Detroit yürüyüşünde SEP sözcüsü göçmen haklarını savunmak üzere işçi sınıfı seferberliği çağrısı yaptı

Pazartesi akşamı Detroit’teki Wayne Eyalet Üniversitesi’nde 200’i aşkın öğrenci, Trump’ın çoğunluğu Müslüman olan yedi ülkeden sığınmacıları ve ziyaretçileri yasaklayan başkanlık kararnamesine karşı eylem yaptı. Detroit şehri, ABD’deki herhangi bir kentsel alandan daha fazla Ortadoğu kökenli insan oranına sahip. Wayne Eyalet Üniversitesi ise göçmen ya da göçmen çocuğu olan binlerce öğrenciye ev sahipliği yapıyor.

Protesto, Trump’ın Suriyeli sığınmacıları süresiz olarak yasaklayan, tüm sığınma başvurularını 120 günlüğüne askıya alan ve İran’dan, Irak’tan, Libya’dan, Somali’den, Sudan’dan, Suriye’den ve Yemen’den gelenlerin ABD’ye girmesini 90 günlüğüne bloke eden kararnameyi Cuma günü imzalamasının ardından Detroit bölgesinde ve ABD genelinde düzenlenen gösteriler dizisinin sonuncusuydu. Hafta sonu, Detroit Metropolitan Havaalanı’nda ve büyük bir Yemenli, Bangladeşli ve Doğu Avrupalı nüfusa sahip Detroit Hamtramck yerleşim yerinde, yerel protestolar düzenlendi.

Öğrenciler, ellerinde, “Hiçbir insan yasadışı değildir”, “Duvara Hayır! Yasağa Hayır!” ve “Ulusumuz, bir göçmenler ulusudur” yazılı dövizler taşıdılar.

 

Sığınmacılara ve Müslümanlara yönelik yasağa karşı öğrenci protestosu

Protesto, Suriye İçin Öğrenci Oluşumu, Uluslararası Af Örgütü, Filistin’e Adalet İçin Öğrenciler ve Mümkün Olan Her Yolla (BAMN) tarafından organize edildi. Çeşitli konuşmacılar, Trump’ın göçmen haklarına yönelik saldırısını kınadılar. Doktora öğrencisi Nathan Kuehnl, üniversite başkanından ve yönetici organlardan, “bizden yasal yollarla istenmedikçe öğrencilerin göçmen statüsü hakkında bilgi paylaşmamayı garanti altına almamız için Wayne Eyalet Üniversitesi’ni bir sığınma kampüsü yapmayı” talep eden imzalar toplandığını duyurdu.

Ancak, eylemi örgütleyenler, göçmen haklarını savunmak için, protesto etmekten ve siyaset kurumuna, özellikle de Demokratik Parti’ye başvurmaktan başka hiçbir siyasi perspektif sunmadılar. Bu, Trump’ın seçilmesini sözde “beyaz üstünlüğü”nün egemenliğinin ve ABD’de “neo-faşist, göçmen karşıtı bir hareketin büyümesi”nin sonucu olarak sunmuş olan sahte sol örgüt BAMN tarafından teşvik edilmişti.

BAMN önderi ve örgütleyicisi David Douglass, konuşmasında, Obama yönetiminin ve Demokratik Parti’nin, bitmek bilmez savaşlar, toplu sınır dışılar ve işçi sınıfına yönelik amansız saldırılar yoluyla Trump’ın önünü nasıl açmış olduğuna ilişkin tek bir kelime söylemedi. O, bunun yerine, seçiciler kurulunun kaldırılmasını ve sınırdışıların durdurulmasını içeren, açıkça Demokratik Parti’ye yönelen bir dizi talep sundu. Douglass, “çoğunluğu beyaz olmayan yeni bir nesil”e dayanan “yeni bir göçmen ve yurttaş hakları hareketi” oluşturma çağrısı yaptı.

Eylemi örgütleyenlerin bir dizi slogan attırmasının ardından, mikrofon diğer konuşmacılara verildi. Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP) üyesi Jerry White, kendisinin SEP ve Wayne Eyalet Üniversitesi’ndeki Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler (IYSSE) adına konuştuğunu belirttiğinde, dinleyiciler tarafından sıcak bir şekilde karşılandı.

 

Jerry White kalabalığa hitap ediyor

White, “Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu göçmen yasağı, siyah, beyaz, göçmen, yerli, tüm emekçilere yönelik bir saldırıdır.” dedi ve ekledi: “Bugün göçmen işçilere yapılan şey, Trump’ın eğitime, sağlık hizmetlerine ve sosyal güvenliğe yönelik saldırılarına ve savaşa karşı çıkmak isteyen herkesin demokratik haklarını çiğnemek üzere de yapılacaktır.”

White, Rus Devrimi’nin ardından binlerce göçmen işçinin ve işçi sınıfı önderinin yakalanıp sınır dışı edildiği 1919-1920 Palmer Baskınları’na ve ABD’deki militan grev dalgasına değindi: “Onlar sosyalizme sempati duydukları ve savaşa karşı çıktıkları için, Detroit gibi kentlerde yakalandılar, Jefferson Caddesi’ndeki Fort Wayne’de bulunan toplama kamplarına atıldılar ve ABD’den sınır dışı edildiler.”

White, kalabalığın alkışları arasında, şunları söyledi:

Zenginler, her zaman, işçi sınıfını etnik, dilsel ve dinsel temellerde bölmeye çalışmış, işçi sınıfını bölmek için ırkçılığı kullanmıştır. Buna, yalnızca, işçi sınıfının bugüne kadarki toplumsal mücadelelerde tüm kazanımlarını mümkün kılmış olan her ırktan ve milliyetten bütün işçilerin birliği son vermiştir.

Bay Trump ve onun faşist danışmanı Stephen Bannon, ABD işçilerine, işsizlik, bütçe kesintileri, okulların kapatılması gibi sorunlarımızın nedeninin Trump, Betsy DeVos ve Wall Street baronları gibi milyarderler olmadığını söylemeye uğraşıyor. Onlar, işçilere, diğer ülkelerdeki işçilerin bizim işlerimizi ve okullarımızı ortadan kaldırarak zenginleştiklerini anlatıyorlar. 

Amerikan toplumunda servetin bir yeniden bölüşümü söz konusu ama bu göçmenlere, yurtdışına değil; Wall Street’e, her iki büyük şirket partisini de kontrol eden şirket aristokrasisine gidiyor.

Buradaki öğrenciler, bir mücadeleye girişmek için, yüzlerini, Mart ayında 1.300 işçinin işini kaybedeceği GM’nin Detroit-Hamtramck fabrikasındaki işçiler dahil, Detroit kenti genelindeki işçilere dönmeliler. (Yaklaşan işten çıkarmalara ilişkin haber, yuhalamalarla karşılandı.)

Bizler, savaşa karşı, polis cinayetlerine karşı, işsizliğe karşı, eğitime yönelik saldırılara karşı tüm mücadeleleri birleştirmek zorundayız. Ama bir şeyin kavranması gerekiyor. Demokratik Parti Trump ile mücadele etmeyecek. Trump ile işçi sınıfının mücadele etmesi gerekiyor.

White, Başkan Obama’nın “baş sınırdışıcı” olduğunu ve 2,5 milyon göçmeni sınır dışı ettiğini belirtti:

O [Obama], tam da Trump’ın insanlarına yasak getirdiği ülkeleri, Ortadoğu halklarını bombaladı.

Gençler, savaşa, ırkçı saldırılara, yabancı düşmanlığına ve göçmenlere yönelik saldırılara karşı bir muhalefet inşa etmek için, yüzlerini işçi sınıfına dönmeli ve savaşa, eşitsizliğe ve demokratik haklara yönelik saldırılara sonsuza dek son verecek güçlü bir sosyalist hareket inşa etmeliler.

Yürüyüşe katılan yüksek lisans öğrencisi Nicholas, WSWS’ye şunları söyledi:

Trump’ın göç politikasının yanlış olduğunu düşünüyorum. Yaptığı şey yasadışı. Ülkeye girişleri dinsel temelde reddedemezsiniz.

 Yüksek lisansta İranlı bir arkadaşım var. Eğer ülkesine giderse, buraya geri dönmesine izin verilmeyecek. Belirsizlik çok büyük. İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyor.

Ailemde Musevi Soykırımı’nı yaşamış insanlar var. Bence, aynı tehlike şu anda geri geliyor. Korku büyüyor ve korku, kimi durumlarda, insan olmamızın önüne geçiyor.

01 Şubat 2017

İngilizce özgün metin