Fransa, Orta Afrika Cumhuriyeti’ne askeri müdahaleyi hızlandırıyor
Fransa Başkanı François Hollande, dün akşam devlet bakanları ve genelkurmay başkanı ile yaptığı Savunma Konseyi toplantısının ardından eski bir Fransız sömürgesi olan Orta Afrika Cumhuriyeti’ne (OAC) “acil” askeri müdahalede bulunulacağını duyurdu.
Hollande, OAC’deki Fransız askeri birliklerinin “birkaç saat içinde değilse bile birkaç gün içinde” ikiye katlanacağını duyurdu. Duyuru, OAC’de daha fazla Fransız ve Afrikalı birliklerin konuşlandırılmasına yetki veren Fransa destekli karar önerisinin dün BM Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmesinin ardından yapıldı.
BM kararı, Afrika Birliği önderliğindeki bir kuvvetin (Orta Afrika Cumhuriyeti Uluslararası Destek Görevi’nin - MISCA) konuşlandırılmasına izin veriyor. Karar ayrıca, MISCA’yı desteklemek için Fransız kuvvetlerinin “bütün gerekli önlemleri alma”sına da onay veriyor. 
Şu anda 2500 kadar Afrikalı asker OAC’de konuşlanmış durumda ve bu rakamın 3500’e çıkarılmasına çalışılıyor. Fransa’nın OAC’de 410 askeri bulunuyor ve dün, başkent Bangui’ye ek 250 asker konuşlandırıldı. Toplam 1200 Fransız askerinin OAC’ye gönderilmesi bekleniyor.
Fransa, eski sömürgesine daha fazla müdahaleyi haklı göstermek için, ülkenin Hristiyan çoğunluğu ile Müslüman azınlığı arasında Fransız destekli Müslüman Seleka isyancılarının Mart ayında iktidarı ele geçirmesinden bu yana patlayan şiddetten faydalanıyor. Bir Müslüman olan Seleka önderi Michel Djotodia, başkan François Bozizé’yi görevinden uzaklaştırarak kendini başkan ilan etmişti. 
Basındaki haberlere göre palalı saldırılarda ve vurularak en az 100 kişi öldürüldü ve en az 90 kişi yaralandı. Amerikanın Sesi, Perşembe günü en az 8 kişinin öldüğünü ve 70 kişinin yaralandığını bildirdi.  
Müdahaleyi haklı göstermeye çalışan kısa konuşmada Hollande, Fransa’nın “bizi yardıma çağıran bu küçük, dost ülkeye; dünyanın bu en fakir ülkesine yardım ve dayanışma götürme görevi” ile hareket ettiğini iddia etti. O, “… Fransa bir insani felaketi önlemek için harekete geçmelidir ve geçecektir. Bu opersayon için askerlerimize güvenim tam.” dedi.
Hollande, OAC’nin işgalinde parlamentoda herhangi bir oylama yapılmayacağını açıkladı: “Hükümet, en geç önümüzdeki hafta parlamentoya açıklamada bulunacaktır.”
O, açıklamasında, işçi sınıfının zekasıyla alay edercesine, “Fransa’nın tek amacı insan hayatını kurtarmaktır” iddiasında bulundu. 
Hollande’ın açıklamaları, Fransa’nın eski sömürgesine ilişkin politikasına yön veren emperyalist dürtülere bir kılıftır. Paris, OAC’ye Fransa’nın emperyalist çıkarlarını korumak için müdahale ediyor; çünkü OAC elmas, altın, uranyum, kereste ve petrol gibi çıkarılmamış doğal kaynaklara ev sahipliği yapmaktadır. Bizzat Bozize, Fransız emperyalizmini, kendisini Çin ile petrol anlaşmaları yaptığı için devirmeye çalışmakla suçlamıştı. (Bkz.: “US, France deploy troops to Central African Republic”) 
Bu, genel olarak, Fransa’nın son iki yıldır Afrika’da yoğunlaşan emperyalist müdahalelerindeki artışının bir parçasıdır. Fransa bu süre içinde Libya’ya, Fil Dişi Sahilleri’ne ve Mali’ye saldırmış ve ABD’nin Suriye’ye saldırmaktan vazgeçmesinden önce bu ülkeyi savaşla tehdit etmişti. 
Hollande’ın son savaşının altında yatan emperyalist dürtüleri inkar etme yönündeki gülünç girişimlerine rağmen, bizzat onun hükümeti, stratejisinin, rakip güçlerin -özellikle Çin’in- Afrika’daki etkisini yok etmek için Fransız müdahalesini yükseltmek olduğunu açıkladı.
Hollande, bu haftanın başında, Fransa Ekonomi Bakanlığı ve işveren örgütü Medef tarafından düzenlenen ve Fransa’nın Afrika'daki ekonomik konumunu güçlendirmeye ve onun Çin’e karşı Afrika’da pazar payını kaybetmesini tersine çevirmeye odaklanan bir ekonomi konferansına katıldı. Hollande, Afrika’ya yapılan Fransız yatırımlarını yıllık 20 milyar avro civarına yükseltme planlarını açıkladı (Fransa, 2008-2013 arasında, Afrika’ya 10 milyar avroluk yatırım yapmıştı). 
Fransa Maliye Bakanı Pierre Moscovici, “Fransa, ortada yeni bir rekabetin olduğunu ve konumumuzun artık ayrıcalıklı ya da garantili olmadığını, yeterince açık biçimde görmemiş ya da kavramamıştı” dedi.
Çin’in 1990’da yüzde 2’nin altında olan Sahra-altı Afrika’daki pazar payı 2011’de yüzde 16’ya çıkarken, Fransa’nınki, 2000’den 2011’e kadar yüzde 10,1’den yüzde 4,7’e düştü.
Askeri müdahale burjuva medya ve eski başkan Nicolas Sarkozy’nin muhafazakar UMP’si (Halk Hareketi İçin Birlik) ve neo-faşist FN (Ulusal Cephe) gibi siyasi partiler tarafından destekleniyor. 
UMP’li eski Avrupa İşleri Bakanı Pierre Lellouche, askeri müdahalenin “insanların birbirini öldürdüğü, devletin otoriteyi kaybettiği, hiçbir şeyin kalmadığı bu ülkede herşeyden önce insani felaketleri sona erdirmeyi” hedeflediğini söyledi. O, saçma bir şekilde, “Bu politikanın altında ne ekonomik çıkarlar ne de herhangi bir neo-emperyalist tasarım yatıyor; UMP’nin bu olayda hükümeti desteklemesinin nedeni budur” iddiasında bulundu.
FN ise müdahaleyi, Fransız emperyalizminin bölgedeki jeo-stratejik çıkarlarını korumanın gereği olarak açıkça destekledi. FN’ye göre “İnsani açıdan gerekli olan bu müdahale, Fransa’nın bölgedeki çıkarlarıyla da uyum içindedir. Fransa, onun için vazgeçilmez olan etki alanı için konumunu savunmalı ve geri kazanmalıdır.” 
Paris, 40 Afrikalı liderin katıldığı ve Afrika ile Fransa ekonomisi arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla bugün başlayan iki günlük bir Afrika-Fransa zirvesine evsahipliği yapıyor. Zirveye Fransa’nın OAC’ye yönelik askeri müdahalesinin hakim olması bekleniyor. 
6 Aralık 2013