SEP ve IYSSE, DIA’yı savunmak amacıyla 4 Ekim’de yürüyüş düzenleme çağrısı yapmak için bir basın toplantısı düzenledi.
“DIA’daki sanat zenginlere değil halka aittir!”

Sosyalist Eşitlik Partisi ve Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’in (IYSSE) Wayne Eyalet Üniversitesi Şubesi, Salı günü, Detroit Sanat Enstitüsü’nün Woodward girişinde bir basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısında, SEP’in Uluslararası Sekreter (Genel Başkan) Yardımcısı Lawrence Porter ve kampanyada yer alanlar, DIA’yı savunmak için 4 Ekim Cuma günü Enstitü’nün önünde düzenlenecek olan gösteri hakkında konuşmalar yaptılar. Konuşma yapanların arasında, Detroitli bir emekli olan Eli, Michigan Opera ve Tiyatrosu müzisyeni Greg Near ve IYSSE’nin Wayne Eyalet Üniversitesi’ndeki üyelerinden Zac da vardı. (Daha fazla bilgi için bkz.: visitdefendthedia.org)
Basın konferansı, aralarında Fox 2 News Detroit’in de yer aldığı yerel medyada da yer aldı. Fox 2 News Detroit’in haberine buradan ulaşabilirsiniz.
Aşağıda, Porter’ın açıklamasını yayımlıyoruz.

Detroit’in seçilmemiş Olağanüstü hal yöneticisi Kevyn Orr, Ağustos ayında, Christie müzayede evini, Detroit Sanat Enstitüsü’nün koleksiyonlarının değerini tespit etmekle görevlendirmişti. Orr, halkın itirazına rağmen, defalarca, “bütün seçenekler masada” diyerek, yasal yetkiye sahip olduğu ve sanat eserlerini satmaya hazır olduğu iddiasını gözler önüne serdi.
Biz, DIA’daki sanatın zenginlere değil, halka ait olduğunu söylemek için buradayız! Biz, sanatın savunulması gerekiyorsa, bunu yapması gerekenlerin çalışanlar ve gençlik olduğunu söylemek için buradayız.
Bu nedenle, Sosyalist Eşitlik Partisi ile Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler, 4 Ekim Cuma günü saat 17:30’da, çalışanları DIA’yı savunmak için seferber etmek üzere bir gösteri düzenleyecek. Detroit’te oturanları, bu gösteriye katılmaya; fabrikalardan ve işyerlerinden, mahallelerden ve okullardan gösteriye heyetler göndermeye çağırıyoruz.
Bu mücadeleyi ilerletmek amacıyla, kültürü ve işçi sınıfının tüm haklarını savunma kampanyasına önderlik etmek üzere, DIA’yı Savunma Komitesi oluşturulması çağrısı yapıyoruz. 
DIA’nın kökten dönüştürülmesi, koleksiyonlarının değerli olanlarının satılıp yağmalanması ya da halk kitlelerinin ona ulaşabilme imkanlarının ortadan kaldırılması ihtimali, hafife alınmaması gereken açık ve şimdiki bir tehlikedir.
Pazar günü Detroit News’ün başyazarı Nolan Finley tarafından yayımlanan bir makale, iflas işlemlerine katılan üst düzey yöneticilerin, sanat eserlerinin en azından bir kısmını satmaya kararlı olduklarını doğrulamaktadır. Makale, “DIA’nın sanat eserleri satılacak” başlığını taşıyor. Finley, “iflas işleminde karar verici konumda olan üç kişi ile” görüştüğünü yazıyor ve ekliyor: “Hepsi, koleksiyonun en azından bir bölümünün, iflas kararı alınmadan önce -onların ifadesiyle- ‘parasallaştırılmasının’ kesin olduğunu söyledi.”. Finley, Orr’dan, alacaklıları tatmin etmek için, sanat eserlerinin satışından en az 500 milyon dolar istendiğini ortaya koymaktadır.
DIA, Detroit’in, ABD’nin ve hatta dünyanın son derece önemli kültürel varlıklarından biridir. Detroit halkı, mali sektör barbarları insan kültürünün bu son derece değerli hazinesini yağmalarken seyirci kalamaz!
Hiç kimse, sanat eserlerinin satılmasının -kimi sendika yetkililerinin belirttiği gibi- işçilerin emekli maaşlarını güvence altına alacağı iddiasına inanmamalı. Bu para, aralarında 2008 mali çöküşü sırasında kamu fonlarıyla kurtarılanların da yer aldığı Wall Street’teki alacaklıların ceplerine gidecek.
Orr, gerçekte, geçim giderlerindeki artışı dengeleyen bütün ödemeleri ortadan kaldırırken, mevcut emeklilik sistemini bir 401(k) borsa yatırım programına dönüştürerek hurdaya çıkarma planlarını şimdiden açıklamış durumda. Acil durum yöneticisi, aynı zamanda, emeklileri -65 yaş üzerindeyseler- Medicare’e ya da -65 yaşın altındaysalar- asgari bir ödemeyle Obama’nın özel sigorta piyasasına göndererek, emeklilere sağlık hizmeti programını da ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Kevyn Orr’un Detroit’e “yardım” etmek için burada olduğu yollu iddiaların aksine, işçilerin on yıllar süren mücadelelerle elde etmiş oldukları her bir kazanımın ve hakkın, bankaların ve tahvil sahiplerinin bu temsilcisinin saldırısına maruz kaldığı, şimdi apaçık ortada.
DIA’ya ve kültüre yönelik saldırı, yalnızca bu enstitünün yağmalanmasıyla el konulabilecek parayla ilgili değildir. Kendi politikalarından kaynaklanan toplumsal muhalefetin yükselişinin farkında olan ABD’deki egemen sınıf, yoksulluğun ve boyun eğdirmenin, mevcut kapitalist sistemin ve bir sınıfın diğeri tarafından sömürüsünün ürünü olarak değil ama doğal şeylermiş gibi görülmesi için, işçi sınıfını ve gençliği cehalet içinde tutmaya kararlıdır. Yalnızca DIA değil, ülkenin dört bir yanındaki müzeler ve kitaplıklar saldırı altında; devlet okullarındaki sanat ve müzik sınıfları büyük oranda kuşa çevrilmiş durumda.
Sanatı, emekli maaşlarını, sağlık hizmetlerini, kamusal eğitimi ve iyi ücretli işleri finanse  etmek için kaynak olmadığı iddiasını reddediyoruz. Çalışanların bütün haklarını güvence altına almaya yetecek yeterince kaynak var ama bu kaynaklar, nüfusun, ekonomik merdivenin en üst basamağındaki küçük bir azınlığın elinde toplanmış durumda.
Biz, DIA’nın ya da Detroit’teki çalışanların emekli maaşlarının ve haklarının savunulmasında egemen şirket ve siyaset çevrelerinin herhangi bir kesimine güvenilebileceğine inanmıyoruz. Kentin tüm ülkeye örnek olacak şekilde “yeniden yapılandırılma”sından yararlanmayı uman Başkan Obama, Wall Street bankalarını kurtarırken, Detroit’in kurtarılmasını reddetmiştir. Gerçekte, üst düzey yetkililerin geçen hafta Detroit’e yaptıkları ziyaret, Orr’un federal hükümetin tam desteğine sahip olduğunu doğrulamaktadır. Emekli maaşlarının azaltılması ve sanat eserlerinin satılması gereği, o kürsüde bulunanların tamamı tarafından kabul edildi. Obama’dan Detroit Belediye Başkanı Bing’e ve Kent Konseyi’ne kadar bütün Demokratlar, işçi karşıtı kapsamlı kesintilere, en az Cumhuriyetçiler kadar dahildir.
Eğer Orr’un Detroit’teki ve egemen sınıfın tüm ülkedeki planlarına karşı durulacaksa, tabandan bir mücadele verilmek zorundadır. Bu mücadeleye önderlik edecek olan, işçilerdir.
Biz, eğitim, kültür, tarih ve gelecek kaygısı taşıyan bütün çalışanlara bir tavır almaları gerektiğini söylüyoruz. Burada, Detroit’te “dur” denilmesi, işçi sınıfının ulusal ölçekte karşı saldırısı için bir başlangıç noktası olabilir.
Bir kez daha, işçileri, gençleri ve Detroit’te yaşayanları, DIA’yı savunma kampanyasına katılmaya çağırıyoruz. Gösteri, halkın görüşleri dikkate alınmayan büyük çoğunluğunun sesini ifade edecektir.
Sizleri, bir kez daha, bu mücadeleye katılmaya çağırıyoruz. Emekli bir işçinin bana birkaç gün önce söylediği gibi, “Onu bir kez yitirirseniz bir daha geri alamayacaksınız.
2 Ekim 2013