Kayıp bir kuşak ve sosyalizm uğruna mücadele
Kuzey Amerika’daki ve Avrupa’daki okullar ve üniversiteler yeni öğretim yılına başlarken, gençler artan kitlesel işsizlikle, kamusal eğitime yönelik yenilenen saldırılarla ve artan yoksullukla karşı karşıya.
Geçtiğimiz yıl, Avrupa Birliği’nin (AB) istatistik kurumu, AB sınırları içindeki 25 yaş altı işsizlik oranlarının yüzde 22,5’e ulaştığını açıkladı. Her ikisi de Avro kriziyle sarsılan Yunanistan’daki ve İspanya’daki gençler arasında işsizlik oranları yüzde 50’nin üstünde.
Bütün göstergeler, kitlesel işsizliğin öngörülebilir gelecekte daha da kötüleşeceği yönünde. [3 Eylül] Pazartesi günü Uluslararası çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayımlanan bir rapora göre, 2017 yılında gençler arasındaki küresel işsizlik oranı, 2012 için tahmin edilenin yüzde 0,2 üzerine çıkarak, yüzde 12,9’a ulaşacak.
ILO, gelişmiş ülkelerdeki genç işsiz sayısının önümüzdeki yıllarda biraz azalacağını öngörüyor ama bu yalnızca milyonlarca gencin işgücünden ayrılması nedeniyle gerçekleşecek.
Gençler arasında işsizlik artışının ortasında eğitime yönelik canlanan saldırı son derece yıkıcı bir etki yaratmaktadır. Gençler arasındaki işsizliğin ve eğitimdeki kesintilerin birleşik etkisi, ne çalışan ne de okuyan ve bir mesleki kariyer beklentisi her geçen gün azalan, giderek büyüyen bir gençlik kesimi yaratıyor.
Bu yıl, Britanya’daki üniversiteler, öğretim harçlarını yüz binlerce genci eğitimin dışında tutacak şekilde ikiye katladılar. Britanya’daki üniversitelere başvurular, yüz binlerce öğrenci eğitim masraflarını karşılayamadığı için, yaklaşık yüzde sekiz düştü. 
ABD’deki kamusal eğitim de benzer şekilde sefalet içinde. Bütçe ve Siyasi Öncelikler Merkezi (CBPP) tarafından Çarşamba günü yayımlanan bir araştırmaya göre, eğitime ayrılan merkezi ve yerel fonlar 2008’den bu yana yüzde 10’dan fazla azalmış durumda.
CBPP’nin raporu, 2008’den bu yana 17 eyaletin öğrenci başına eğitim harcamasını yüzde 10’dan, üçünün ise yüzde 20’den fazla azalttığını gösteriyor. En kalabalık eyalet olan California’da öğrenci başına kesinti yüzde 17 iken, Texas ve Ilinois’de yüzde 11. Rapor, 2008’den bu yana yerel okul bölgelerinin 328 binden fazla işi ortadan kaldırdığını belirtiyor.
Bir iş bulacak kadar şanslı olan gençler, giderek artan şekilde sefalet ücreti üzerinden çalıştırılıyor. Ulusal İstihdam Yasası Projesi tarafından son zamanlarda yapılmış bir araştırma, ABD’de 2008 çöküşünden bu yana yaratılan işlerin çoğunluğunu, 7,69 ile 13,83 Dolar ödenen düşük ücretli işlerin oluşturduğunu gösteriyor.
Buna karşın, orta düzeyde ücret ödenen işler -ki bunlar ekonomik çöküş sırasında yitirilen işlerin yüzde 60’ını oluşturmuştu, “ekonomik toparlanma” sırasındaki işyeri artışının yalnızca yüzde 22’sini ifade etti. Büyük bir hızla artan öğretim harçları ile azalan ücretlerin bileşimi, yüksek öğrenimi milyonlarca insan için ulaşılamaz hale getirmiştir. Yüksek öğrenim, onu görenler için, giderek artan şekilde, yaşam boyu bir borçluluk anlamına gelmektedir.
Bu durum, egemen sınıf içinde, kapitalist sistemden bütünüyle hayal kırıklığına uğramış bir “kayıp kuşak” korkusu canlandırmaktadır. ILO’nun yeni genel müdürü Guy Ryder, Financial Times’a, mevcut işsizlik oranlarının “toplumsal olarak kabul edilemeyecek bir durum ve bir ölçüde toplumumuza yönelik bir tehlike” olduğu uyarısında bulundu.
Ryder, egemen siyasi çevrelerin bir savunucusu olarak kaygılanmakta haklı. Gençlerin karşı karşıya olduğu feci koşullar, geçen yıl Mısır ve Tunus’ta gerçekleşen devrimlerden bu yıl Quebec‘teki öğrenci boykotuna kadar, kitlesel toplumsal hareketlere katkıda bulunmuş durumda.
Ama gençlerin insanca bir yaşam taleplerini kısmen ifade eden bu mücadeleler, bir bütün olarak işçi sınıfının karşı karşıya olduğu temel bir sorunla karşılaştı: Devrimci bir önderliğe duyulan ihtiyaç.
Gençler arasındaki yaygın işsizlik ve kamusal eğitime yönelik saldırı olağanüstü şeyler değildir. Onlar, yaşamın bütün alanlarını zenginlerin kârlarını arttırmaya tabi kılan kapitalist sistemin sonucudur. Egemen sınıf, aynı zamanda, gençlerin karşı karşıya olduğu umutsuz durumu, daha yaşlı işçilerin ücretlerine ve sosyal yardımlarına karşı; bir bütün olarak halkı yoksullaştırmak için bir koçbaşı olarak kullanmaktadır.
Gençliğin gelecek mücadelesi, kapitalizme karşı sosyalizm uğruna mücadeledir. Gençlerin ve öğrencilerin toplumsal çıkarlarını savunmaya yönelik mücadele, yalnızca bu perspektifi benimseyerek ve bir ayağı çukurda olan kapitalist sistemi yamalama yönündeki çabalarla her türlü ilişkileri kopartarak verilebilir.
Öğrencilerin ve gençliğin yaşam standartlarını savunma çabalarındaki doğal müttefiki işçi sınıfıdır. Gençler kendi geleceklerini, yalnızca, kamusal eğitimi savunma ve iyi bir iş mücadelelerini işçi sınıfının kitlesel hareketiyle birleştirerek savunabilirler. 
Yeni eğitim döneminde, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin öğrenci hareketi olan Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler, sosyalist bir program ve işçi sınıfına yönelim temelinde bir gençlik hareketini inşa etmek için atak bir kampanya başlatıyor. 
Bütün öğrencileri ve gençleri sosyalizm uğruna mücadeleye girişmeye, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin tarihini ve perspektiflerini incelemeye ve Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’e katılmaya çağırıyoruz.
İngilizce özgün metin için bkz.