Oportünizm sosyalizme karşı: Britanya’da iki "sol" konferansın dersleri
Dünya Sosyalist Web Sayfası dün [29 Ekim 2008], geçtiğimiz hafta sonu iki "sol" oportünist örgüt, Britanya’daki Sosyalist İşçi Partisi (SWP) ve George Galloway’in Respect Yenilenme’si tarafından düzenlenen iki konferansla ilgili ayrıntılı bir haber yayınladı. (Bkz. Britain: the SWP and Galloway’s Respect Renewal on the economic crisis)
Bu konferanslar tüm dünyada, örneğin Fransa’daki Devrimci Komünist Birlik veya Almanya’daki Sol Parti gibi benzer oluşumların sosyal çıkarlarının ve sağa kayan siyasi yörüngelerinin anlaşılmasına yardımcı olabilecekleri için, daha geniş bir önem taşıyorlar.
SWP ve Respect Yenilenme arasında yaşanan bütün o ateşli hizip çatışmalarına karşın, her iki partinin dünya kapitalizminin ekonomik krizine yönelik yaklaşımları arasındaki çok çarpıcı bir temelli benzerlik bulunuyor. Her iki grup da dünyanın önde gelen mali kuruluşlarını çökerten ve bazı ekonomilerin tamamını iflas tehlikesiyle karşı karşıya getiren küresel krizin ciddiyetinin önemini, olduğundan daha az göstermek konusunda olağanüstü derecede istekliler.
Öte yandan bu çabalar, bu grupların işçi sınıfını kâr sistemine karşı sosyalist bir alternatifin gerekliliğine ikna etme olasılığının bulunmadığı -ve onu buna ikna etmek için çaba göstermeye gerek olmadığı- konusundaki mutlak ısrarlarıyla bağlantılıdır. Yapılabilecek olan tek şey, ulusal burjuva hükümetlerin üzerinde, ekonominin Keynesyen tarzda devlet düzenlemesine tabi tutulmasını sağlamak için baskı kurmak ve bu yolla emekçi halkı gelmekte olan ekonomik krizin en kötü etkilerinden koruyacak bir dizi asgari reformun yapılmasını sağlamaktır.
Respect Yenilenme ve SWP’nin tahlili yüzeysel, tarih dışı, pasif ve bütünüyle demoralize bir tahlildir. Durum ne kadar kötü görünürse görünsün, onların çıkarttıkları sonuç, bu ekonomik krizin yönetilebilir olduğu ve sistemin çökmeyeceği şeklindedir. Krizin mevcut hükümetlerin politika yapıcıları tarafından planlanandan farklı bir sonuç ortaya çıkarması için sosyalistlerin yapabilecekleri veya yapmaları gereken bir şeyler olduğu düşüncesi kesin olarak reddedilmektedir. Bu nedenle SWP’den Chris Harman, krizin "1930’larda olduğu kadar kötü" olmayacağını ısrarla vurgularken, Galloway kapitalizmin bir "felaketle" karşı karşıya olduğundan söz eden herkese sövüp saymaktadır.
Sosyalist bir devrimin ancak belirli nesnel devrimci koşullar temelinde baş gösterebileceği Marksistler için doğruluğu kabul edilen, apaçık bir önermedir. Ama bu, siyasi kaderciliğin bir gerekçesi olamaz. Nesnel koşulların kavranması ve buna uygun olarak hareket edilmesi gerekir. Marksistler için mevcut krizden kaynaklanan bir devrimci gelişmenin ortaya çıkması olasılığı, bir sosyalist partinin işçi sınıfını eğitme ve örgütleme -ve onun en ileri temsilcilerini bir devrimci perspektif doğrultusunda seferber etme- konusundaki rolü dışında kavranamaz.
Küçük burjuva sol grupların önderleri bunu kesin olarak dıştalarlar. Onların güven duydukları biricik tarihsel aktör burjuvazidir. Bütün siyasi inisiyatif egemen sınıfa bırakılmalıdır. Bu şekilde, Harman’a göre, mevcut ekonomik krizin küresel bir çöküşe yol açmayacak olmasının nedeni, "devletin" bunu önlemek üzere "müdahalede bulunacak olmasıdır."
SWP pasifliğini ve burjuvaziye siyasi uyarlanışını haklı göstermek için işçi sınıfının kapitalizmi reform etme perspektifinin ötesine asla geçemeyeceğini ısrarla vurgulamaktadır. Devrimci sosyalistlerin çabalarıyla birlikte, nesnel koşulların gücünün işçi sınıfının yönelişini değiştirebileceği olasılığı göz önünde bile bulundurulmaz. Devrimci bir perspektif için kavga verenler "sekterler" olarak suçlanmalıdırlar.
SWP’nin düzenlediği konferansın katılımcılarından biri olan, New Left Review’dan Robin Blackburn durumun, "hiç kimsenin ne yapacağını bilmediği ve Lenin’in toplantı salonunun arka tarafından elini kaldırdığı ve bu karmaşaya bir son verme sorumluluğunu üstleniyorum dediği," 1917’ye benzemediğini vurgularken, Respect Yenilenme’nin önderi Galloway ısrarla "ölü Ruslardan" (yani Lenin ve Troçki’den) söz etmeye bir son verilmesi gerektiğini belirtiyor.
Sorun, şu an durumun, Rusya’da yaşanmış olan bir kitlesel devrimci mücadeleler yılı olan 1917’ye benzeyip benzemediği sorunu değildir. Böyle bir benzerliğin bulunmadığı çok açıktır. Ancak Lenin devrimin patlak vermesinden önceki yıllarda, Marksist teori ve ilkeler temelinde ve siyasi oportünizmin bütün biçimlerine karşı bir devrimci sosyalist parti inşa etmek için, yorulmak bilmez bir kavga verdi. Bu kavga verilmemiş olsaydı 1917’de asla muzaffer bir sosyalist devrim olamazdı.
Bugünkü krizin nasıl gelişeceği -(1930’lu yıllarda olduğu gibi) faşizm felaketine mi yoksa sosyalist devrime mi yol açacağı- büyük ölçüde Marksistlerin eylemlerine bağlıdır. Troçki, Dördüncü Enternasyonal’in kuruluş belgesinde, "İnsanlığın tarihsel krizi, devrimci önderliğin krizine indirgenmiş durumda," diye yazdığı zaman işaret ettiği temel nokta buydu.
Şunu belirtmek gerekir ki, burjuvazi kendi tarihsel şahsiyetlerini ve onların sağladıkları kazanımları kötülemeye çalışmıyor. Tam aksine. Adam Smith’in kalıcı önemini vurgulamaktan asla geri durmuyorlar. Ama küçük burjuva radikaller, hep "işçilerin anlayacağı bir dilden konuşmak" adına, sosyalizmin büyük ustalarının her zaman için birlikte düşünüldükleri devrimci perspektife karşı çıkmak amacıyla, Marx, Engels, Lenin ve Troçki’nin mirasını kötülemek için hiçbir fırsatı, alsa kaçırmıyorlar.
SWP gibi gruplar, Galloway’in etrafında yer alan çeşitli unsurlar ve onların uluslararası plandaki kopyaları, zaman zaman başvurdukları sosyalist retoriğe rağmen, işçi sınıfının tarihsel çıkarlarını ifade etmiyorlar. Bu gruplar, savaş sonrası refah devletine aşırı derecede bağımlı ve genellikle akademik dünyada, yerel yönetimlerde ve devlet hizmetlerinde çeşitli görevler alan bir orta sınıf katmanından geliyorlar. Bu toplumsal konum -bürokratik işçi partileri ve sendikalar üzerinde savaş sonrası dönemin toplumsal kazanımlarını güvence altına almak için azami düzeyde baskı kurmak üzere tasarlanmış olan- çeşitli protesto siyaseti biçimlerine tercüme oldu.
Geçtiğimiz on yıllar, önde gelen kadroları uzun zamandan bu yana sendika aygıtlarıyla ve resmi solun genel çevresiyle bütünleşmiş olan bütün bu gruplarda sağa doğru bir yalpalamaya tanık oldu. Keynesyen tarzda düzenlemenin ve çeşitli asgari düzeydeki reformların yapılabilecek tek şey olduğu konusundaki ısrarları, şu anda, işçi sınıfı içindeki desteklerinin büyük bölümünü yitirmiş olan işçi bürokrasileri adına oynamaya çalıştıkları rolle bağlantılıdır.
Eski radikaller halen her ülkede, eski partilerin çürümesi ve yok olmasıyla ortada kalmış olan çeşitli reformistlere, Stalinistlere ve sendika önderlerine yeni bir siyasi yuva sunan, "geniş sol" partiler inşa etme çalışmaları içinde yer alıyorlar. Geliştirdikleri "asgari" ve "geçiş talepleri" işçiler ve gençler arasında, siyasi olarak bu derece itibar yitirmiş unsurlara yönelik yanılsamaları restore etmenin bir aracı olarak görülüyor. Bu da Marx, Engels, Lenin ve Troçki’nin düşüncelerinin tartışılmasına -ve gerçek bir sosyalist alternatifin oluşmasına yol açabilecek her şeye- getirilen bir yasaklamayla pekiştiriliyor.
30 Ekim 2008