Meksika sahte solu ve gasolinazo karşıtı protestolar

Hükümetin benzin sübvansiyonu kesintisine (gasolinazo) tepki olarak yılbaşında Meksika genelinde patlak veren güçlü kendiliğinden protestolar, halkın geniş kesimlerinin eşitsizliğe, yolsuzluğa ve artan hayat pahalılığına karşı ortak hoşnutsuzluğunu açıkça ortaya çıkardı.

Ancak kendiliğinden protestolar, işçi sınıfı ve orta sınıf kesimleri arasında hükümetin önlemlerine yönelik düşmanlığa rağmen, sendikalar ve büyük partiler yaşam standartlarına yönelik bu cepheden saldırıyı başarıya ulaştırmaya yönelik yalanlar, boş vaatler ve polis baskısı bileşimini kullandıkları için, giderek azalmış durumda.

Sahte sol Sosyalist İşçi Hareketi (MTS), işçileri ve gençliği kapitalizm yanlısı ulusalcı Ulusal Yenilenme Hareketi’ne (Morena) ve onun önderi Andres Manuel Lopez Obrador’a (AMLO) bağlayarak bu sürece “sol” bir kılıf sağlıyor.

Meksika egemen sınıfının geleneksel partileri, görülmemiş bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya. Yüzde 25’ten daha az desteğe sahip olan Devlet Başkanı Enrique Peña Nieto, modern Meksika tarihindeki en az desteklenen devlet başkanı konumunda. Seçmenlerin yüzde 70-80’i, yalnızca iktidardaki PRI’ye değil, ana burjuva muhalefet partileri PAN’a (Ulusal Eylem Partisi) ve PRD’ye de (Demokratik Devrim Partisi) güvenmiyor.

Meksika egemen sınıfı, sübvansiyon kesintisini (gasolinazo) geçirerek ve protestoları bastırarak, yeni Trump yönetimine, ülkenin Amerikan bankaları ve şirketleri için bir ucuz emek gücü ve kaynak cenneti olarak kalacağını kanıtlamaya çalışıyor. 

US Director of National Intelligence’ın (ABD Ulusal İstihbarat Müdürlüğü) son bir yayınında belirtildiği gibi, “Meksika’nın petrol sektörünü dış yatırımlara açma gibi büyük reformların sonuç vermesi zaman ister. Ancak, eğer hayal kırıklıkları önümüzdeki yıllarda faydalardan daha belirgin kalmaya devam ederse, hükümet karşıtı protestolar tırmanabilir.” Raporda, “Şiddete ve toplumsal düzene ilişkin kaygılar giderek belirginleşecek.” deniliyor.

MTS’nin siyasi çizgisi, bağımsız bir işçi sınıfı hareketinin gelişmesini engellemeye yöneliktir. MTS, başlıca partisi Arjantin’deki Sosyalist İşçi Partisi (PTS) olan Morenocu eğilim, Troçkist Fraksiyon-Dördüncü Enternasyonal’in (FT-CI) Meksika şubesi.

AMLO’nun protestolara karşılık “ulusal birlik” çağrısı yaptığını eleştirmeden belirten MTS lideri Sergio Moissen, 7 Ocak’ta, örgütün web sitesi Izquierda Diario’ya, Morena, “emekçilerin hükümete ve onun planlarına karşı koymasına olanak sağlayacak bağımsız bir politika için mücadeleyi koordine etmeli, genişletmeli ve güçlendirmeli.” diye konuştu.

MTS, 11 Ocak’ta, “Lopez Obrador ve Morena gasolinazo ile karşı karşıya” başlıklı bir açıklama yayınladı. Açıklama, “ülkedeki sorunun yolsuzluk ve ‘iktidardaki mafya olduğu vurgusunu yaptığı” için AMLO’ya olumlu bir nitelik atfediyor ama “aynı zamanda”, göstericilerin Peña hükümetini indirmek için 2018’e kadar beklemesi gerektiğini iddia ettiği için onu eleştiriyordu.

MTS’nin Morena’ya yönelik eleştirileri taktikseldir ve siyasi bir karakter taşımamaktadır. MTS, Morena’nın seçimlerde kendi reklamını yapmasını eleştiriyor ama aynı kapitalizm yanlısı hedeflere ulaşmayı amaçlayan “gösteriler” için bir çağrı yapıyor: “Halk örgütlerinden ve işçi örgütlerinden [yani sendikalar] oluşan bir hükümet, halkın sırtından geçinen ve ulusal kaynakları çalan yozlaşmış, öldürücü ‘siyasi kast’ı bütünüyle ortadan kaldırabilir.” Açıklama, “Morena üyelerinin, önderlerinden, partilerinin, hiçbir kötü niyet olmaksızın kitlesel birleşik gösterilere katılmasını talep etmesi” önerisinde bulunarak sonuçlanıyor.

Anlamlı bir şekilde, MTS, AMLO’nun göstericileri “faşist stratejiler” kullanmakla suçlanmasından ve Morena’nın “kaosu düzene sokma” arzusunu onaylanmasından hiçbir şekilde söz etmiyor.

Lopez Obrador’un, birçok burjuva yorumcunun onun favori olduğunu iddia ettiği 2018 devlet başkanlığı seçimlerinde iyi bir performans göstermesi bekleniyor. MTS, AMLO’nun devlet başkanlığı olasılığını, meşruiyet oluşturabileceği ve Meksika devletinin kaynaklarına erişim sağlayabileceği bir siyasi alan yaratma fırsatı olarak görüyor.

AMLO Meksika’da bilinmeyen biri değildir. Onun tabanı, büyük ölçüde ayrıcalıklı üst orta sınıftadır. Onun işçi sınıfı içindeki desteği oldukça sınırlıdır. AMLO, hileli 2006 seçimlerinin ardından, 2012’de önemli bir farkla kaybetti ve Morena’yı seçim kampanyasıyla ilişkili kar amacı gütmeyen bir kuruluştan resmi bir siyasi partiye dönüştürerek, o yıl PRD’den ayrıldı.

Morena, Ocak 2016’da, PAN’ın ve PRI’nın toplam oylarını ikiye katlayarak, Mexico City meclisi için yapılan seçimlerde koltukların çoğunluğunu kazandı. Kısa süre sonra, AMLO, devlet başkanlığı adaylığını ilan etti.

Morena’nın ve AMLO’nun siyasi programı, yalnızca en muğlak anlamda “sol” olarak tanımlanabilir. AMLO, basına, devlet başkanlığını ilan etmesinin ardından, “Solcu olmak, duyarlı ve dürüst olmaktır.” demişti.

AMLO’nun ve Morena’nın programı, “reform” çağrıları ile “yolsuzluğa” karşı mücadelenin ve “mafya iktidarı”na karşı “ahlaki ve kültürel devrim”in birlikte ele alındığı benzer içi boş bayağılıklardan oluşmaktadır. Morena’nın İlkeler Deklarasyonu ve resmi programı, “emperyalizm”e veya “kapitalizm”e hiçbir şekilde değinmemekte; “tüm toplumsal sınıflardan Meksikalılar”ın ittifakı çağrısında yapmaktadır.

Morena, tamamen, Meksika burjuvazisinin, Meksikalı işçilerin ve yoksul köylülerin -yabancı sermaye tarafından oynanan önemli ancak tabi bir rol aracılığıyla- Meksika egemen sınıfı tarafından doğrudan sömürülmesi temelinde bir sanayi kalkınma politikasını savunan daha ulusalcı kanadının geleneğinde yer almaktadır.

Onun resmi programı, ABD iş dünyası ile “işbirlikçi kalkınma” ve “ülke içinde daha yüksek rekabet ve dışarıda devletin ulusal ekonomiyi desteklediği rekabet gücü” çağrısı yapmaktadır. Onun İlkeler Deklarasyonu, sosyalizme ve sınıf mücadelesine, anlaşılmaz ama kesinlikle düşman bir atıf içermektedir: “Bizler, nefretle değil, yalnızca, komşularımıza ve ülkemize yönelik sevgiyle hareket ediyoruz.”

MTS’nin, kapitalizm yanlısı ve işçi sınıfı karşıtı bir örgüt olan Morena’nın gösterilerin sorumluğunu üstlenmesi teklifi, siyasi bir hata değil; bu sahte sol örgütün temel sınıfsal bakış açısının ürünüdür. MTS, maddi çıkarları Meksika’nın geniş emekçi kitlelerinin çıkarlarına düşman olan ayrıcalık üst orta sınıfın bir kesimi adına konuşmaktadır.

Meksika’da, nüfusun en zengin yüzde 10’unu işçi sınıfından ve köylülükten ayıran uçurum, ABD’dekinden bile daha geniştir. Credit Suisse’in 2014 tarihli bir raporu, en tepedeki yüzde 10’un servetin yüzde 64,4’ünü kontrol ettiğini gösteriyordu. En tepedeki yüzde 10’un ulusal gelirden aldığı pay üzerine bir başka araştırma, bu payın 1992’den bu yana yaklaşık yüzde 10 arttığını ortaya koyuyor.

Servetin en zenginler arasında yoğunlaşması daha da çarpıcıdır. 2012 yılındaki bir araştırma, en tepedeki yüzde 1’in, ulusal gelirin yüzde 20’den fazlasını (dünyadaki en yüksek oran) kontrol ettiğini gösteriyordu. Meksika’nın en zengin dört bireyinin serveti, GSYİH’nın yüzde 9’una denk. Bu arada, Meksikalıların yarısından fazlası resmi yoksulluk sınırının altında yaşarken, yoksulluk oranı son on yılda yüzde 10 artmış durumda. Yalnızca tepedeki yüzde 20’nin, hızla yoksulluğa sürüklenecek kadar “kırılgan olmadığı” düşünülüyor.

MTS’nin politikası, onun, bu sınıfsal olarak son derece bölünmüş toplumdaki üst orta sınıf konumundan kaynaklanmaktadır. MTS, işçi kitlelerini, yöneldiği toplumsal tabakanın servetine ve ayrıcalıklarına bir tehdit olarak görmekte ve işçilerin, Morena’nın toplumsal tabanını oluşturan sendika yetkililerinden, üniversite profesörlerinden ve demagojik politikacılardan kopmasının sonuçlarından korkmaktadır.

Eşitsizliğe ve ABD emperyalizmine karşı gerçekten bağımsız bir hareketinin gelişmesi, MTS’ye, Morena’ya ve işçi sınıfının devrimci uluslararası sosyalizm perspektifine dayanan bağımsızlığının yerine ulusalcılığı ve “sol” popülizmi geçirmeye çalışan herkese karşı muhalefet içinde biçimlendirilecektir.

14 Ocak 2016

İngilizce özgün metin