ABD hükümeti milyonlarca insanın hareketini izlemek için araç plakalarından yararlanıyor

Amerikan Yurttaşlık Hakları Birliği (ACLU) tarafından [17 Temmuz] Çarşamba günü yayımlanan bir rapor, yüz milyonlarca sürücüye ait yaklaşık bir milyar aracın plaka kayıtlarının izlendiği ve Amerikan yönetiminin ABD halkının çoğunluğunun geçmişte ve halen bulunduğu yeri tespit etmesine olanak sağlayan çok geniş veri tabanlarını topladığı çok büyük bir operasyonu ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor. 
Bir federal istihbarat örgütleri, yerel polis daireleri ve özel şirketler ağı, yıllardır, otomobillerin ve sürücülerin fotoğrafını çekmek ve plaka numaralarını yeri ve zamanı ile birlikte kaydetmek için, polis araçlarının üzerindeki, otoparklardaki, kavşaklardaki otomatik plaka okuyucularını kullanıyor, hatta bunu akıllı telefon uygulamaları üzerinden yapıyorlar.
Rapor, “Giderek artan sayıda daha uzun kayıt süreli kamera ve yaygın paylaşım, kolluk kuvvetlerinin bizim zamanla nerede olduğumuzu yüksek çözünürlükte tek bir kareye yerleştirdiği yap-boz parçalarını toplamasına olanak sağlıyor.” diyor.
“Sistem, aynı zamanda, coğrafi mevki koruma” adı verilen bir uygulama aracılığıyla, bir suçun -ya da siyasi protestonun- gerçekleştiği yerler gibi belirli bir noktadaki bütün araçları belirliyor.” Bu sayede, “kolluk güçleri ya da özel şirketler, belirlenmiş bir coğrafi alan etrafında oraya giren araçları tespit etmek için sanal çit oluşturabiliyor.”
Bu teknolojinin böylesi otoriter uygulamalar için kullanılması, hükümetin ve güvenlik aygıtının, plaka takip programının suça son vermeyi amaçladığına ilişkin iddialarını yalanlamaktadır.
Örneğin, araç plakası izleyicilerinin yalnızca 2012 yılında 85 milyondan fazla plakayı okuduğu Maryland’da, bu plakalardan yalnızca binde 2’si herhangi bir yasadışı faaliyet zanlısına karşılık gelmişti. Bu binde 2’nin yüzde 97’si de eyalet ruhsat kayıtlarıyla ya da hava kirliliği programının çiğnenmesiyle ilgiliydi.
Bununla birlikte, Maryland’daki 85 milyon plakanın tamamının nerede bulunduklarına ilişkin veriler, Ulusal Önemli Bölgeler Plaka Okuma Projesi (NCR) adlı bölgesel bir veri tabanıyla paylaşılmak üzere, bir eyalet birleştirme merkezi olan Maryland Koordinasyon ve Çözümleme Merkezi’nde (MCAC) depolanıyor. NCR’ye göre, “kolluk güçleri” plaka verilerini alabilir ve “belirsiz bir süre için elde tutabilir.”
NCR’ye benzer bölgesel veri tabanları, tek tek eyaletlerin plaka ve yolculuk verilerinin elde tutulabileceği zaman sınırlamalarını atlatmasına yardımcı olmak için tüm ülkede bulunuyor. Her ne kadar, ACLU’nun raporunda söz edilmemiş olsa da, bütün eyaletlerden ve bölgesel veri tabanlarından toplanmış plaka verileri, büyük olasılıkla, ABD’deki insanların ezici çoğunluğuna ait DNA ve kimlik fotoğrafları ile internet ve iletişim kayıtlarının yanında, Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) tarafından bir araya getirilip belirsiz bir süreliğine depolanmaktadır.
İç Güvenlik Bakanlığı’nın (DHS), DHS Güvenlik Hibe Programı ve Altyapı Koruma Programı dolayımıyla sağladığı “milyarlarca dolarlık hibeler”, ulusal güvenlik aygıtının müdahalesinin derinliğini kanıtlıyor. Araç plakaları izleyicisi üreticilerinin, plaka izleme programı için “federal fon sağlama kurumunu yöneten” Adalet Bakanlığı’nın DHS’yi çok geride bıraktığını iddia etmesi dikkat çekici.
Plaka okuyucuları, aynı zamanda, giderek artan bir şekilde, ABD-Meksika ve ABD-Kanada sınırlarını askerileştirmede kullanılıyor.
DHS’nin raporlarına göre, plaka okuyucuları, “kara sınırı trafiğinin neredeyse yüzde 100’ünü” tarayacak şekilde Gümrükleri ve Sınırları Koruma kurumu tarafından da kullanılıyor. Ayrıca, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza da, Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin yaptığı gibi, plaka okuyucularını düzenli olarak kullandığını kabul etti.
Yerel polis birimleri, ulusal güvenlik aygıtlarıyla işbirliği içinde, vatandaşlar düzeyinde büyük bir veri tabanı oluşturmak için harekete geçmiş durumdalar.
2011 yılında, plaka izleme programı, polis teşkilatının yüzde 75’i tarafından kullanılıyor; ek olarak, yüzde 10’u da, plaka okuyucularının kullanımını yakın gelecekte arttırmayı planladıklarını belirtiyordu.
Dahası, bu program ABD ile sınırlı değil. Plaka okuyucu üreten iki şirket, ELSAG ve PIPS Technology, 50 eyaletin polis teşkilatlarının yanı sıra, yurt dışındaki binlerce kuruluşa okuyucu satmış olduklarını iddia ediyorlar.
ACLU, yerel ve federal kolluk güçlerine ek olarak, özel şirketlerin de “her gün binlerce plakayı kaydetme, bilgileri süresiz olarak depolama ve Amerikalıların hareketlerine ilişkin çok büyük bir veri tabanı oluşturma” yoluyla, “çok sayıda Amerikalının nerede olduğuna ilişkin çok sayıda özel veri tabanları” yaratmış olduğunu belirtiyor.
ACLU, “Sayısal Tanımlama Ağı (DRN), ABD’nin her önemli büyük şehir bölgesinde yerleşik ‘550’den fazla şubesi olan ulusal ağı’ ile öğünürken, bu sektördeki en büyük şirketlerden biri olan MVTrac, ABD’deki kayıtlı araçların ‘büyük bir çoğunluğu’nun fotoğraflarına ve nerede olduklarına ilişkin verilere sahip olduğunu iddia ediyor.” diye yazıyor.
ACLU’nun raporu şöyle devam ediyor: “DRN’nin şubeleri, onun ulusal veri tabanını ... her ay 50 milyon araca ilişkin yerel verilerle besliyor. Bu veri tabanı, şimdi, Amerikalı araç sürücülerinin nerede bulunduklarına ilişkin 700 milyonun üzerinde veri göstergesini içeriyor.”
Kolluk güçleri ile park alanlarında ve başka özel erişimli kontrol gözetleme sistemleri tarafından toplanmış olan veriler, DRN’nin ortaklarından Vigilant Solutions tarafından işletilen Ulusal Araç Konum Belirleme Servisi’nde (NVLS) bir araya getirilmektedir. Vigilant Solutions’a göre, NVLS, “ABD’deki en büyük [araç plakası] veri paylaşım girişimidir.”
Böylesi büyük veri tabanlarının bir araya getirilmesi, ABD anayasasının, “insanların üzerlerinin, evlerinin, belgelerinin ve eşyalarının makul olmayan aramalara ve el koymalara karşı güvencede olma hakkı ihlal edilemez” diyen Dördüncü Düzenlemesi’ne açıkça aykırıdır.
ABD Anayasa Mahkemesi’nin Birleşik Devletler v. Jones’da 2012’de beş kişilik çoğunlukla, bir polis müdürlüğünün mahkeme kararı olmaksızın sanıkların bulundukları yerleri GPS gözetleme araçları dolayımıyla ay boyunca izlemesinin, “Bu tür cürümler, toplumun [makul özel yaşamın gizliliği] beklentisi, kolluk güçlerinin ve başkalarının uzunca bir süre, bir bireyin otomobilini gizlice izleyemeyeceği ve onun her hareketini kayıt altına almayacağı -gerçekte alamayacağı- yönünde olduğu için,” anayasaya aykırı bir araştırma olduğunu kabul etti. 
Ama yerel kolluk güçleri, sınırsız biçimde ve ABD anayasasını açıkça çiğneyerek, plaka okuyucularını kullanıyorlar. ACLU’nun raporu, Kaliforniya’daki Pittsburg Polis Müdürlüğü’nün uygulamalarını “tipik” olarak betimliyor. Pittsburg polisi, “her rutin devriye faaliyeti” sırasında çalışabilen plaka okuyucularının kullanılması için “makul bir kuşku ya da geçerli neden gerekmiyor” iddiasında bulunuyor.
ABD hükümeti, bu çok geniş veri tabanlarını oluştururken, özel sektörü ve yerel kolluk güçlerini, insanların çoğunun nerede olduklarını neredeyse gerçek zamanlı izlemenin ve toplantılara ve yürüyüşlere katılanları gözleyerek siyasi muhalifleri denetlemenin mümkün olduğu bir polis devleti mekanizması kurmak için seferber etmiş durumda.
18 Temmuz 2013