Guy Charron (1962-2014):
Troçkizmin Kanadalı savaşçısı
Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS)  ve Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK), büyük bir üzüntüyle, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (SEP-Kanada) önderlerinden ve WSWS’nin çalışmalarının günlük katılımcılarından Guy Charron’un ölümünü duyurur.
Guy, 28 Temmuz Pazartesi günü ailesi ile birlikte tatilde olduğu Kuzey Carolina açıklarında, Atlantik Okyanusu’nda boğuldu.  O, sadece 51 yaşındaydı.
Guy’ın ölümü, ailesine, arkadaşlarına, partiye ve onun hayatını adadığı işçi sınıfının sosyalist kurtuluşu davasına inmiş amansız bir darbedir.
Guy’ın DEUK’un, Kanada SEP’in ve onun önceli Kanada İşçiler Birliği’nin faaliyetlerine olan katkısı yaklaşık 30 yıllık bir zaman dilimini kapsamaktadır.
Guy, siyasi çizgisinin özenle hazırlanmasından ve diğer önderlik tartışmalarından işçi sınıfı mahallelerinde ve öğrenciler arasında bildiri dağıtmaya kadar, SEP’in çalışmalarının tüm alanlarında aktif olarak yer almıştı. O, WSWS’ye, başlangıçta Guy Leblanc imzasıyla, ardından da kendi adıyla 70 dolayında makale yazdı. Onun, “Quebec seçimleri: İşçi sınıfının karşı karşıya olduğu sorunlar” başlıklı son makalesi, 27 Mart’ta İngilizce ve 19 Mart’ta Fransızca olarak yayınlanmıştı.
Bu yazıların çoğu, Kanada emperyalizminin ve silahlı kuvvetlerinin Afganistan’daki, Haiti’deki ve Ortadoğu’daki yağmacı faaliyetlerinin teşhirinden, önemli işçi sınıfı mücadelelerinin değerlendirilmesinden ve sendika bürokrasisi de dahil Quebec siyasi seçkinlerinin sürekli sağa kaymasına ilişkin incelemelerden oluşan önemli makalelerdi. 
Bununla birlikte, Guy’ın makaleleri, onun WSWS’nin çalışmalarına yaptığı katkının gerçek bir ölçüsünü oluşturmamaktadır. Guy , WSWS’nin 2005’te günlük olarak yayınlanmaya başlayan Fransızca sayfasında çok önemli bir rol oynadı. O, sitenin güvenliğinin sağlanması ve güncellenmesiyle ilgili günlük teknik işlerle ilgilenmenin yanı sıra, sayısız makalenin çevirisini yaptı ya da yapılmış çevirileri düzeltti.
WSWS’nin Fransızca sayfasının Marksist çözümlemenin günlük bir kaynağı olarak geliştirilmesinde geçtiğimiz on yıldan fazladır Guy ile birlikte çalışan Antoine Lerougetel, başsağlığı mesajında şunları söylüyor: “Ortak çalışmamızın ilk döneminde çok sık konuşurduk; hatta bazı dönemlerde her sabah...  Guy, bu çalışmayı, önemli bir enternasyonalist işbirliği ve Avrupalı ve Kuzey Amerikalı işçi sınıfının devrimci sosyalist bir dünya perspektifi temelinde birleştirmeye bir katkı olarak düşünürdü.  Guy için sabahın çok erken saatlerine denk gelen tartışmalarımız, sıkça, siyaset ve kültür üzerine daha kapsamlı tartışmalara dönüşüyordu. Bu şekilde, ben, sadece onun edinmiş olduğu kültürü değil; aynı zamanda, insanlık kültürünün tüm yanlarına (bilim, sanat, felsefe ve onların tarihi) olan merakını ve ilgisi öğrendim ve takdir ettim.”
Guy, Kanada’nın başkentinin tam karşısında, Ottawa Nehri’nin  Quebec yakasında yer alan, o zamanlar ağırlıklı olarak yoksul bir işçi sınıfı şehri olan Hull (Gatineau)’da 8 Eylül 1962’de doğdu.
Guy orta halli bir evde kendi kendine büyüdü. Onun büyük babası eğitimsizdi ki bu, İkinci Dünya Savaşı sonrası döneme kadar yoksul Fransız kökenli Kanadalı işçiler ve küçük köylüler arasında oldukça yaygın bir toplumsal sorundu. Guy’ın evindeki mali sıkıntılar, anne-babasının o 10 yaş civarında iken boşanmasından sonra özellikle şiddetlenmişti.
Guy,  bütün gelişmiş kapitalist ülkelerde olduğu gibi, Kanada’nın da işçi sınıfına karşı sürekli genişleyen burjuva karşı-saldırılarla karakterize edildiği bir dönemde, 1980'li yılların ilk yarısında, siyasi olarak giderek duyarlı ve aktif hale geldi.
Quebec’te, sosyal harcamaları kesen,  bir kararname ile kamu çalışanlarına hak kayıplarını içeren sözleşmeler dayatan ve ücret kesintilerine karşı öğretmenler isyan ettiğinde onları topluca işten atmakla tehdit eden René Lévesque’nin Quebecliler Partisi (PQ) hükümeti, acımasızca işçi sınıfına saldırdı.
Quebec, 1970’lerin ilk yarısında, Kuzey Amerika işçi sınıfının, kendiliğinden gelişen 1972 genel grevi de dahil, en güçlü mücadelelerinden bazılarının yaşandığı yerdi. Sendika bürokrasisi, Stalinistler’in ve Pablocular’ın yardımıyla, bu militan hareketi Quebec milliyetçiliğine ve büyük işadamlarının Quebec Partisi’ne yedekleyerek, siyasi olarak güçsüzleştirdiler. Quebecli işçilerin asi ruh halinden dehşete kapılan İngiliz Kanadası’ndaki sendika bürokrasisi ve Yeni Demokrat Partili (NDP) sosyal demokrat politikacılar, kendi bölgelerinde, bu işçi sınıfı dalgasını yalıtmaya ve boğmaya çalıştılar.
Guy’ın DEUK ve İşçiler Birliği’ne olan sempatisindeki başlıca etmen, onların uluslararası sosyalist bir perspektif (kapitalizmi devirme mücadelesinde tüm dünyadaki işçileri birleştirmek) uğruna verdikleri amansız mücadeleydi. Guy 20’li yaşlarının başlarında, Quebec milliyetçiliğini ve Quebec’in küçük burjuva milliyetçi çevreleri siyasi olarak reddetti. O, geri kalan hayatı boyunca işçi sınıfını bölmek için milliyetçilikten yararlanma yönündeki her girişimin keskin bir düşmanı oldu. 
Guy İşçiler Birliği ile ilk olarak 1985-86 yılında, Uluslararası Komite Britanya’daki İşçilerin Devrimci Partisi’nin (WRP) Troçkizm’i terk etmesini açığa vurduğu ve onu yenilgiye uğrattığı sırada ilişkiye geçti. O, daha sonra, kendisini bir Troçkist ve İşçiler Birliği’nin bir üyesi olmaya tamamıyla ikna eden şeyin, “How the Workers Revolutionary Party Betrayed Trotskyism, 1973-85” (İşçilerin Devrimci Partisi Troçkizm’e Nasıl İhanet Etti, 1973-85) başlıklı belgenin çevirisi olduğunu açıklayacaktı. Haziran 1986’da yayımlanan bu belge, WRP’nin taktiksel oportünizminin ve onun Sürekli Devrim uluslararası sosyalist stratejisini terk etmesinin ayrıntılı bir eleştirisini yapıyordu.
Guy, İşçiler Birliği’nin, Kanada ile ABD’nin 1987 yılındaki Serbest Ticaret Anlaşması’na (FTA) cevap olarak sınırın her iki yakasındaki yönetici seçkinlere karşı, ABD’li ve Kanadalı işçilerin birliğini sağlama yönündeki mücadelesini yoğunlaştırmasında önemli bir rol oynadı. Bu mücadele, Kanada sermayesinin, ABD ile artan rekabet karşısında karlarından endişe duyan daha zayıf kesimleri ve Liberal Parti ile birlik oluşturarak FTA’ya şovenist ve gerici ulusalcı ekonomik temelinde karşı çıkan sendikalara ve NDP’ye karşı siyasi bir saldırıyı gerektiriyordu.
Guy, aynı zamanda eşi Maryse ile ikiz çocukları Simon’ın ve David’in büyümesinin sorumluluğunu paylaşıyordu. O, yine de daha sonraki yıllarda siyasi gücünün önemli bir entellektüel odağı ve kaynağı olarak kalacak olan Troçkist hareketin tarihi üzerine bir çalışmaya başlayarak, kendini siyasi faaliyete kaptırdı.
Montreal’in en büyük hastanelerinden biri olan Hotel-Dieu’da hizmetli olarak çalışan Guy, partinin kamu sektörü işçileri arasındaki faaliyetine önderlik etti. O, işçileri, 1988-89’da kendini grev karşıtı yasalarla silahlandıran yerel yönetime ve hükümete karşı gelmeye niyeti olmadığı için bu yasaları sorun edinmeyen sendika önderliği ile yaklaşmakta olan çatışmalara hazırlamak için mücadele etti. Sonunda, sendikalar “toplumsal barış” adına bir genel grevi baltaladılar.
Sovyetler Birliği’nin çöküşü ve 1990’lardaki onunla bağlantılı gelişmeler, Troçkist hareketin, 1917 Rus Devrimi’ne ve sosyalist bilincin işçi sınıfının mücadelesindeki rolüne ilişkin kavrayışını derinleştirmesini gerektirmişti. Uluslararası Komite’nin faaliyetine ilişkin yoğun tartışma ve dikkatli inceleme (ki bunlar arasında, David North’un, DEUK’un 1992’de yapılan 12. Konferansına sunduğu “SSCB’nin Batmasının Ardından: Marksizm Uğruna Mücadele ve Dördüncü Enternasyonal’in Görevleri” de vardı), devrimci önderliğin krizini çözme mücadelesi ile işçi sınıfı içinde sosyalist kültürü yeniden canlandırma çabası arasındaki bağlantı olarak, Guy’ın kafasında netleşti. O, parti ve WSWS için canla başla çalıştı ve ardından çok daha önemli bir rol oynadı.  
Guy, 1990’lar boyunca, okula geri döndü, önce kimya okudu, ardından da fizike merak saldı.  Montreal Üniversite’sinde tıbbi görüntüleme araştırmalarıyla ilgilendi. O, ölmeden önce, Montreal’in iki büyük eğitim hastanesinden birinin radyo-onkoloji bölümünde tıbbi fizikçi olarak çalışıyordu. Guy, Montreal Üniversitesi Merkez Hastanesi’nde (CHUM) çalışırken, düzenli olarak bilimsel konferanslara ve araştırma projelerine katıldı ve zaman zaman uzmanlık alanıyla ilgili kurslar verdi.
Guy’ın işi zihnen yorucu ve son derece stresliydi. Onun görevi kanser hastalarına verilen radyasyon dozunun ayarlanmasına karar vermeyi ve kanser tümörlerinin tıbbi görüntülenmesinde kullanılan yüksek teknoloji ürünü makinelerin bakımını kapsıyordu. Yapılacak bir hata, tedavi olanlar için yıkıcı sonuçlar doğurabilirdi.
Guy, çoğu zaman günde 10, hatta 12 saat çalışıyordu. O, buna rağmen, her zaman, SEP (Kanada) önderliği içindeki tartışmalar da dahil, siyasi çalışmalara katılmaya çabalıyordu. 
Onunki öyle bir coşkuydu ki, yoldaşlar, Guy’a, zaman zaman, bütün iyiniyetine rağmen onun görevleri yerine getirememesiyle ya da kendisini fazlasıyla yormasıyla sonuçlanacağı için, siyasi faaliyete ayırabileceği zamanı ve enerjiyi abartmamasını hatırlatırdı.
Guy, iğneleyici bir mizah duygusuyla donanmış neşe dolu bir insandı. Onun, yukarıda değinildiği gibi, tarih, bilim, sanat ve felsefe dahil bir dizi konuda büyük bilgisi vardı; bu bilgiyi paylaşmak için daima istekliydi ve entelektüel olarak her zaman meraklıydı. 
Guy, hayatını sürdürmek için seçtiği yol ile gurur duyardı. Özveriliydi ama onun davranışlarında, eziyet çekmenin en küçük bir izi yoktu. Onun her türlü özveriye hazır olması, siyasi ve teorik olarak kapitalizmin krizine ve devrimci önderliğin belirleyici önemine ilişkin Marksist bir kavrayış ile mayalanmış bir ruh zenginliğinin ürünüydü.
Yıllarca Guy’la yakın çalışma ve ona hem yoldaş hem de dost deme ayrıcalığına sahip biri olarak, yaşamının son yıllarının, onun en mutlu yılları arasında olduğunu söyleyebilirim. Onun tıp fizikçisi olarak işi son derece yorucu olmakla birlikte, ona iyi bir toplumsal ve kültürel hoşnutluk sağlıyordu.
O, dört yıldan uzun bir süre önce, kendisi de bir tıp doktoru olan yeni eşi Viviane’i bulmuştu. Eşi, Guy’ın yaşamını aktarırken, onun SEP’e ve Dördüncü Enternasyonal’e olan tutkulu bağlılığının, ailesine (özellikle iki çocuğuna ve dört torununa) olan sevgisi ve onların yokluğun ve zulmün olmadığı daha iyi bir dünyada yaşamaları yönündeki kararlılığı ile ilişkili olduğunu vurguluyordu.  
Son ama son derece önemli olan şu ki, Guy, Stalinizm’in mirasının üstesinden gelmede ve işçi sınıfına sosyalist bilinç aşılamada karşı karşıya olunan büyük zorlukları kabul ederken, DEUK’un ve WSWS’nin etkisinin genişlemesinden memnundu. 
Öğrencilerin, yüzlerini, büyük şirketlerin kemer sıkma programlarını yenilgiye uğratabilecek tek toplumsal güç olarak işçi sınıfına dönmelerini savunan makalelerin ve bildirilerin yazılmasına, basılmasına ve dağıtmasına yardımcı olan Guy, SEP’in altı ay süren 2012 öğrenci grevine yönelik müdahalesinde önemli bir rol oynamıştı. SEP’in uyarmış olduğu gibi, sendikalar, kendi siyasi uzantıları olarak faaliyet gösteren öğrenci dernekleri ile birlikte, böylesi bir sosyalist perspektifin yokluğunda, öğrenci mücadelesini yalıttılar ve Charest önderliğindeki Liberal Parti hükümeti karşıtı kitlesel muhalefeti sağcı PQ hükümetinin seçilmesine yedeklediler.
Tarihsel materyalizmin temellerini ya da DEUK’un Pablocu oportünizme karşı mücadelesinin önemini açıklayan tarihsel ve teorik çalışmalara sabırla zaman ayıran Guy, genç üyelerin eğitimine aşırı bir ilgi duyuyordu. 
Guy, yaşamının son haftalarında, Uluslararası Komite’nin son konferansının DEUK’u “emperyalist şiddetin ve militarizmin yeniden canlanmasına karşı devrimci muhalefetin uluslararası merkezi” yapma kararını uygulamaya ilişkin tartışmalara katıldı. O, Kanada SEP’in teorik ve politik temellerini güçlendirme ve faaliyetlerini genişletme yönünde bununla bağlantılı inisiyatifler geliştirme konusunda son derece coşkuluydu. 
Guy’ın yaşamı, trajik bir şekilde kısa kesildi. Bu, ailesi, arkadaşları ve yaşamının merkezine koyduğu devrimci parti için büyük bir kayıptır. Onun kişisel ve siyasi olarak verebileceği çok daha fazla şey olduğundan hiç şüphe yok. 
Bununla birlikte, onunki, DEUK’un ve SEP’in uluslararası işçi sınıfının devrimci seferberliğinin siyasi aracını biçimlendirme çalışmasının üzerinde iz bırakan dolu dolu bir yaşamdı ve bu yüzden, onun mirası varlığını sürdürecek.