ABD’de üretim ilk çeyrekte yüzde 2,9 daraldı
ABD Ticaret Bakanlığı tarafından Çarşamba günü yayınlanan verilere göre, ABD ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,9 küçüldü ki bu 2009’dan beri çeyrek bazda en keskin düşüştü. Nisan sonunda yayınlanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) tahmininde rakamlar ikinci kez değiştirildi. Bu kaydedilen en büyük revizyondu. 
Bu keskin düşüş, 2008 çöküşünden yaklaşık altı yıl sonra, ABD ekonomisinin durgunluğa saplanmış kaldığı gerçeğini ifade etmektedir. Yükselen borsanın, rekor düzeydeki şirket karlarının ve şirket yönetim kurulu başkanlarına yapılan ödemelerinin yanında, nüfusun geniş bir kesiminin günlük yaşamına işsizlik, ekonomik güvencesizlik ve düşen ücretler damgasını vuruyor. Bu, son beş yıl içinde en düşük oranda büyüyen ve daha önceki yüzde 3,1’lik tahminle karşılaştırıldığında, ekonomik hasılaya yalnızca yüzde 0,71 oranında katkıda bulunan tüketici harcamalarının, Ticaret Bakanlığı’nın raporlarında aşağıya doğru revize edilmesine yansıdı. 
ABD borsası, bu rapora olumlu yanıt verdi. Standard & Poor’s 500 hisse endeksi 9 puan (yüzde 0,5) yükselişle kapanırken, Dow Jones Sanayi Ortalama Endeksi 49 puan (yüzde 0,3) arttı. Nasdaq teknoloji hisseleri ise  29 puan (yüzde 0,7) yükseldi. Beş yıl içindeki en kötü ekonomik verilere yönelik bu ters tepki, ABD ekonomisinin giderek vurguncu ve asalak hale gelen karakterinin bir ifadesidir.
Bu korkunç rakamlar, onları özellikle soğuk kışa atfedilen bir sürpriz olarak adlandıran medya yorumcuları tarafından görmezden gelindi. Kötü hava, olumsuz verilere kuşkusuz katkıda bulunmakla birlikte, bu rakamlar, daha temelde reel ekonominin depresif durumunun bir ifadesidir. ABD ekonomisinin ortalama büyüme oranı 2007’den bu yana yüzde bir dolayındaydı ki bu, 2. Dünya Savaşı sonrası dönemin geri kalan kesiminin büyüme oranının üçte biridir.
Tüketici harcamalarındaki yavaşlamayı kışkırtan şey, sağlık harcamalarındaki negatif yönlü kapsamlı düzenlemeydi. Hükümet, önceki tahminlerinde, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun ilk kez uygulamaya konulmasının sağlık hizmetlerine daha geniş erişim sağlayacağını ve dolayısıyla daha fazla sağlık harcamasına yol açacağını varsayıyordu ama bu gerçekleşmedi. 
ABD’de yaşayanlar, sağlık hizmetine, 2014 ilk çeyreğinde, 2013’ün son çeyreğindekinden yüzde 1,4 daha az harcama yaptılar. Oysa hükümet yüzde 9,9 bir artış öngörüyordu. En son gözden geçirilmiş rakamlarda doktorlardan ve hastanelerden edinilmiş gelirler baz alınırken, hükümetin öngörüsü, “Medicaid yardımlarına ve Uygun Bakım Yasası sigorta borsası kayıtlarına ilişkin bilgilere" dayanıyordu. 
Büyüme üzerindeki ek bir direnç, ABD ticaret dengesindeki bozulmaydı. İthalat beklenenden daha hızlı büyürken, ihracat yüzde 8,9 oranında azalarak, çarpıcı şekilde küçüldü. Bu olumsuz rakamlara, işletme stoklarının azalması da katkıda bulundu. Mağazalar, geçen yılın sonunda, tatil sezonu için çok miktarda stok yapmış fakat satışlar, perakendecileri birinci çeyrekte tükenme tehditiyle karşı karşıya bırakacak şekilde, beklenenden daha az olmuştu. 
Büyümedeki bir başka direnç, daha önce tahmin edilen yüzde 6,1’lik düşüşle karşılaştırıldığında yüzde 11,7 oranında düşen yatırımlardaki çöküş oldu. Şirketler devasa nakit stokların üzerinde oturur ya da hissedarlarının servetini arttırmak için hisse senedi gerialımlarına başlarken bile, genellikle üretime yatırım yapmayı reddediyorlar. 
Çarşamba günü yayınlanan bir başka rapora göre, ABD dayanıklı eşya (buzdolabı ve araba gibi üç yıldan daha fazla kullanılmak üzere tasarlanmış ürünler) siparişleri geçen aya göre yüzde bir düştü. Bu, dört ay içindeki ilk gerilemeydi ve ekonomistlerin beklediğinden çok daha kötüydü.  
Bu rakamları, benzer şekilde Avrupa'dan gelen olumsuz okumalar izliyor. Pazartesi günü, Martkit tarafında açıklanan Avro Bölgesi Haziran Ayı  Satın Alma Endeksi (PMI), yüzde 53,5’lik  tahmin ile karşılaştırıldığında, beklenenden önemli ölçüde daha düşük şekilde, yüzde 52,8 oldu. Avrupanın en büyük ikinci ekonomisi olan Fransa’dan gelen rakamlar, 48 gösterge değerine küçüldüğünü gösteriyor. 
ABD’nin yeni GSYİH verisi, Merkez Bankası’nın (FED) geçen hafta yaptığı, ABD ekonomisinin, bu yıl, Mart ayındaki yüzde üçe varan tahminin altında, yüzde iki civarında bir oranda büyüyeceği duyurusunu yakından izliyor. 
Bu değerlendirme, bu ay yayınlanan diğer iki ekonomik raporla aynı doğrultudaydı. Dünya Bankası, 11 Haziran’da, bu yıla ilişkin küresel büyüme tahminini daha önceki yüzde 3,2’den yüzde 2,8’e düşürmüş; ABD için olan tahminlerini ise yüzde 2,8’den yüzde 2,1’e indirmişti. Uluslararası Para Fonu (IMF) da, 16 Haziran’da, ABD’nin bu yılki büyüme oranına ilişkin tahminini, yüzde 2,8’den yüzde 2,1’e indirecek şekilde değiştirdi.  
Çalışanlara sosyal harcamalarda şiddetli kesintiler dayatılırken, bankalar ve Wall Street vurguncuları söz konusu olduğunda, hiç bir nakit sıkıntısı görülmüyor. ABD Merkez Bankası’nın (FED) Başkanı Janet Yellen, bankalara yönelik neredeyse sıfır faizli kredi akışının devam edeceğini garantiye edecek şekilde, federal fonların gösterge faiz oranlarını “hatırı sayılır bir süre için” sıfıra yakın tutacağını vurguladı. FED, 2008 Aralık ayından itibaren federal fonlarının faiz oranlarını sıfıra yakın düzeyde tutuyor. 
Bu bedava nakit akışı, ekonominin can çekişen durumuna rağmen borsaların her geçen gün rekor seviyelere tırmanmasıyla birlikte, devasa bir aktif varlık balonunu körüklüyor. Wall Street’in hareketlerinin giderek artan vurguncu karakteri, Para Denetim Bürosu tarafından Çarşamba günü yayınlanan, “denetlenen ulusal bankalarda ve federal tasarruf kurumlarında kredi riski oluşuyor” ve “sigortalamadaki gevşeme ile artan bölüştürülmüş resürans akdi riski, ticari kredilerde de ortaya çıkıyor” uyarısında bulunan bir raporda belirtildi.
Sözde ekonomik “iyileşme”, gerçekte servetin nüfusun çoğunluğundan alınıp, varlıklarını 2009’dan bu yana iki kattan fazla arttırmış olan süper zenginlere doğru yeniden dağıtımıdır.