2011 ayaklanmasının dördüncü yıldönümünde
Mısır askeri rejiminin gösterileri vahşice bastırması sonucunda en az 18 kişi öldü

Pazar günü, protestolar Kahire, Gize, Kafrü'ş-Şeyh ve Minye'yi sarsarken; Mısır güvenlik güçleri en az 18 göstericiyi öldürdü ve 80'den fazlasını yaraladı.
İçişleri Bakanı’nın açıklamasına göre, güvenlik güçleri en az 134 göstericiyi gözaltına aldığı toplu tutuklamalar gerçekleştirdi ve geniş miktarlarda biber gazı ve "saçma" kullandı. Göstericiler yeni bir devrim ve 2013 yazı sırasında iktidara el koyan askeri cuntanın sonu için çağrı yapan sloganlar attılar.
Reuters'ın aktardığı görgü tanıklarına göre, ağır silahlarla donatılmış polis ve askeri Özel Kuvvet timlerinin yanı sıra sivil kıyafetli gizli ajanlar gün boyu göstericilere gelişigüzel ateş açtılar ve silah sesleri gecenin içinde rahatlıkla duyulabiliyordu. Askeri araçlar, gece inerken, şehri taramaya devam ediyordu. Devlet medyasına göre birkaç hükümet binası gösterici gruplar tarafından ateşe verildi.
32 yaşındaki Şeyma El-Sabbah’ın, Cumartesi günü, 2011’in kitlesel mücadeleleri sırasında öldürülen yaklaşık 900 Mısırlı’yı anma gösterisinde yürürken bariz bir şekilde öldürülmesi,  Abdülfettah El-Sisi'nin önderlik ettiği askeri diktatörlüğe yönelik kaynamakta olan halk nefretini körükledi. Video görüntüleri, El-Sabbah'ın yüzünden ve arkasından silah ateşiyle vurulmadan önceki anlarında, komando tipi güvenlik kuvvetlerinin tüfekleriyle nişan aldığını gösteriyor.  
ABD destekli El-Sisi rejimi, güçlendirilmiş kontrol noktaları uygulayarak ve başkent boyunca ağır silahlanmış devriye kuvvetleri göndererek, gösterilere polis devleti önlemleriyle karşılık verdi. Üst düzey güvenlik görevlileri, hafta sonu boyunca başkent etrafında çok sayıda yol kenarı bombalarının bulunduğunu iddia ederek önlemleri haklı göstermeye çalıştılar.
Pazar günü, hükümet, Sina’da ordu tarafından dayatılan katı sokağa çıkma yasakları da dahil sıkıyönetim önlemlerinin en az üç ay daha devam edeceğini açıkladı.
Askeri rejim, Müslüman Kardeşler hükümetinin 2013’te devrilmesinden bu yana, Mısırlı işçilerin mücadelelerini, ordu-polis terörü yoluyla bastırmaya çalıştı. Rejim, halk protestolarının yasaklanmasının ardından, geçtiğimiz yıl, 2011 ayaklanmasının üçüncü yıldönümünü anma gösterileri sırasında onlarca kişiyi katlederek, yasağı delme girişimlerini şiddetle bastırdı.  
On binlerce kişi gizli hapishanelere ve işkence merkezlerine hapsedilirken, hükümet, 2014 yılında 1.400’den fazla siyasi tutuklu için ölüm cezası kararı almıştı.
Mısır’daki baskı, uluslararası yatırımcılar ve büyük emperyalist güçler tarafından alkışlandı. Yakıt sübvansiyonlarındaki yüksek kesinti, büyük şirketler ve yabancı sermaye adına rejim tarafından uygulanan önlemler arasındaydı. El-Sisi ve onun üst düzey subayları, şimdi, devam eden karışıklığın, Mart ayında düzenlenecek olan, yaklaşan uluslararası yatırımcılar sempozyumuna etkileri hakkında belirgin bir şekilde endişelenmiş durumdalar.
Müslüman Kardeşler (MB) de dahil İslamcı partilerin katıldığı Pazar günkü gösterilerde, onlar, söylendiğine göre, “devrimin canlandırılması” sloganını atmışlar. Bununla birlikte, MB, Mısır’da ve Ortadoğu genelinde işçi sınıfına duyduğu düşmanlığı çoktan göstermiş durumda. MB, Muhammed Mursi hükümeti sırasında, ABD ve İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarını desteklemiş ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ittifak içinde kemer sıkma önlemlerini dayatmayı planlamıştı. 
Mısır medyasında Pazar günü yayımlanan haberlere göre, önümüzdeki hafta için planlanan, Hüsnü Mübarek’in iki oğlunun hapishaneden serbest bırakılması ertelendi. Kardeşler milyonlarca dolarlık devlet fonlarını zimmetlerine geçirmekle suçlanıyor.
Mayıs ayında karar verilen dört yıl hapis cezası için temyize giden Mübarek kardeşler, duruşma öncesi tutukluluk süresini sınırlayan yasalar çerçevesinde serbest bırakılmayı bekliyordu. Serbest bırakılmalarının ertelenmesi kararı, daha ileri bir siyasi kışkırtmayı önlemek için alınmış gibi görünüyor. Bununla birlikte, El-Sisi rejiminin, bizzat eski diktatör için yaptığı gibi, kardeşlerin aklanmasını güvence altına almayı planladığını varsaymak yerinde olur. Hüsnü Mübarek, aynı davada sadece üç yıl hapis cezası almıştı ki o karar da, bu ayın başında Mısır Anayasa Mahkemesi tarafından bozuldu.
Mübarek, daha önce, geçtiğimiz Kasım ayında, 2011’in devrimci mücadeleleri sırasında onun güvenlik güçleri tarafından öldürülen yaklaşık 900 siville ilişkili cinayet suçlamalarından aklanmıştı. O, şu an tutulduğu seçkin askeri hastaneden her an serbest bırakılabilir.