Ford’daki oylama ve otomotiv işçileri için ileriye giden yol

ABD’deki Ford Motor Company’de çalışan 53.000 işçinin oylaması bugün [20 Kasım] sonuçlanıyor. Son güne giren sayım, şimdiye kadarki yüzde 52’lik “hayır” oyuyla ve sadece bir büyük fabrikanın (Dearborn, Michigan’daki Ford Rouge tesisi) hala sayılacak olmasıyla birlikte, toplu sözleşmenin yenilgiye uğratılabileceğine işaret ediyor. Geçtiğimiz birkaç gün içinde, anlaşmanın Kentucky ve Chicago, Illinois’deki büyük fabrikalarda ikiye bir oranında reddedilmesiyle, ivmede önemli bir kayma oldu.

Birleşik Otomotiv İşçileri sendikası (UAW) bu gelişmelere bir panik ve zorbalık bileşimiyle karşılık verdi. Bugün oy verecek olan geri kalan işçiler, oy sandığına giderken, kendilerini sözleşmeye hayır oyu vermeleri halinde işlerini kaybetmekle tehdit eden orta kademe kariyeristler ve yönetici olmaya can atanların yanı sıra, UAW yetkililerinin maşalarıyla karşılaşacaklar. Bir işçi, sırayı, ölüm hücrelerine atfen “yeşil yol” olarak adlandırdı. Birçok işçi, haklı olarak, UAW’nin “doğru” bir sonucu garantilemek için sandığa hile karıştırmaya ve oy yolsuzluğuna başvuracağından endişe ediyor.

UAW bir “evet” oyunu güvence altına almada ya da yaratmada başarılı olsun ya da olmasın, Ford’daki gelişmeler, UAW ile temsil ettiğini iddia ettiği işçiler arasındaki kapanmaz uçurumu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Aynı zamanda, utanmaz yalanlar ve gözdağı karşısında sözleşmeye karşı muhalefetin kaynağı, Ford’un ve Üç Büyük otomotiv şirketinin çok ötesine geçen sonuçlarıyla birlikte, işçi sınıfındaki derin hoşnutsuzluğu ortaya koymaktadır.

UAW Başkan Yardımcısı Jimmy Settles ve UAW 600. Şube Başkanı Bernie Ricke tarafından düzenlenen Çarşamba günkü alelacele çağrısı yapılmış basın toplantısı, işçilere bu örgütün doğası hakkında başka bir ders vermektedir. İlk önce, WSWS Otomotiv İşçileri Bülteni muhabirlerinin toplantıya katılmasının engellenmesi ve sözde halka açık basın toplantısı binasından zorla çıkarılmaları, üstüne üstlük muhabirlerimizden birinin cep telefonuna zorla el konulması söz konusu oldu.

UAW, çıkarının hangi tarafta olduğunu bilmektedir. Şube yöneticileri, gerçeği söylediği ve otomotiv işçilerinin öfkesine ve muhalefetine ses verdiği için geniş bir izleyici kitlesi kazanan bir yayının (WSWS) temsicilerine kaba kuvvet kullanırken, sendika başkan yardımcısı Settles, refakat edilen Detroit News, Detroit Free Press ve diğer şirket kontrolündeki medya kuruluşlarının muhabirleri gibi onaylayarak izlemiştir.

WSWS’de ayrıntılı olarak çözümlenmiş olan basın toplantısında, patronluk taslayan, şirket yanlısı argümanlarını sadakatle iletmeleri için toplanmış gazetecilere güvenen Settles ve Ricke, işçilere fırça attı ve gözdağı verdi. UAW yetkililerinin açıklamalarının, hem tavır hem de içerik açısından, şirket yönetiminin söyleyeceklerinden ayırt edilmesi neredeyse olanaksızdı.

Settles ve Ricke, işçilerin görüşme “süreci” hakkında yeterince “eğitilmemiş” oldukları yönünde endişelere kafayı takmışlardı. Ricke, genç işçiler “daha önce bu süreçten geçmediler” diye yakındı. Settles, “Onlar süreci anlamıyorlar.” diye belirtti. O, “sosyal medya”nın, işçilerin, “olumsuz şeyler”e ve Settles’ın “yanlış isimliler” diye adlandırmakta ısrar ettiği “diğer insanlar” -yani WSWS- tarafından propangadası yapılan şeylere bulaşması nedeniyle, UAW için bir “sorun” yarattığını ekledi.

“Süreç”le ne kast ettiğinin ayrıntılarına giren Settles, “eğitim sürecinin görevi”nin, bir şirketin neden “bir başka şirket üzerinde gerçek bir avantaj”a sahip olamayacağını açıklamak olduğunu söyledi. Sorun, “daha genç işçilerin, Ford’un, ötekilerden daha fazla öderse, geri kalan şirketler karşısında dezavantajlı olacağını anlamamaları” idi. Ricke, konuşmasını, emek maliyetlerinin yarıya düşürülmesinin ardından “şirket milyarlarca dolar kazanıyor” diye, ücretlerinde ve yan ödemelerinde önemli bir artış beklememeleri konusunda işçileri uyararak bitirdi. “Onları [işçileri] hassas denge hakkında eğitmek bizim işimiz.”

UAW’ye göre, doğru “süreç”in şu şekilde olması gerekiyordu: Şirket, karlarını genişletme ihtiyacına dayanan toplu sözleşmeyi dikte eder; UAW bu taleplere imzasını atar ve UAW tarafından uygun bir şekilde “eğitilmiş” üyeler anlaşmayı onaylar.

UAW, otomotiv şirketleri ve bir bütün olarak egemen sınıf için sorun, işçilerin bu “süreç      ”e razı olmamasıdır. Önce, Fiat Chrysler’deki toplu sözleşme reddedildi ki işçiler, 32 yıl içinde ilk kez UAW tarafından desteklenen ulusal ölçekte bir anlaşmayı boşa düşürdüler. UAW, ikinci bir oylama için nispeten başka sözcüklerle ifade edilmiş aynı sözleşmeyi sunarak ve bir tehdit ve şantaj bileşimiyle anlaşmayı dayatarak yanıt verdi. Çok geçmeden General Motors’ta [yarı yarıya] yakın oy ve vasıflı işçilerin sözleşmeyi reddetmesi söz konusu oldu. UAW şubesi ve GM yetkilileri, bugün, UAW’nin kendi yasal içtüzüğünün ihlali yoluyla sözleşmeyi dayatmayı nasıl planlayacakları üzerine anlaşmaya varmak için bir araya geliyorlar.

Şu anda, Ford’da, kitlesel muhalefet söz konusu. UAW yöneticileri arasında, şirketler ve devlet lehine kaybetmeye yol açacak kararlaştırılmış görevlerini yerine getirmede başarısızlığa uğrama endişesi var. Forbes’in bugün yayımladığı manşet, egemen sınıfın hayal kırıklığına ses veriyordu. Şirket yanlısı yayın, “Zayıflatılmış ve bölünmüş UAW, işçileri hizaya çekmeye çabalıyor” diye yakındı. Bir şirket-işgücü ortak girişimi olarak rolünü destekleyen hesapsız yan gelirlerini ve konumunu savunmaya kararlı olan UAW, emirlere uymayan işçilere hiddetle saldırıyor.

İşçi sınıfı için temel perspektif soruları doğmaktadır. Otomotiv işçileri, “hizaya çekme”nin reddedilmesiyle, yalnızca otomotiv işçileri arasındaki öfkeyi ve UAW-şirket sözleşmelerine yönelik muhalefeti değil, bir bütün olarak işçi sınıfında bir mücadele yönündeki derin ve yaygın düşünceyi de ifade ediyor.

Settle’ın ve Ricke’nin özel hedefi olan daha genç işçiler, yoksulluk düzeyinde ücretler, borçluluk ve sürekli ekonomik güvensizlik geleceğiyle karşı karşıyalar. Eski işçiler on yılı aşkın süredir durgun ücretlere katlandılar ve düzgün bir emeklilik ve yeterli sağlık hizmetlerinin lime lime edilmesi olasılığını görüyorlar. Aynı koşullar, uluslararası ölçekte de geçerlidir. Bugün, Volkswagen’in, şirketin emisyon skandalındaki yasadışı eylemlerinin ardından, kitlesel işten çıkarmalar ve fabrika kapamaları yönündeki planlarını duyurması bekleniyor. İşçilere, her yerde, temel haklarının çok maliyetli olduğu söyleniyor.

İşçi sınıfına yönelik saldırı, sınıf egemenliğinin satın alınmış ve kontrol altındaki aracı olan hükümetin tam desteğine sahiptir. Obama yönetiminin sözde “iyileşme”si sırasında, tüm gelir kazançlarının yüzde 95’i en tepedeki yüzde bire gitti; “değişim”in adayı borsalara trilyonlarca dolar akıttı ve GM’nin ve Chrysler’in 2009 iflası üzerinden yapılanlar dahil, sınıf ilişkilerinin yeniden yapılandırılmasını yönetti. Obama yönetimi, otomotiv toplu sözleşmeleri mücadelesinde henüz doğrudan müdahale etmesi gerekmemesine rağmen, işçi muhalefetinin UAW’deki ajanların kontrolünden çıkması haline hızla devreye girecektir.

İşçi sınıfı karşı koymaya başlıyor ve işçilerin muazzam bir mücadele dönemine hazırlanması gerekiyor. Ford’daki otomotiv işçileri toplu sözleşmeye “hayır” oyu vermeliler; ancak böylesi bir oylamanın UAW’yi daha iyi bir sözleşme kazanmak üzere görüşme masasına geri gitmeye zorlayacağını iddia eden örgütler bilinçli bir sahtekarlık sürdürüyorlar. UAW, bizzat kendi sözleri ve eylemleriyle, böyle bir şey yapmayacağını kanıtlamıştır. Bu örgüt ya da bir bütün olarak sendika denilen örgütler içinde demokrasinin zerresi yoktur.

Bu örgütlerin işçi sınıfı karşıtı karakterinin bir kavrayışına dayanan WSWS ve Otomotiv İşçileri Bülteni, eylemi koordine etmek ve muhalefeti örgütlemek için bağımsız taban-fabrika komiteleri oluşturulması çağrısı yaptı. UAW’deki şirket casuslarının meraklı gözlerinden uzakta tartışmak üzere bütün işçilerin katıldığı toplantılar örgütlenmelidir. Küresel şirketlere karşı ortak bir mücadele başlatmak için ABD, Meksika, Avrupa, Asya ve dünya çapındaki otomotiv işçilerine bir çağrı yapılmalıdır. Otomotiv işçilerinin mücadelesinin, çelik işçilerinin, öğretmenlerin, telekom işçilerinin ve işçi sınıfının aynı saldırıyla karşı karşıya olan diğer kesimlerinin mücadeleleriyle birleştirilmesi gerekmektedir.

Fabrikalardaki muhalefetin örgütlenmesi, kapitalist kar sistemine karşı uluslararası işçi sınıfının siyasi bir hareketinin inşası ile birleştirilmelidir. UAW’nin kokuşmuş hainliği, her şeyden önce, onun, bankaların ve şirketlerin karları için işçi sınıfının sömürülmesine dayanan bir ekonomik sistem olan kapitalizmi mutlak savunusundan kaynaklanmaktadır. İşçi sınıfı mücadelesi Amerika Birleşik Devletleri’nde ve uluslararası ölçekte gelişirken, bu mücadele, şirket ve mali sektör seçkinlerinin diktatörlüğüne karşı giderek açık bir siyasi biçim almalıdır ve alacaktır da.

20 Kasım 2015

İngilizce özgün metin