NATO karşıtı gösterilerin siyasi çizgisi

Pazar ve Pazartesi günleri Chicago’da gerçekleşen ve yetkililerin polis tehdidi ve şiddetiyle bastırmaya çalıştığı NATO karşıtı gösteriler, ABD egemenliğindeki askeri ittifakın ve G8 hükümetlerinin “Savaşa ve Yoksulluk Gündemi’ne Hayır De” bayrağı altında örgütlendi.
Bununla birlikte, gösterilerin en çarpıcı ve siyasi olarak en açıklayıcı özelliği, onun örgütleyicileri tarafından, ABD tarihindeki en savaş çığırtkanı yönetimlerden biri olan Obama yönetimine yönelik ciddi bir eleştirinin yapılmamış olmasıydı. Eğer çeşitli gösterilerin kürsülerinden başkanın adı anıldıysa, bu, protestoların ve çağrıların Obama yönetimini savaşları engellemeye ve onlara son vermeye; kaynakları sosyal gereksinimleri karşılamaya yönlendirmeye ikna edebileceği izlenimini uyandırmak içindi.
Bu yalan, Chicago’daki protestolarda önemli rol oynamış olan Nation dergisinin ve Uluslararası Sosyalist Örgüt’ün (ISO) de aralarında yer aldığı liberaller ve Demokratik Parti dalkavukları tarafından, yıllardır, kapı kapı dolaşarak pazarlanmaktadır.
NATO/G8 ve Yoksulluk Gündemi Karşıtı Koalisyon’da aktif olanlar, ISO, Komünist parti, ANSWER Koalisyonu, Code Pink ve Demokrat Parti’nin yörüngesinde faaliyet gösteren diğer gruplardı. Onların çoğu, Cumhuriyetçi Bush yönetimi sırasında, savaş karşıtı duyarlılığı önce John Kerry’nin ve Demokrat kongre üyelerinin, ardından da Obama’nın seçilmesine yedeklemeye çalıştıkları gösteriler düzenlenmesinde yer almıştı.
Bu gruplar, Obama’nın seçilmesinden bu yana, Bush yıllarının saldırgan savaşlarını sürdürmekle kalmayıp yoğunlaştırmış olan ve şimdi Suriye ve İran halklarına karşı çok daha kanlı suçları işlemeye hazırlanan Demokratik Partili başkana karşı herhangi bir önemli protesto örgütlemeyi reddetmişlerdir.
NATO karşıtı protestoda öne çıkan kişi, Obama’nın yeniden seçilmesi için hırslı biçimde kampanya yürüten Jesse Jackson Sr. idi. Jackson, Pazar günkü yürüyüş sırasında, kendi başkan adayının ABD savaş makinesinin operasyonlarını ve aynı zamanda yaşamsal öneme sahip sosyal programların, işlerin ve ücretlerin azaltılmasını yönettiğinden bahsetmeyen, “Bizim savaş değil barış mekanizmasına ihtiyacımız var” demagojik sloganını yükselten protestoculara önderlik etti.
Jackson, gösteri sonrasındaki yorumlarda Chicago’nun Demokratik Partili belediye başkanı ve Obama’nın önceki Beyaz Saray personel müdürü Rahm Emanuel tarafından emredilen polis saldırılarını savundu. Jackson, Pazartesi sabahı Chicago’daki WGN televizyonuna yaptığı yorumda, göstericilerin sözde “şiddet eylemlerini” eleştirirken, Chicago Polis örgütünün tutumunu övdü. O, Beyaz Saray ile bağlantılı olarak çalışan Chicago yetkilileri tarafından terörizm çamuru atılan genç göstericiler hakkında hiçbir şey söylemedi.
Bu siyasi şarlatanın desteğini isteyenler ve selamlayanlar protesto önderleriydi. Protestoların önde gelen örgütleyicilerinden ISO’lu Eric Ruder, “Rev. Jackson’ın NATO protestolarını desteklemesi, yoksulluk karşıtı ile savaş karşıtı gruplar arasındaki bağları kuvvetlendirmektedir” başlıklı bir makalede, onun katılımının, 1960’lı yılların savaş karşıtı göstericileri ile yurttaşlık hakları hareketi arasındaki ittifakın “tarihsel olarak yeniden sahnelenmesi” olduğunu belirterek, Jackson’a övgüler yağdırdı.
Bu, iğrenç ve gerici bir safsatadır. Meslekte egemen sınıfa siyasi itfaiyecilik yaparak ilerlemiş bir multi-milyarder olan Jackson’ın yüceltilmesi, örgütleyicilerin başlıca siyasi amacının Obama’nın suçlarının üstünü örtmek ve onun yeniden seçilmesini desteklemek olduğunu göstermeye yetmiştir. Çeşitli orta sınıf sahte sol grupların emperyalist savaşa “muhalefeti” budur.
Gerçekte, onların hepsi, bugünlerde, aynı geçen yıl Libya’da yapmış oldukları gibi, Suriye’de rejim değişikliğini amaçlayan sömürgeci tarzı savaşta ABD ile Körfez şeyhleri tarafından finanse edilip silahlandırılan emperyalizm yanlısı güçleri destekliyorlar.
Protestoların örgütleyicileri, Jackson’a ek olarak, İllinoisli Demokratik Partili Kongre üyesi Luis Gutierrez’i de kürsüye davet ettiler. Jackson gibi, Gutierrez de, muhalefeti Demokratik Parti’nin ardına takmak için kimlik politikalarını ve sendika bürokrasisiyle olan yakın ilişkilerini kullandı.
Chicago’daki gösterilere, savunma alanında ihaleler alan Boeing’in genel merkezinde “ölü” rolü yapma gibi etkisiz uygulamalara kalkışan Wall Street’i İşgal hareketinin arta kalan üyeleri de katıldılar. Daha önce İşgal hareketine hayat vermiş olan toplumsal eşitsizliğe yönelik kitlesel muhalefetin ve kapitalizme düşmanlığın olumlu dürtüleri, ISO’nun ve diğer grupların sosyalist politikalara ilişkin her türlü tartışmayı yasaklama ve protestoları Obama’nın, Demokratik Parti’nin ve onların sendika bürokrasisi içindeki ajanlarının ardına takma çabalarıyla bütünüyle batırılmıştır.
NATO/G8 ve Yoksulluk Gündemi Karşıtı Koalisyon, tamamı Obama’nın yeniden seçilmesini destekleyen Uluslararası Hizmet İşçileri Sendikası’nın, Ulusal Birleşik Hemşireler, Birleşik Elektrik İşçileri ve Chicago Öğretmenler Sendikası’nın da aralarında yer aldığı çeşitli sendikaların desteğini selamlamıştır.
Geçtiğimiz üç-buçuk yıllık deneyim, işçi sınıfının, bu iki partili sistem dolayımıyla savaşları, demokratik haklara yönelik saldırıları, işyerlerinin ortadan kaldırılmasını, yaşam standartlarının geriletilmesini ve sosyal programların kısıtlanmasını durduramayacağını göstermiştir. Hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler, şirket ve mali sektör seçkinleri ile askeri istihbarat aygıtının kuklalarıdır.
İşçiler ve gençlik arasında, mevcut siyasi sistem içerisinde siyasi ifadesini bulamayan güçlü bir savaş karşıtı duyarlılık vardır. Savaşa, kemer sıkma politikalarına ve toplumsal eşitsizliğe son verme mücadelesi, işçi sınıfının bu toplumsal kötülüklerin kaynağına -kapitalizme- karşı bağımsız seferberliğini ve sosyalizm uğruna mücadeleyi gerektirmektedir.
http://wsws.org/articles/2012/may2012/chic-m22.shtml