Fransa destekli ordu cuntası Burkina Faso’da kukla rejim kuruyor
Eski Fransız sömürgesi Burkina Faso’da, ordu, 15 Kasım’da, emperyalizm yanlısı burjuva “muhalefet”e danışarak, 72 yaşındaki Michel Kafando’yu 12 ay içinde yapılacak seçimlere kadar geçici devlet başkanı olarak seçti. 
Ardından, dün, Kafando cunta lideri Albay Isaac Zida’yı başbakan olarak atadı. Zida, “geçiş süreci”ne yönelik muhalefet “enerjik ve sert biçimde bastırılacak” tehdidinde bulundu. 
Bir diplomat dün Le Figaro’ya “Yeni başbakan, özellikle yeni hükümeti belirleyeceği için, ülkenin yeni diktatörüdür” diye konuştu. Gazete, ayrıca, geçtiğimiz ayın sonunda Devlet Başkanı Blaise Compaoré’ye karşı protesto çağrısına destek veren Yurttaşların Süpürgesi adlı muhalefet hareketinin lideri Guy Hervé Kam’dan bahsetti.
Kam, “Michel Kafando’nun ordunun adayı olduğunu biliyorduk. Ardından ordu başbakanlık makamını ele geçirdi. İnsan bunun önceden planlandığını tahmin edebilir. Bu bir hayal kırıklığıdır.” dedi.
Zida, şimdi, egemen seçkinler içindeki konumunu sağlamlaştırmaya koyuluyor ve eş zamanlı olarak devrik devlet başkanına yönelik öfke üzerinden popülist bir söylem geliştirmeye çalışıyor. O, Compaoré’nin 20 destekçisinin diplomatik pasaportunu iptal etti; ulusal petrol ve elektrik firmalarında üst düzey konumlarda bulunan birkaç Compaoré destekçisini işten çıkardı.
Zida’nın atanması, geçtiğimiz ay Compaoré’ye karşı protesto çağrısı yapan küçük-burjuva güçlerin siyasi iflasını kanıtlamaktadır. Onlar, Compaoré’nin, kendisine beşinci dönem devlet başkanlığı izni veren anayasa değişiklik teklifini durduracaklarını ve bu yolla, devlet içindeki etkilerini kısa süre içinde arttırabileceklerini umdular. Ancak küçük-burjuva güçler, 28 Ekim’de, içinde bir yer edinmek istedikleri rejimi bir bütün olarak tehdit eden kitle protestolarının patlamasıyla sersemlediler ve umutsuzluğa kapıldılar. Onlar, şimdi, başkent Ouagadougou’da kurulan yeni askeri rejimin arkasında hizaya geçiyorlar.
Halen Mali’deki Fransız birliklerinin yanında faaliyet gösteren Burkina Faso ordusu, Fransız emperyalizminin bölgede egemenlik kurmasına yardım eden bir vekil güç olarak uzun bir geçmişe sahip. Burkina Faso ordusu, Compaoré’yi, protestoların önünü kesmek için devirdi ve Compaoré, Fransız ordusuna ait bir uçakla Fildişi Sahili’ne götürüldü. O, şimdi, Paris’in sadık bir müttefiki olan Fas Kralı VI. Muhammed’in konuğu.
Paris, Ouagadougou’da yeni cuntanın kurulmasına alkış tuttu. Fransa Büyükelçisi Gilles Thibault, Sosyalist Partili (PS) Cumhurbaşkanı François Hollande adına Zida’yı kutladı: “Fransa, uzun zamandır yaptığı gibi, Burkina Faso’nun yanında olmaya devam edecek.”
Fransa’nın Burkina Faso’daki kanlı geçmişi göz önüne alındığında, bu, tüyler ürpertici bir tehdittir. Dépêche Diplomatique’te 2011’de yayınlanan kısa özgeçmişe göre, Kafando, 17 Mayıs 1983’teki sağcı darbeyi desteklemiş, bu darbe, o dönemin Sosyalist Partili Devlet Başkanı François Mitterrand tarafından, komünizm karşıtı ve serbest piyasacı yaklaşımından dolayı desteklenmişti. Kafando, Compaoré’nin, Castrocu Cumhurbaşkanı Thomas Sankara’nın öldürüldüğü 1987’deki darbesini de desteklemiş ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) talep ettiği politikaları benimsemişti. O, ardından, 1998’den 2011’e kadar, Compaoré’nin Birleşmiş Milletler’deki (BM) temsilcisi oldu.
Burjuva “muhalefet”, Ouagadougou’da askeri rejimin Zida tarafından yeniden kurulması suçuna ortaktır. Onların hepsi, Kafando’yu seçen, 23 ordu temsilcisinden, resmi “muhalefet” partilerinden, din ve kabile temsilcilerinden ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarından oluşan Atama Kurulu’nda yer aldılar.
Bu olay yalnızca Fransa’daki Sosyalist Parti hükümetinin değil ama Compaoré’nin 28 Ekim ayaklanmasıyla devrilmesini burjuva “muhalefet”in “halk zaferi” olarak alkışlayan Yeni Anti-Kapitalist Parti (NPA) gibi sahte sol partilerin de gerici karakterini göstermektedir. Onlar, konumlarını ayaklanmanın sinik bir övgüsüyle örterek, muhalefetin Ouagadougou cuntasına istikrar kazandırmasına yardımcı oldular. (Bkz: Sahte sol NPA Burkina Faso’da kanunun ve düzenin yeniden kurulmasını destekliyor)
Tüm bu güçler, Fransız emperyalizminin araçları ve işçi sınıfının keskin düşmanları rollerinin işaretini vermiş durumdalar.
Fransız nükleer enerji firması Areva’nın eski bir yöneticisi ve Muhalefetin Önderliği’nin başkanı Zéphirin Diabré, Hollande’ın, Compaoré’ya yönelik görev süresini uzatma peşinde koşmama çağrısına uygun davranmıştı. Diabré, 28 Ekim’de kitlesel ayaklanma patladığında, orduyu, bir darbenin gerçekleştirilmesine ve bir diktatörlüğün kurulmasına siyasi örtü sunacak şekilde, “halkın dostu” diye övmüştü. 
Thomas Sankara’nın davasına sahip çıktığını iddia eden güçler, Burkina Faso’daki işçiler ve ezilen kitleler için bir alternatif değildir. Protestocular arasında bir desteğe sahip olan “Sankaracı” General Kwamé Lougué, bütünüyle ordunun yanında yer aldığını vurguladı. Lougué, kısa bir süreliğine, ordunun geçici devlet başkanı tercihine rakip olacak gibi göründükten ve Zida tarafından vazgeçirildikten sonra, ordu tarafından, kırılmış bir bacakla, bir tekerlekli sandalyeyle, “tedavi için” Fransa’ya gönderildi.
Burkina Faso’da yayımlanan Observateur Paalga gazetesi, “Devrim sırasında kalabalıklar tarafından bu kadar alkışlanan general, hangi koşullarda bacağını kırdı? Observateur Paalga, subaylar General Lougué’un konutuna gidişte basına eşlik ettiği ve gazetecilerin işlerini yapmalarına izin vermediği için, okurlarına bunu açıklayacak durumda değil.” diye yazdı.
Kendilerini Compaoré’ye bağımsız, demokratik bir muhalefet olarak sunan ve görünüşte, şarkıcılar Smockey ile Sams' K Le Jah tarafından yönetilen küçük-burjuva Yurttaşların Süpürgesi, Zida ve darbe ile yakın işbirliği yaptı. Smockey, faso.net ile yaptığı bir röportajda, ordunun rolünü ve birçok protestocuyu öldürmesini örtbas etmeye çalıştı. O, “Ordu, yurttaşları koruma görevini başarıyla yerine getirdi. … Ordunun büyük bir kesimi bütün kalbiyle halkın tarafına geçti.” dedi.
Smockey , Yurttaşların Süpürgesi’nin orduyla işbirliğini savundu. O, “Sadece Zida ile değil, tüm subaylarla müzakere halindeydik.” dedi  ve durumun, “güvenlik ortamını istikrara kavuşturmak için, görüşmeyi ve iktidarın geçici olarak orduya geçmesi”ni gerektirdiğini sözlerine ekledi.  
Smockey, açıkça, Compaoré’nin istifa haberi geldiğinde “bunun halk için olduğunu söylediğinden dolayı, halkı bu konuda bilgilendirmenin ordunun işi olduğunu söyledik. Biz onun yanında yer aldık ve halkın bizi mücadeleyi satmakla suçlamasına yol açan şey bu tutum oldu.” itirafında bulundu.