Öğrencilerin kaybolması üzerine Meksika genelinde protestolar
Öğretmenlik eğitimi gören 43 öğrencinin Meksika’nın güneyindeki Guerrero eyaletinde kaçırılması ve ortadan kaybolması üzerine Meksika genelinde başlatılan protesto yürüyüşleri ve mitingleri Salı ve Çarşamba günleri de devam etti. Gençler, öğretmenler ve diğer işçiler birçok kentte sokaklara döküldü.
43 öğrencinin kaybolmasına ek olarak, 26 Eylül’de Iguala kentinde öğrencilere yapılan vahşi bir saldırıda 6 kişi öldürüldü, 19 kişi yaralandı.
Pazartesi günü, Guerrero’nun başkenti Chilpancingo’da, eyalet yönetimi binasının ve belediye konağının yakılmasıyla sonuçlanan şiddetli sokak çatışmaları yaşanırken, yüzlerce kişi sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi.
Chilpancingo’da da, öğrenciler ve protesto hareketi için bağış toplayan Guerrerolu öğretmenler, eyaletin pasifik sahilinde yer alan Acapulco tatil kentine giden otoban gişelerini ele geçirdiler. Öğretmenler sendikası, Çarşamba günü itibariyle, Guerrero’daki okulların yüzde 87’sinin grevde olduğunu belirtti.
İkibin öğrenci, Ayotzinapa öğrencileriyle dayanışmak ve federal kolluk güçleri tarafından iki yıl önce Michoacan Tiripeto’daki köy yüksekokuluna gerçekleştirilen saldırıyı anmak için, Morelia’da yürüdü. Michoacan, Guerrero’ya komşu bir eyalet.
Başkent Mexico City’deki öğrenci protestoları devam ediyor. Öğrenciler, Salı günü, Özerk Teknoloji Enstitüsü’nde (ITAM) toplandı. Onlar mumlar yaktılar ve kaçırılan öğrencilerin serbest bırakılmasını talep ettiler. Göstericiler, “Onları canlı aldılar; canlı geri istiyoruz!” sloganı attı. ITAM’deki toplantı, üniversite öğrencileri ve eğitimciler tarafından Meksika çapında gerçekleştirilen 48 saatlik grevin bir parçasıydı.
Protestocular, yayınladıkları bildiride, “Biz, enstitüleri, sosyal statüleri, üye oldukları örgüt ya da savundukları düşünce ne olursa olsun, öğrencilerini ortadan kaybeden ve öldüren bir ülkede yaşamayı reddediyoruz” dediler.
ABD sınırındaki Baja California’nın Tijuana kentinde, yüzlerce öğrenci, pankartlar taşıyarak, yerleşkelerinden ABD sınırına yürüdü ve orada, sınır çitlerine ve duvarlara yazılar yazdı.
Chihuahua’nın Parra kentindeki öğretmen okulu öğrencileri bir yürüyüş düzenlediler ve “Bizler öğrenciyiz, terörist değil” yazılı broşürler dağıttılar. 
Son rakamlara göre, 29 üniversite protesto grevine katılmış durumda. Aralarında Ayotzinapa köy yüksekokulundan kaçırılan öğrencilerin arkadaşlarının yer aldığı temsilcilerin de bulunduğu binlerce öğrenci, Çarşamba günü, Mexico City’deki uluslararası saygınlığa sahip Ulusal Özerk Üniversite’nin büyük kütüphanesinde toplandı.
43 öğrencinin canlı olarak ortaya çıkarılması talebi, şimdi, Meksika sınırlarının ötesine geçiyor. İspanya, Bolivya, Çin, Hollanda, Bangladeş, Yunanistan, İrlanda, Fransa, Bosna, Tayland, Etiyopya ve Britanya öğrencileri dilekçe imzaladılar ve kaçırılan öğrencilere destek protestolarına katıldılar.
Twitter’da #43ConVidaYa hesabını açan öğretmen okulu öğrencileri, bu uluslararası kampanyanın bir parçası olarak, kaçırılan öğrencilerin canlı olarak dönmesi talebine destek çağrısı yapıyorlar. Onlar, öğrencilere yönelik saldırılara kitlesel bir tepki talebiyle, şu videoyu internete yüklediler.
Mexico City’nin 200 km güneyindeki 140.000 nüfuslu Iguala kentinden kaçırılmalarından yirmi gün sonra, kaybolan öğrencilerin akıbeti konusunda hiçbir şey bilinmiyor.
Meksika hükümeti, Salı günü, Iguala’da derin olmayan bir mezarlıkta bulunan 28 yakılmış ve tahrip edilmiş cesedin kayıp öğretim öğrencilerine ait olmadığını açıklarken, adli tıp, yanmış bedenlerdeki DNA örneklerinin büyük ölçüde yok olmuş olduğunu bildirdi.
Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü uzmanlarından Jorge Talavera, “Eğer bir kemik 300 derecenin üstünde yakılırsa, kolajen yandığı için kimliği tespit etmek neredeyse imkansızdır. Suç örgütlerinin bu yöntemi benimsemesinin nedeni budur.” açıklamasında bulundu.
 Yetkililer, hala, diğer işaretsiz dört mezarı inceliyor. Iguala’yı kuşatan tepelerde yaşayanlar, oralarda, Guerreros Unidos suç örgütünün gizli mezarlığı olarak bilinen, bunlar gibi beş yüzden fazla mezarın var olduğunu söylüyorlar. Yetkilileri yeni mezarlar konusunda ilk bildirenler orada yaşayanlardı.
Pazartesi ve Salı günkü protestoların ardından, eğitimciler ve öğrenciler bir ulusal eylem stratejisi planlamak için toplanmışken, Guerrero’daki yetkililer, civardaki Cocula kasabasıdan tutuklanan 14 polis memurunun, kaçırılan öğrencileri Iguala polisinden alıp Guerrero Unidos çetesine teslim ettiklerini itiraf ettiğini açıkladılar.
İddiaya göre, Cocula polis memurları, uyuşturucu çetesi ile Iguala polisi arasında aracı oldukları gerçeğini örtbas etmek için kayıtları tahrif etmişler. Guerrero Unidos çetesinin, eroin ve marihuana ticaretinin yanı sıra gasp ve adi suçlara bulaşmış küçük bir uyuşturucu çetesi olduğu iddia ediliyor. Onların, öğrencilerin ortadan kaybolmasına ve (eğer gerçekte öldürüldüyseler) cinayete karışmalarının nedeni açıklığa kavuşturulmuş değil.
Öğrencilerin kaçırılmasına karışan Guerroro Unidos’un liderlerinden biri olduğu iddia edilen Benjamin Mondragon, söylendiğine göre, Salı günü, Morelos eyaletindeki Jiutepec kasabasında, kolluk güçleri tarafından yakalanmak üzereyken intihar etmiş.
Milletvekillerinden oluşan katliamı ve kaçırmayı araştırma komisyonunun önünde ifade veren Guerrero eyalet yetkilileri, olayı, gerçekleştiği sırada öğrendiklerini kabul ettiler. Bir yetkiliye göre, Iguala Belediye Başkanı Jose Luis Abarca telefona yanıt vermediği için, polisin saldırısını durdurmaya yönelik hiçbir şey yapılmamış. Yetkili, Iguala Belediye Meclisi ile yapılan bir işbirliği protokolü nedeniyle eyalet polisinin olay yerine gönderilmediğini açıkladı. Eyalet Savcısı Inaki Blanco, Belediye Başkanı Abarca’nın ertesi gün kaçmayı nasıl başardığını açıklayamadı.