Obama yönetimi Batı Yakası liman işçilerine beş yıllık sözleşme için baskı yapıyor
Cuma günü, Uluslararası Liman ve Antrepo İşçileri Sendikası (ILWU) ile Pasifik Denizcilik Birliği (PMA) arasında, Batı Yakası liman işçileri ile patronları arasındaki beş yıllık sözleşmenin çerçevesini çizen geçici bir anlaşmaya varıldı. 
20.000 işçiyi kapsayan ve ILWU üyeleri tarafından onaylanması gereken anlaşmaya, Beyaz Saray’ın olağandışı müdahalesinin ardından ulaşıldı. Çalışma Bakanı Thomas Perez, geçtiğimiz haftanın sonlarında, ILWU’ya görüşmeleri ilerletme talimatı vermek için Batı Yakası’na uçmuştu. Perez, sendika ile PMA’nın Cuma gününe kadar bir anlaşmaya varamaması durumunda, bir uzlaşma için baskı yapmak amacıyla, görüşmeleri San Francisco’dan Washington’a taşıma tehdidinde bulunmuştu.
Demokratik Parti ve Obama yönetimi ile yakın bağları bulunan ILWS, hızla teslim oldu ve bir anlaşmaya vardı.
Geçen haftaki görüşmelere, Obama’nın milyarder Ticaret Bakanı Penny Pritzker ile Los Angeles Valisi Eric Garcetti de doğrudan müdahil oldu. Onlara, hepsi en kısa sürede bir anlaşmaya varılmasını ve Beyaz Saray’ın liman işçilerinin herhangi bir grevini kırmak için Taft-Hartley Yasası’nı kullanmasını talep eden Demokratik Partili politikacılardan, şirket sözcülerinden ve medya temsilcilerinden oluşan bir koro katılmıştı.
Anlaşma, bu ayın başlarında, 29 Batı Yakası limanında çalışan işçilere yönelik, binlerce dolarlık ücret kaybıyla sonuçlanan altı günlük PMA lokavtının ardından gerçekleşti. PMA, daha önce, liman işçilerinin gece vardiyalarını azaltmış ve bunun limanlarda işçilerin iş yavaşlatmasına yanıt olduğunu iddia etmişti. PMA, ayrıca, bu dönem boyunca liman işçilerinin sağlık yardımlarını da kesmişti.
Anlaşmanın detayları henüz açıklanmazken, PMA, anlaşmaya giden günlerde, emeklilik gelirlerinde yüzde 11,1’lik bir artışı ve yüzde 3’lük çok az bir maaş zammını içeren son ve nihai teklifini açıklamıştı.
Ancak, görüşmeler, asıl olarak, limanlardaki sürekli iş gücünün yerine daha fazla geçici personeli geçirmeyi zorlamak için kullanıldı ki bu, işçilerin güvence altına alınmış herhangi bir çalışma saatine sahip olmadığı, adı çıkmış “biçimlenme” sistemine geriye dönüşü amaçlayan sıfır-saat sözleşmelerinin yeniden uygulanmasını içeriyor.
ILWU’nun görüşmelerdeki amacı, liman şirketleri tarafından talep edilen önlemlerin uygulanmasında işbirliği yaparken,  giderek azalan üye aidatlarını korumak olmuştur. Sendika ayrıca, liman işçilerini, sürmekte olan petrol rafineri işçileri grevi de dahil, diğer mücadelelerden yalıtılmış olarak tutmaya çalıştı. ILWU, böylece, petrol sektörü ile görüşmelerde bulunan Birleşik Çelik İşçileri Sendikası’nınkini (USW) tamamlayan bir rol oynadı.
Los Angeles Limanı’nın İşletme Yetkili Müdürü Gene Seroka, önerilen anlaşmaya ilişkin memnuniyetini belirtti. O, “Bu, malları ülkenin en yoğun konteynır limanı üzerinden verimli bir şekilde taşımaya çok yardımcı olacak. Bizler, sanayideki zorlukların üstesinden gelmek için işçilerin ve yönetimin tüm hissedarlarımızla birlikte çalışmasına her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyoruz.” dedi.
ILWU’nun Başkanı Robert McEllrath ile PMA’nın Başkanı James McKenna, karşılıklı işbirliklerini ilan eden ortak bir açıklama yayınladılar. İkili, “limanların şimdi yeniden tam kapasite çalışmaya başlayabilecek olmasından memnun” olduklarını söyledi.
ILWU, PMA’nın, liman işçilerinin on yıllar boyunca verdikleri mücadelelerle elde ettiği kazanımları ortadan kaldırma taleplerine defalarca boyun eğdi. ILWU, 2002 yılında, daha yeni bilgisayar teknolojilerinin devreye girmesiyle birlikte, açık bir şekilde, patronlara işten çıkarma hakkı vermişti. O, 2008’de, yönetime, geçici çalışan sayısını artırmanın önünü açacak şekilde, tek tek olaylarda sendikayı atlama hakkı vermişti.
Sendika, PMA ile tam da onun pazarlık konumunun en zayıf olduğu noktada bir anlaşmaya varmıştır. Ulusal Perakendeciler Federasyonu’nun, grevlerin ABD ekonomisine günlük maliyetinin yaklaşık 2 milyar dolar olduğuna ve Batı Yakası limanlarının süregelen “kriz seviyesi”nde bir sıkışıklık yaşadığına ilişkin Cuma günkü şikayetlerinin ardından, PMA Başkanı McKenna, “Sistem bir yere kadar dayanabilir. Bu, belli bir noktada, kendi ağırlığı altında çökecektir.” dedi.
Liman işçilerinin uyuşmazlığına Beyaz Saray’ın doğrudan müdahale etmesi, egemen sınıf içinde, ülke genelindeki işçiler arasında artan -rekor seviyedeki toplumsal eşitsizliğin, hiç artmayan ücretlerin ve iş güvenliği ile diğer sosyal haklara yönelik amansız saldırının ürünü- öfkeden duyulan tedirginliği vurgulamaktadır. 
ABD’nin Batı Yakası boyunca uzanan çok sayıda tesisi etkileyen petrol rafinerisi grevine ek olarak, Los Angeles’taki (California) öğretmenler arasında kötüleşen çalışma koşullarına ve kamu eğitimine yönelik saldırıya karşı bir mücadele yönünde artan bir duyarlılık söz konusu.
Bu bağlamda, sendikaların görevi, işçi sınıfını yalıtmak, birleşik bir mücadeleyi önlemek ve devlet ile Obama yönetimi tarafından desteklenen şirketlerin emirlerini uygulamaktır.