Arjantin’de iktidar partisi kongre seçimlerinde oy kaybetti
Devlet Başkanı Cristina Fernandez de Kirchner’in iktidardaki Peroncu partisi Zafer İçin Cephe (FpV) , Arjantin’de geçen Pazar [27 Ekim] günü yapılan kongre seçimlerinde önemli ölçüde oy kaybetti. Bu, bozulan ekonomik ve toplumsal koşullara yönelik derin bir hoşnutsuzluğu ifade ediyor.
Fernandez’in FpV’si, oyların ülke çapında yalnızca yüzde 33’ünü elde etti ve aralarında nüfusun üçte birinden fazlasının yaşadığı Buenos Aires’in de bulunduğu beş önemli eyalette kaybetti. FpV, Senato’daki ve Temsilciler Meclisi’ndeki salt çoğunluğu, yalnızca çok küçük bir farkla koruyor.
Seçimlerin sonucu, yaygın olarak, Patagonya eyaletindeki Santa Cruz’un eski valisi Nestor Kirchner’in, 2001 mali çöküşünün ve onu izleyen kitlesel ayaklanmaların ardından 2003’te seçilmesiyle başlayan on yıllık Kirchnerismo iktidarının sonunun başlangıcı olarak yorumlandı.
Nestor Kirchner’in eşi Christiana, eşinin 2011’de yeniden seçimlere katılması konusunda anlaşarak, 2007’de seçimlere girmiş ve onun ardılı olarak devlet başkanlığına seçilmişti. Bu plan, Nester Kirchner’in 2010’da kalp krizi sonucunda ölmesiyle boşa çıktı.
2011’de yüzde 54’lük bir çoğunlukla yeniden seçilen Cristina Fernandez Kirchner, üçüncü başkanlık dönemini, iki dönemlik bir sınır getiren Arjantin anayasası’nda yapılacak bir değişiklik sayesinde sağlama alabilirdi. Pazar günkü seçimlerin sonuçları, onun böylesi bir anayasa değişikliğini gerçekleştirmek için gereksinim duyduğu üçte ikilik çoğunluğu sağlamasını olanaksız hale getirmiş görünüyor.
Kirchnerler, uluslararası düzeyde, Latin Amerika politikasında, Venezuela’daki Hugo Chavez’den Bolivya’daki Evo Morales’e, Ekvator’daki Rafael Correa’ya, Brezilya’daki Luiz Inacio Lula da Silva’ya ve Şili’deki Michelle Bachelet’ye kadar yayılan burjuva politikacıların seçilmesini bir araya koyan sözümona “sola dönüş” ile tanımlanmış durumda. Arjantin olayında, bu sözümona dönüş, büyük ölçüde, hükümetin yerel ve uluslararası sermayenin temel çıkarlarını savurken Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkileri kesip devlet harcamalarını ve sosyal yardımları arttırmasından ibaretti.
Bununla birlikte, bu proje, çoğu ekonomistin yaklaşık yüzde 25 olarak saptadığı bir enflasyon oranında ifadesini bulan krizle karşılaştı. Hükümet ise enflasyonun bu düzeyin yarısından az olduğunu iddia eden resmi rakamlar yayınlıyordu. Geçtiğimiz Kasım ayında, hükümetin enflasyonun etkisini işçi sınıfının üzerine yıkan vergi politikalarını protesto amacıyla, Arjantin’de on yıl boyunca gerçekleşen ilk genel grev yaşandı. 
Fernandez yönetimi karşıtı dönüşten asıl yarar sağlayanlar, en fazla tanınanı Adaletçi (Peronist) Parti olan daha sağcı çeşitli muhaliflerden oluşuyor. Bunların önderlerinden biri, Buenos Aires kentinin 28 km. kadar uzağındaki lüks Tigre ilçesinin belediye başkanı Sergio Massa‘dır. Massa’nın Yenileme Cephesi, Buenos Aires eyaletinde, hükümet yanlısı listenin yüzde 31’lik destek elde etmesine karşılık oyların yüzde 43’ten fazlasını aldı.
Massa’nın evrimi, Peroncu hareketin müflis ve gerici karakterinin etkileyici bir görüntüsünü sunmaktadır. Bir inşaat firması yöneticisinin oğlu olan Massa, politikaya, ülkeyi 1976’dan 1983’e kadar yönetmiş olan askeri diktatörlüğün ateşli bir destekleyicisi olan Álvaro Alsogaray tarafından kurulan Demokratik Merkez Birliği’nin (UceDe) bir üyesi olarak girdi.
UceDe, sağ kanat Peroncu Carlos Menem’in 1989’da seçilmesinin ardından, onun piyasa kapitalizmi, şiddetli özelleştirmeler ve IMF’nin denkleştirme paketleri programına destek verdi. Massa, parti ve devlet bürokrasisi içinde sosyal sigorta müdürlüğünün başına gelecek şekilde hızla yükselecek bir Peroncu haline gelmişti. 2008’de, Cristina Fernandez, ondan özel kalem müdürü olarak yararlanmaya başladı.
Massa, büyük şirketlerin önde gelenlerinin ve kimi sendikaların desteğiyle, bu yılın başlarında, hükümete suça sert davranma, daha “şirket dostu” politikalar izleme ve dış politikasını Washington’ınkine daha fazla uyarlama çağrısı yapan sağcı bir program temelinde seçimlere katılan Yenileme Cephesi‘ni daha bu yılın başlarında kurdu. O, açıkça Arjantin devlet başkanlığı uğruna bir çabanın başlangıcı işlevi gören seçim kampanyasının bir parçası olarak, New York Kenti’nin önceki Cumhuriyetçi belediye başkanı Rudolph Giuliani ile güvenlik danışmanlığı sözleşmesi yaptı ve onu konuşmalar yapması için beraberinde getirdi.
Buenos Aires’te birinci gelen ve Senato’ya ilk kez seçilen Buenos Aires Belediye Başkanı Mauricio Macri’nin partisi sağcı Cumhuriyetçi Öneri de (PRO) seçimlerden kazançla çıktı. Macri, kendi devlet başkanlığı kampanyasını resmen başlatmak için bu seçim zaferinden yararlandı.
Buenos Aires eyaletinin iktidar yanlısı valisi olan ve FpV seçim cephesi içinde devlet başkanlığına aday olacağı tahmin edilen Daniel Scioli de suç karşıtı ve iş dünyası yanlısı bir program benimsedi.
Bu seçimler, son tahlilde, Arjantin toplumunun artan kutuplaşmasını ve tüm siyaset kurumunun derin krizini yansıtıyor.
2015’te bir iktidar değişikliğine hazırlanan çeşitli sağcı muhaliflere ek olarak, kendilerini Troçkist olarak adlandıran üç partiden oluşan Solun ve İşçilerin Cephesi (FIT), 1,3 milyon oy (oyların yüzde beşten fazlasını) aldı ve Temsilciler Meclisi’nde üç sandalye elde etti. FIT, kuzeydeki Salta eyaletinde, Peroncuların önüne geçecek şekilde, oyların yaklaşık yüzde 20’sini; ülkenin orta batı bölgesindeki Mendoza’da ise yüzde 14’ten fazlasını aldı.
2011 yılının başlarında kurulan FIT, üç örgüt; Jorge Altamira önderliğindeki İşçi Partisi (PO) ile ölmeden önce Nahuel Moreno’nun önderlik ettiği hareketin parçalanmasından doğan Sosyalist İşçi Partisi (PTS) ve Sosyalist Sol (İS) arasında bir seçim bloğu olarak başlatıldı. Bu faydacı seçim ittifakının ardında, bu farklı örgütlerin, Arjantin’in seçim yasasında partilerin genel seçimlere katılmak için ön seçimlerde oyların en az yüzde 1,5’ini almasını gerektiren değişiklikler eliyle dışlanacaklarına ilişkin kaygılar yatıyordu.
Kendisini 1950’lerde bütünüyle (gazetesinin künyesinde her iki kişinin de fotoğraflarını yerleştirecek ölçüde) Peronculuğa ve ardından 1960’larda Castroculuğa uyarlamış olan Morenocu eğilim, Arjantin’de uzun ve çok kirli bir siyasi sicile sahip. O, küçük-burjuva gerillacılığına ilişkin yanılsamalar yaratarak, işçi sınıfının 1976’da askeri cunta eliyle trajik yenilgisinin hazırlanmasına yardımcı oldu; o, aynı zamanda faşist askeri darbenin önodası Peroncu yönetime destek sözü veriyordu.
Morenocu eğilim, 1980’lerde, Sosyalizm İçin Hareket (MAS) olarak, bir “Halk Cephesi” (FREPU) üzerinden Arjantin Komünist Partisi’nin Stalinistleri ile seçim ittifakı kurdu. MAS, Moreno’nun 1987’de ölümünün ardından 20 dolayında gruba bölündü.
FIT’e verilen oylar, Arjantin işçileri arasındaki artan radikalleşmeyi yansıtırken, bizzat bu seçim cephesi, Arjantin solunun, yalnızca işçi sınıfı içinde gerçek bir devrimci önderliği gelecek toplumsal alt-üst oluşlara hazırlamada engel işlevi görebilecek olan reformist ve parlamenter bir bakış açısı temelinde yeniden gruplaşmasına yönelik bir hareketin aracı haline gelmiş durumda.
2 Kasım 2013