Polis Devleti 2012 Olimpiyatları

Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne göre, “olimpiyatların amacı, sporu, insan onurunun korunmasıyla ilgilenen barışçıl bir toplumu teşvik etmek amacıyla, insanlığın uyumlu gelişmesinin hizmetine sokmaktır.”
Bu gösterişli basmakalıp laflar, giderek daha fazla, dört yılda bir yapılan milliyetçilik, şöhret ve şirketlerin para kazanma kutlamaları haline gelmekte olan Olimpiyat Oyunları ile uzun süredir uzlaşmamaktadır. Bu en çok, barış, insan onuru ve demokratik haklar kavramlarını ayaklar altına almak için kasıtlı olarak bu ev sahibi hükümet tarafından düzenlenmiş gibi görünen 2012 Londra Olimpiyat Oyunları için geçerlidir.
Britanya hükümeti, perşembe günü, Olimpiyatlarda güvenliği sağlamak için ek olarak 3.500 polisi daha seferber edeceğini açıkladı. Böylece, oyunlar için görevlendirilen asker, havacı ve askeri polislerin toplam sayısı 17 bin gibi şaşırtıcı bir düzeye ulaşıyor ki bu, Afganistan'daki emperyalist savaşta şu anda görev alanlardan çok daha fazladır.
17 bin askerden, 12 bin polisten ve 20 binden fazla güvenlik elemanından oluşan toplam 49 bin üniformalı görevli, Britanya'nın 2003'te Irak'a gönderdiği asker sayısını aşmaktadır. Bu, Britanya güvenlik güçlerinin 1956 Süveyş Krizi'nden bu yana bir defada gerçekleştirdiği en kapsamlı seferberliktir.
Bu askeri güç gösterisinin hedefi, Başbakan David Cameron'ın da iddia ettiği gibi vitrindeki bu organizasyona saldırmayı amaçladığı öne sürülen bir avuç İslamcı kökten dinci terörist olamaz. Bu seferberliğin çapı, Batı Avrupa'daki son etkili saldırıları Madrid ve Londra'da 2004 ve 2005 yıllarında intihar bombalamaları olan El Kaide bağlantılı grupların olası tehdidiyle bütünüyle orantısızdır.  
Britanya hükümeti, ABD'deki Bush yönetiminin 11 Eylül terörist saldırılarından yalnızca altı ay, ABD'nin Afganistan'a müdahalesinden ise dört ay sonra Utah eyaletindeki Salt Lake City'de düzenlenmiş olan 2002 Kış Olimpiyatları için harekete geçirdiği muvazzaf birliklerden üç kat fazlasını seferber etmektedir.
Silahların seçimi, asıl sorunun küçük çaplı ya da “tek tabanca takılan” teröristler olduğu iddiasını yalanlamaktadır. Öyleyse, neden Londra üzerinde sesten hızlı Typhoon savaş jetleri devriye geziyor? Neden, doğu Londra'da bulunan ve ağır silahların ateşlenmesinin herhangi bir terörist saldırıdan daha fazla sivil can kaybına yol açabileceği yoğun nüfuslu mahallelerde binaların çatısına uçaklara karşı füze bataryaları yerleştiriliyor? 
Neden, Britanya donanmasının en büyük uçak gemisi HMS Ocean, roket atan ve ağır otomatik silahlı 40 saldırı helikopteriyle donanmış şekilde Thames ırmağının çıkışında? Bu savaş gemisi, son olarak Libya'ya yönelik NATO saldırısında konuşlanmıştı.
Britanya ve ABD medyasında terörizm tehdidi üzerine bitmek bilmez yaylım ateşine rağmen, Londra Olimpiyatları'nı çevreleyen polis devleti ortamı, Britanya'daki sınıf ilişkilerinde giderek artan gerilimle ve emperyalist güçlerin dünyanın her yerinde giderek daha fazla askeri şiddete başvurmasıyla ilişkilidir.
Olimpiyat Oyunları, geçtiğimiz Ağustos ayında, polisin dört çocuk babası silahsız bir adamı öldürmesinin ardından polis şiddetine, yıkıcı yoksulluğa ve işsizliğe karşı patlayan kitlesel isyanın yaşandığı mahallelerin yalnızca birkaç kilometre uzağında gerçekleşmektedir. Cameron hükü- metinin, muhalefetteki İşçi Partisi'nin ve şirketlerin denetimindeki medyanın, ardında toplumsal nedenlerin yattığını reddettiği ayaklanma Tottenham'dan başlayarak ülkenin dört bir    yanındaki kentlere yayılmıştı. İsyana yönelik resmi tepki, yoğun baskı ve yargılamalarda uzun süreli hapis cezalarına çarptırılan sözde isyancıların seri halde kovuşturulması oldu ki bu bir adalet saçmalığıydı.
Daily Telegraph gazetesi, bu yılın başlarında, Kuzey İrlanda'da ve Afganistan'da görevli olduğu yıllar boyunca kana bulaşmış Paraşüt Alayı'nın seçkinlerden oluşan Üçüncü Taburu'ndan askerlerin, Britanya'da gelecekte yaşanacak isyan durumları için -ki buna 2012 Olimpiyatları sırasında patlayabilecek olası isyanlar da dahil- kentte eğitim tatbikatları yaptığını belirtti. Gazetenin haberi şöyle bitiyordu: “Savunma kaynakları, şiddetin Britanya kentlerinde, özellikle de Olimpiyat Oyunları sırasında, yeniden yaşanması durumunda, paraşütçü askerlerin Birleşik Krallık’ın her yerinde polis güçlerine 'kısa vadeli' destek sağlamak üzere 'en iyi şekilde yerleştirilmiş' olacağını doğruladı.”
2012 Olimpiyatlarının faturası 10 milyar Pound'u buluyor ki bir başına bu, ardı arkası gelmeyen iş, ücret ve eğitim, sağlık ve emeklilik alanlarında sosyal hizmet kesintileriyle karşı karşıya kalan Britanya işçi sınıfına yönelik bir aşağılamadır. Bu şaşırtıcı rakamın en az yarısı, “güvenlikle ilgili” başlığı altında yer alıyor (1,1 milyar Pound'u yalnızca polis, 4,4 milyar Pound'u ise ordu ve istihbarat örgütü için).
Cameron'ın iç güvenlikten sorumlu İçişleri Bakanı Theresa May, kapsamlı bir istihbarat veri tabanı oluşturmakla ve “şimdi ulusal Olimpiyat tehdit değerlendirmeleri üretip yayan” özel bir merkez kurmakla övünüyor.
Bu “tehditler”, Britanya hükümetinin kemer sıkma önlemlerine yönelik siyasi muhalefetinkiler kadar şiddet içermemektedir. May, güvenliğin “Olimpiyat alanının içinde kamp kurma tarzı protestolara” karşı arttırılmış olduğunu söyledi. Örneğin, geçtiğimiz Ağustos'taki isyanlardan önce yalnızca 700 plastik mermi sağlanan büyük şehir polis teşkilatı, on binlerce plastik mermi stoklamış durumda.
Nüfusun en zengin yüzde birlik kesiminin, 35 yıl önceki payını üç kat arttırarak, toplam gelirin yüzde dokuzunu kontrol ettiği Britanya, diğer büyük kapitalist devletler gibi, giderek daha fazla eşitsiz hale gelmektedir. Kitlesel desteğe sahip olmayan mali ve siyasi bir şeçkin tabaka, çalışanların geniş çoğunluğu için büyük sıkıntılara yol açan bir kemer sıkma programına kendisini adamıştır ve kendi egemenliğini muhafaza etmek için devlet baskısına bel bağlamaktadır.
Londra Olimpiyatları’nın militarizasyonunun bir de uluslararası boyutu vardır. Irak'ta ve Afganistan'da ABD emperyalizminin (çok) küçük ortağı olarak ama Fransa ile birlikte hizmet sunmuş olan Britanya hükümeti, eski sömürge ülkelerin yağmalanmasında ve sömürülmesinde daha fazla ağırlık koyma peşindedir. Britanya ve Fransa geçtiğimiz yıl Libya'ya yönelik hava saldırısının başını çektiler ve benzeri bir eylemi Suriye'ye karşı uygulamak için en önde yer alıyorlar. Britanya hava ve deniz gücünün bir gösterisinin dünya televizyonlarında sergilenmesi, hem doğrudan hedefler olan Suriye ile İran'a hem de onların başlıca destekleyicisi Rusya ile Çin'e açık bir mesaj göndermektedir.
Hemen her emperyalist savaş tehdidinde olduğu gibi, buna ABD de dahildir.  New York Times'ın -pazar günü bildirdiğine göre, “resmi yetkililer, Britanya'nın Londra Olimpiyatları'na ilişkin güvenlik planları, kısmen ABD'den gelen baskılar yüzünden aralık ayında köklü biçimde gözden geçirildi. Bu baskılar, Olimpiyat hazırlıklarını gözlemleyen özel bir FBI ve CIA timinden gelen, [olimpiyatların] terörist saldırılara açık olduğuna ilişkin uyarılar biçimindeydi.”
Militarizmin Londra'da sergilenmesi, Washington'ın siyasi amaçlarına hizmet etmektedir. 2012 Olimpiyatları’na yönelmiş dikkatler, “terörizm” hayaletinin bir kez daha gündeme getirilmesiyle, kamuoyunu ABD emperyalizminin yeni askeri maceralarına hazırlamaya yardımcı olmaktadır.
16 Temmuz 2012