İspanya'nın Son Kemer Sıkma Paketine Karşı Kitlesel Gösteriler

En son kemer sıkma paketine karşı işçi gösterilerinin beşinci günü olan pazartesi sabahı düzenlenen bir gösteri Madrid'in merkezini bloke etti. Bu gösteriler sendikaların çağrısı ile düzenlenmedi, kendiliğinden patladı.
İtfaiye çalışanları, sivil giyimli polisler ve memurlar İspanyol parlamentosuna doğru yürüyüşe geçtiler ve çevik kuvvet polisleriyle çatıştılar.
65 milyar Avro tutarındaki üçüncü kemer sıkma paketinin geçen çarşamba günü açıklanması, genel olarak yüzde 23, gençler arasında ise yüzde 50'den fazla işsizin bulunduğu ülkede kitlesel gösterileri ateşlemişti. Söylentilere göre, iktidardaki Halk Partisi'nden (PP) milletvekili olan Andrea Fabra, Başbakan Mariano Rajoy işsizlik parasındaki kesintileri açıklarken, alkışlamış ve "hepsinin canı cehenneme" diye haykırmıştı.
Halk Partisi hükümeti, ayrıca, kimi tüketim malları ile diş ve göz sağlığı, cenaze hizmetleri, berberlik, sinema ve tiyatro gibi hizmetlerde katma değer vergisini (KDV) yüzde 13'e kadar arttırdığını açıkladı. Diğer önlemler, hava ve demiryolu ulaşımının serbestleştirilmesi ve küçük dükkân sahiplerinin geçimine darbe vuracak şekilde perakende satış yapan işyerlerinin çalışma saatlerinde tam bir esnekliği içeriyor.
Maliye Bakanlığı, KDV artışının aile başına yılda 437 Avro'ya mal olacağını tahmin ediyor.
Önlemlerin açıklandığı gün, 25 binden fazla insan, İspanya'nın kuzey bölgesinden gelen 200 madencinin "siyah yürüyüş"ünü karşılamış; yürüyüş, Sanayi Bakanlığı'nın önüne geldiğinde, 76 kişiyi yaralayıp 18'ini gözaltına alan özel polis birlikleri tarafından vahşice bastırılmıştı.[1] 
Polis, aynı gece yeniden saldırıya geçti ve onlarca insanı yaraladı. Bir sinemanın önünde kuyrukta bekleyen bir grup genç ve turist coplarla dövüldü. Madrid'in merkezine giriş çıkışlar, yaklaşık bir saat boyunca polis tarafından engellendi.
Salı günü, memurlar, kendiliğinden biçimde Madrid'in ana caddelerinden bazılarında trafiği durdurdular. 200 kişilik bir grup başbakanın Moncloa Sarayı'ndaki ikametgâhına yürürken, bir başka grup, PP'nin Genova Caddesi'ndeki merkezine doğru harekete geçti. 
Memurlar, yıllık ücretlerinin yüzde 7'sini oluşturan Noel ikramiyelerinin kaldırılmasını, izin günlerinin azaltılmasını ve hastalık ödeneğinin azaltılmasını içeren son önlemlerden özellikle etkilendiler. Bu önlemler, ücretlerde önceki Sosyalist Parti (PSOE) hükümeti tarafından dayatılmış olan yüzde 5 - 15 arasındaki ücret kesintilerine ek olarak getiriliyor.
Salı akşamı, 500 dolayında polis ve itfaiyeci parlamento önünde gösteri düzenledi. Bu gösteri, sendikaların hiçbir rolü olmaksızın, twitter ve facebook üzerinden örgütlenmişti. Bir itfaiyeci, Diagonal gazetesine, "öfkeliyiz, çünkü gelirimizin yüzde 30'unu yitirdik" dedi.
Memurlar, Cuma günü yeniden gösteriler düzenlediler ve yolları kapattılar. Onlar, sağlık ve eğitim alanlarındaki kesintilerden etkilenen hemşirelerden, doktorlardan, öğretmenlerden ve üniversite öğretim görevlilerinden oluşuyordu.
Başkentin bir diğer kesiminde, kentin belediye başkanı ve eski başbakanlardan José María Aznar'ın eşi olan Ana Botella kamu işçileri tarafından yuhalandı.
Akşamüzeri, PP Genel Merkezi önünde, binlerce insandan oluşan ve sosyal paylaşım ağları üzerinden çağrısı yapılan bir diğer gösteri düzenlendi.[2] Polis saldırınca, göstericiler önce PSOE genel merkezine, ardından da ikili polis barikatının oluşturulduğu parlamentoya doğru harekete geçtiler. Gösteride haykırılan başlıca sloganlar, "İstifa!", "Dinle Mariano [Rajoy], bu yazın sonunu görmeyeceksin!", "Bir sonraki işsiz bir milletvekili olacak!", "Başımıza gelenler faşist hükümet yüzünden!" ve "PSOE-PP, hepsi aynı b.k!" idi.
Barcelona'da, evlerde yapılmış pankartlarıyla "istifa!" diye bağıran 400'den fazla insan PP'nin bürosuna yürüdü. Onlar, Katalan Bölgesel Başkanı Arthur Mass'ın evine yürümek istediler ama bu girişim polis tarafından engellendi. Benzeri gösteriler, Malaga, Valencia ve başka şehirlerde düzenlendi.
Pazar günü, yüzlerce memur, bir kez daha, parlamento yakınında gösteri düzenledi. Aynı gece, binlerce insan, "Eller yukarı! Bu bir soygundur!" ve "Daha az haç, daha fazla sürekli iş!" diye haykırarak, yeniden yürüyüş yaptı.
Aynı gün, PP, Endülüs'teki 13. bölgesel kongresini planlanandan önce bitirmek zorunda kaldı. Rajoy, ellerinde pankartlarıyla kendisini bekleyen memurlardan kurtulmak için, planlanandan önce gelmişti.
Bu son gösteriler, işçi sınıfının kemer sıkma önlemlerine karşı mücadeleye hazır olduğunu bir kez daha göstermektedir. 2008'de krizin patlamasından bu yana, hem PSOE hem de PP hükümetleri, sağlığın ve eğitimin içini boşaltan milyarlarca Avroluk kesintiler dayattılar; iş güvencesi hükümlerini ve işçileri koruyan diğer önlemleri ortadan kaldıran çalışma "reformları" uyguladılar.
Katolik yardım kuruluşu Caritas'ın en son yayımlanan araştırmasına göre, İspanya'daki yoksulluk düzeyi, II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’sında yaşanan durumla yarışıyor. 11 milyonun üzerinde insan, yoksulluk sınırının altına düşebilir.
Daha şimdiden, İspanyol hane halklarının yüzde 22'si yoksulluk sınırının altında yaşıyor; hane halklarının yüzde 30'luk bir diğer kesimi ise ihtiyaçlarını karşılamada ciddi zorluklarla yaşıyor. 580 bin İspanyol, yani nüfusun yüzde 3,3'ü hiçbir gelire sahip değil. Ülkede, 30 bin kişi evsiz.
UNICEF’e göre, ilk kez, 65 yaş üstündeki insanlardan daha fazla sayıda çocuk [yardıma] muhtaç durumda. Yoksulluk sınırının altındaki çocukların sayısı, 2008'den bu yana yüzde 10 artmış durumda. Bu durumdan etkilenen 205 bin çocuğun yüzde 13,7'si yılda 11 bin Avrodan daha az gelire sahip ailelerde yaşıyor. Bu rakam, Avrupa Birliği içinde, yalnızca Romanya ile Bulgaristan'da daha yüksek.
En büyük iki sendika federasyonu UGT (Genel İşçiler Sendikası) ile CC.OO (İşçi Komisyonları), Franco diktatörlüğünden bu yana yaşanan en büyük kesintilere, yalnızca, bir genel grevin "kaçınılmaz olabileceği"ni belirterek ve hükümetten kesintileri halk oylamasına götürmesini isteyerek tepki gösteriyor. Kamu sektörü çalışanlarının en büyük sendikal örgütü olan CSI-F (Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu), eylül ayının sonunda, yani kesintilerin yürürlüğe girmesinin iki ay sonrasında bir günlük genel grev çağrısı yapan bir açıklama yayımladı. Ayrıca, bütçenin oylanacağı 19 Temmuz gününde, yalnızca kamu sektörü çalışanlarının katılacağı bir gösteri çağrısı yapıldı. 
17 Temmuz 2012

Dipnotlar

[1] http://www.youtube.com/watch?v=Gu1qbHDTZMU&feature=related
[2] http://www.youtube.com/watch?v=70U1MPx0Xn8&feature=player_embedded