İşsizliğe karşı kitlesel protestolar Tunus yönetimini sarsıyor

Bu hafta işsizliğe ve kemer sıkmaya karşı Tunus’un güneyindeki yoksul sanayi kentlerinde başlayan protestolar ülke geneline yayılıyor. Protestocular, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşmaya varılmış, durgun ücretlerin ve yüzde 15 oranındaki işsizliğin (üniversite mezunları arasında yüzde 30) ortasında devlet yardımlarını kesen ve yakıt ve gıda fiyatlarını yükselten 2018 kemer sıkma bütçesine karşı çıkıyorlar.

Halk kitleleri, sonunda Tunus Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali’yi deviren ve Mısır’da devrimci işçi sınıfı mücadelelerini tetikleyen 2011’deki bu tür protestoların nasıl tırmandığını anımsıyorlar. Bugün, başkent Tunus’ta protesto çağrısı yapıldı.

Çarşamba ve Perşembe günlerinde, protestolar Tunus’un güneyinde devam etti ve başkentin işçi sınıfı mahallelerine ulaştı. Gençler, Silyana’daki adliye binasını bastı ve Kassarin’de barikatlar kurup polisle şiddetli çatışmalara girdi. Tala’da, protestocular ilçenin ulusal güvenlik binasını yaktılar ve polisi bölgeden çekilmeye zorladılar. Başkentin 30 kilometre batısındaki Teburba’da Pazartesi gecesi gerçekleşen gösterilerde polis tarafından öldürülen birinin cenazesinin ardından protestolar patladı.

Başkent Tunus’un İbn-i Haldun mahallesinde de polis ile çatışmalar patlak verdi. Çarşamba gecesi protestolara katılmış bir genç olan Ahmed, RFI’ya, “Tunus’ta hayat pahalılığı çok yüksek. Bu bir felaket. İki tip insan var: zenginler ve yoksullar.” diye konuştu.

Tunus’taki çatışmalar, uluslararası mali sermayenin emrettiği ve bölge genelindeki hükümetler tarafından uygulanan kemer sıkma önlemlerine karşı uluslararası protesto dalgasının merkez noktasıdır. Geçtiğimiz yıl, Mısır yönetiminin IMF’nin gıda sübvansiyonlarını kesme çağrılarını kabul etmesinin ve kısa bir süreliğine ekmek fiyatlarını arttırmaya çalışmasının ardından kitlesel protestolar patlamıştı. Şimdi, Cezayir’de, binlerce tıp öğrencisi sınavları boykot ediyor ve ülkedeki hastanelerin kaynaklarının ve ödeneklerinin kesilmesini protesto etmek için yürüyor.

Sudan’da, yönetimin IMF’nin ülkenin para birimini dolar karşısında dalgalanmaya bırakma yönündeki taleplerini kabul etmesinin ardından ekmek fiyatlarında yaşanan artışa yönelik protestolar dün de devam etti. Polis, yüksek gıda fiyatlarını protesto eden kadın öğrencilere vuran Ahfad Üniversitesi’nden bir dekanın videosunun ortaya çıkmasının ardından yükselen öfkenin ortasında “Fiyat artışlarına hayır!” sloganı atan Hartum Üniversitesi öğrencilerine saldırdı.

Dahası, bu, bankalar Avrupa işçi sınıfına yönelik şiddetli saldırılara hazırlanırken, sınıf çatışmasında, İsrail’deki eczacılık ve belediye işçilerinin, Romanya’daki otomotiv işçilerinin, Britanya’daki demiryolu işçilerinin ve Almanya’daki metal işçilerinin grevleri üzerinden küresel bir tırmanmanın ortasında gerçekleşiyor.

Tunus’taki siyasi sistem gözden düşmüş durumda ve egemen sınıf umutsuzca yeni bir devrimci patlamayı engellemeye çalışıyor. Bin Ali’nin iktidar partisinin isim değiştirmiş hali olan Nida Tunus ile İslamcı Nahda partisinin koalisyon hükümeti protestoları bastırma sözü veriyor ve göstericileri sabotajcılar olarak damgalıyor.

Tunus ordu birlikleri, hükümet binalarını halka karşı savunmak için aralarında Tala’nın, Kabili’nin, Bizarte’nin ve turistik tatil yeri Susa’nın bulunduğu kentlere konuşlandırılıyor. Ordu, her gece yüzlerce insanı topluyor. Dün itibarıyla yaklaşık 600 kişi tutuklandı.

Ancak egemen sınıf hala korku içinde. Dün, Tunus’taki Le Temps gazetesi şöyle yazıyordu: “Gizem ve kafa karışıklığı günden güne büyüyor ve ister resmi isterse parti yanlısı olsun, konuşmalar, yeni hiçbir şey getirmiyor… Yaygın öfke, özünde, bize barışı getirecek mucizenin ne olduğunu saptamayı içeren çeşitli soruları gündeme getiriyor.”

Tunus Başbakanı Yusuf Şahid, Çarşamba günkü bir basın toplantısında, burjuvaziye yeniden güvence vermeye çalışıyordu: “Devlet hala ayaktadır. Tam da her zaman olduğu gibi ulusun üstün çıkarlarını savunmak için yüksek bir yurtseverlik duygusu ve tereddütsüz fedakarlık gösteren ordu ve polis birliklerimizin seferberliği ve gözetimi sayesinde tüm kurumlarımızın ve şirketlerimizin korunmasını garantiye alacağız.”

Şahid, protestocuları, “Hükümetin amansız bir savaş açmaya kararlı olduğu yolsuzluk, zimmete para geçirme ve kaçakçılık ağlarından para alan yıkıcılar” olarak suçladı ve ekledi: “Ne yazık ki, bu haydutlar bazı sorumsuz politikacılar tarafından kışkırtılıyorlar.”

Dün, polis, El Guettar’da, Bin Ali yanlısı sendika Tunus Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (UGTT) ve küçük burjuva Halk Cephesi koalisyonunun üyelerini tutukladı. Tutuklananlar arasında, Tunus Emekçileri Partisi üyesi Habib Tebas, UGTT yetkilisi Cemal Cheaïcha ve Halk Cephesi üyesi Talal Tabassi var. Bu baskı gericidir; tutuklananlar serbest bırakılmalıdır.

Bununla birlikte, temel sorun, işçi sınıfının Tunus’ta ve uluslararası ölçekte yeni bir devrimci önderliğin inşa edilmesine ihtiyaç duyuyor olmasıdır. 2011’den beri, UGTT’nin ve Halk Cephesi’nin ulusalcı stratejisinin karşıdevrimci ve iflas etmiş olduğu gözler önüne serilmiştir. Nida Tunus ile bankalar tarafından sağlama alınmış bir anlaşmaya varma peşinde koşan bu örgütler, işçi sınıfının uluslararası, devrimci mücadelesine düşman olduklarını kanıtladılar. Onlar, yalnızca, Tunus’taki işçileri Bin Ali rejiminin isim değiştirmiş haline, Libya’da ve Mali’de savaş yürüten emperyalizme ve yoksulluğa bağlama konusunda başarılı oldular.

Bin Ali rejiminin bir payandası olan UGTT, protestocu işçilere ve gençlere düşmandır. UGTT’nin önderi Nureddin Tabubi, protestoları “şüpheli” olarak kınadı ve “Göstericilerin gecenin örtüsü altında devlet mülkiyetinin yağmacılarına dönüşmesini hiçbir şekilde kabul etmeyeceğiz.” dedi. Tabubi, protesto çağrısı yapan tüm siyasi partilerin “göstericileri kontrol altında tutması”nı talep etti.

Ancak şimdi UGTT de ülkenin başkenti Tunus’ta bugün için yapılan protesto çağrılarına katıldı.

Halk Cephesi önderi Hamma Hammami, gençler polis ve ordu ile çatışmaya devam ederken protesto çağrılarını geri çekmiyor. Ancak Hammami, Nida Tunus yönetiminin işçi sınıfı tarafından devrimci bir şekilde yıkılmasına karşı çıktığını da açıkça ortaya koyuyor. Tunisie Numérique’a göre, Hammami, dün Başbakan Şahid’i, işsizliğe “çözümler bulmaya” ve “protestoları soruşturmak üzere dürüstlükleri ve yeterlilikleriyle tanınmış ulusal kişiliklerden oluşan bağımsız bir komisyon” seçmeye çağırdı.

Tunus burjuvazisinin geniş kesimleri ve onların emperyalist başkentlerdeki müttefikleri, bu güçlerin, 2011’de yaptıkları gibi durumu kontrol altına alacağını, işçi sınıfının devlet iktidarı uğruna mücadelesini engelleyeceğini ve hareketi boğacağını umuyor. Le Temps, “UGTT, aklın sesi” başlıklı bir köşe yazısında şunları yazıyor: “Ülkemiz yeni bir toplumsal humma nöbeti geçirirken, protestoları kontrol altına alma kapasitesi oldukça sağlam olan bu güçlü sendika, azami yurtseverlik sergilemeyi sürdürüyor.”

Bu yeni kabarma, önceki mücadelenin siyasi derslerini acilen gündeme getirmektedir. Tunuslu işçileri 2011’de devrime iten sorunların hiçbiri kapitalizm altında çözülemez. Emperyalist savaşlar bölgeyi mahvederken, yoksulluk ve toplumsal eşitsizlik artmıştır. Şimdi, görev, ulusal temelli eski örgütlerden kopmak ve uluslararası ölçekte gelişmekte olan devrimci mücadelelere yönelmektir. Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) Tunus’taki ilk devrimci mücadeleler sırasında ileri sürdüğü perspektif doğrulanmıştır.

DEUK’un o günlerde yazdığı gibi:

Tunus’un ve tüm Mağrip ile Ortadoğu’nun işçi sınıfı ve ezilen kitleleri için tek geçerli program, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi tarafından ileri sürülen sosyalist devrim programıdır. … Bu mücadele, sadece ulusal bir ölçekte sürdürülemez. Emekçi kitleleri, dünya sosyalist devriminin parçası olarak Ortadoğu ve Mağrip Birleşik Sosyalist Devletleri bayrağı altında birleştirmek için, Kuzey Afrika ve Ortadoğu genelinde Troçkist partiler inşa edilmelidir.

Tunus’taki ve Ortadoğu genelindeki WSWS okurlarını web sitemiz ile bağlantı kurmaya; Tunus’ta ve tüm bölgede diktatörlüğe ve sömürüye son vermek isteyen herkesi, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin şubelerini inşa etme mücadelesine girmeye çağırıyoruz.

12 Ocak 2018

İngilizce özgün metin