, bugün sahip olduğumuz şey ne? Mültimilyarderlerin ve milyarderlerin, şirketlerin denetiminde bir zenginerki; zenginlerin zenginler tarafından zenginler için yönetimi!
Ülkenin her yerinde, işçiler köklü bir değişim ihtiyacının farkına varmaya başlıyorlar. Onlar, eski siyasi partilerin ve sendikaların kendilerine sunacakları hiçbir şey olmadığını fark etmeye başlıyorlar. Kapitalist politikacılar ve şirketlerin denetimindeki medya tarafından, işçilere, uzun süredir sosyalizmden korkmaları anlatıldı. Ama işçiler, sosyalizmin gerçekte ne anlama geldiğini anladıkları ölçüde, onun bir gelecek mücadelesinde tek yol olduğunu fark ediyorlar.
Yeni bir sosyalist işçi hareketinin inşa edilmesi gerekiyor. Programımıza katılıyorsanız, sizden yalnızca kampanyamızı desteklemenizi değil ona katılmanızı da istiyoruz. Bu kampanya sizin mücadelenizdir. Seçim malzemelerimizi dağıtmak ve kampan- yaya destek sağlamak için işyerinizde, okulunuzda ya da mahallenizde bir SEP 2012 seçim komitesi oluşturun, seçim fonumuza bağışta bulunun.
Ben ve PhyllisScherrer, önümüzdeki haftalarda ve aylarda olabildiğince fazla eyalette oy almaya çalışacağız. Ama birçok eyalette, on milyonlarca dolara sahip olmayanların seçimlere katılmasını etkili bir şekilde kısıtlayan demokratik olmayan yasalardan dolayı, bağımsız bir kampanya örgütleyeceğiz. Eyale- tinizde, oy pusulasında yer almamıza yardımcı olun ya da etkili bir bağımsız kampanya düzenleyin.
2011 yılı Mısır’dan Wisconsin’e kadar, Wall Street’e karşı dünya çapında protestoları içeren güçlü toplumsal hareketlerin doğuşuna tanık oldu. Bu yalnızca başlangıçtı. SEP, kampanyamız boyunca, işçi sınıfının ABD’deki ve uluslararası düzeydeki toplumsal mücadelelerini birleştirme mücadelesi verecek; eşitlik, barış ve sosyalizm mücadelesi uğruna mücadeleye bir siyasi program sağlayacaktır.
Açıklamanın İngilizce orijinali için, bkz. http://wsws.org/articles/2012/feb2012/whit-f13.shtml