USW ihaneti dayatıyor ve devam eden petrol grevlerini bitirmeye çalışıyor
Birleşik Çelik İşçileri Sendikası (USW), Amerika Birleşik Devletleri çapında işçilere şirket yanlısı anlaşmasını dayatmaya çalışır ve hala direnenleri yalıtırken, on binlerce işçi, altı eyalette, BP, Marathon, LyondellBasell ve Tesoro rafinerileri ve petro kimya tesislerinde greve devam ediyor.
California ve Washington eyaletlerindeki San Antonio merkezli Tesoro rafinerilerindeki yerel sözleşmeler üzerine oylama Pazar günü başladı ve onun önümüzdeki hafta devam etmesi planlanıyor. Shell’in ve Suudi merkezli Aramco’nun ortak mülkiyetinde bulunan Texas ve Louisiana’daki üç Motiva Enterprises rafinerisinde işçilerin bu hafta işe dönmeleri planlandı. Shell’in Texas-Deer Park’taki rafinerisinde grev yapan saat başı ücret alan işçiler, geçtiğimiz Perşembe günü yeni bir sözleşmeyi onayladılar ve onların iki hafta içinde işbaşı yapmaları bekleniyor.  
USW’nin Shell ile 13 Mart’ta vardığı model anlaşma, petrol şirketlerinin, tehlikeli bir şekilde yüksek seviyedeki zorunlu fazla mesai sorununun ve tam zamanlı sendikalı bakım işçilerinin yerini saat garantisi, sağlık hizmetleri ve emeklilik ödemesi olmayan taşeronların alması uygulamasının üzerine gitmeye yönelik hiçbir taahhüdünü içermiyor. Anlaşma, ayrıca, zar zor enflasyon seviyesine ulaşan yüzde 12’lik yetersiz bir artışı ve petrol şirketlerinin (en büyük beşi geçtiğimiz yıl 90 milyar dolar kazandı) işçileri sağlık hizmetleri maliyetinin beşte birini ödemeye zorlamasına olanak sağlıyor.
Çeşitli yerlerde gerçekleşen işe dönme yönündeki oylamalar, yaklaşık iki ay özveride bulunan işçilere bir hakaret olan bu satışa verilmiş bir onay değildir. Tersine, pek çok işçi, USW’nin onları bir çıkmaz sokağa sürüklemiş olduğunun ve USW yönetimi altında devam eden grevin başarısız olacağının farkında. 
USW, başından beri, sanayide örgütlü 30.000 işçinin yalnızca bir bölümünü greve çağırdı ve ardından, işçilere boyun eğdirmek amacıyla onları aç bırakmak için yönetimle birlikte çalıştı. Sendika, 350 milyon dolarlık grev fonundan hiçbir nakit yardımı sunmadı ve işçileri, faturalarını ödemek için sendikaya yalvarmaya ya da sosyal yardıma başvurmaya zorladı. 
USW’nin başlıca kaygısı, grevin, USW’nin yakın müttefiki olan Obama yönetimi ile siyasi bir çatışmaya tırmanmasını önlemekti. 
Pazar günü, Los Angeles yakınındaki Tesoro Carson rafinerisindeki grevci işçilerin oylaması sırasında, yüzlerce işçi, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin destekleyicilerinin, onları ihanet sözleşmesini reddetmeye ve USW Local 675 yetkililerinin yıldırma çabalarına karşılık bütün petrol işçilerini bir genel greve çağıran bildirisini aldı.  
Bir işçi, “Bu sözleşmeye karşı oy kullandım. Mutlu değiliz ama grev hattındaki yedi haftadan sonra, sendikanın yardımları ödememesi ile birlikte, birçok insan hayal kırıklığına uğradı ve sadece işe dönmeyi istedi. Onlar, kendilerini boşuna grev yapmış gibi hissediyorlar.” 
Birkaç yetkili sendika salonundan çıktı ve işçilerin bildirileri almasını önlemeye çalıştı ama bunda başarısız oldu. Onların arasında, Demokratik Parti yetkilileriyle yakın bağlara sahip sözde “sol” bir sendika lideri olan, USW Local 675’in önde gelenlerinden sayman Dave Campbell ve Siyah Kongre Konseyi [ABD Kongresi’nin siyah üyelerini temsil eden bir örgüt] üyesi Maxine Waters da vardı. Campbell, California-Torrance yakınında bulunan ExxonMobil rafinerisindeki işçilerin USW’ye meydan okumasını ve tesiste 18 Şubat’ta yaşanan bir patlamanın ardından greve katılmasını engellemede merkezi bir rol oynamıştı.
USW’nin greve devam eden işçileri savunmak için hiçbir şey yapmayacağını iyi bilen şirketler, BP’nin Indiana- Whiting’de ve Ohio-Toledo’da işlettiği tesislerde, LyondellBasell Industries’in Houston rafinerisinde ve Marathon Petroleum Corporation’ın Texas- Galveston Bay’de ve Kentucky- Catlettsburg rafinerilerindeki yerel görüşmelerde son derece katı bir tutum sergiliyorlar.
Catlettsburg rafinerisinde, USW ile Marathon arasındaki görüşmelere geçtiğimiz hafta bir federal arabulucu katıldı.
Indiana’daki BP rafinerisindeki USW yetkilileri, Chicago Tribune’e, petrol şirketinin stratejisinin “Vali (Scott) Walker’ın Wisconsin’deki senaryosunu yenilemek” olduğunu anlatan Local 7-1 başkanı Dave Danko ile birlikte, işçilerin “toplu sözleşme hakları”nın savunucularıymış gibi görünmeye çalışıyorlar.
Gerçekte, Danko, USW’nin geri kalan kısmı gibi, petrol işçilerinin haklarını hiçbir şekilde umursamamaktadır. Local 7-1 yetkilileri, Shell ile ihanet anlaşmasını bütünüyle onaylarken, WSWS muhabirlerinin 1.100 işçinin grevde olduğu rafinerideki işçiler ile grevin genişletilmesini tartışmasını önlemeye uğraştılar. USW’nin yerel yetkililerine göre “toplu sözleşme”, aynı USW International gibi, üyelerine [grevde] ödenmesi gereken parayı asgari miktarda tutarken, yalnızca, bir masanın etrafında oturmak ve işçilerin ücretlerinin ve çalışma koşullarının altını oymada işbirliği yapmak için işgücü yönetim komitelerinde daha fazla yer anlamına gelmektedir.
BP’nin Fuels North America ‘daki baş işletme görevlisi Doug Sparkman, işçilere gönderdiği bir mailde, “Bizler, Whiting ve Toledo için, güvenilir, sürdürülebilir ve rekabetçi faaliyetleri güvence altına alan, işçilere adil bir şekilde ücret ödemeye devam eden ve yönetime sözleşme süresince gerekli değişiklikleri yapma esnekliği sağlayan toplu sözleşme anlaşmaları teklif ediyoruz…” diye yazdı.
USW Local 7-1 başkanı Danko da, Tribune’e, “İşe dönmek için BP ile çalışmaya devam edeceğiz. Bazı noktalarda anlaşacağımıza eminim.” diye konuştu.