Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ÇKP hiziplerini hedef alıyor

Devlet Başkanı Şi Jinping’in hükümeti, Çin Komünist Partisi (ÇKP) içindeki sözde yolsuzluk karşıtı kampanyasına devam ediyor. Devlet medyası, geçtiğimiz hafta sonu, iyi bilinen ama nadiren tartışılan bir olgu olan parti içindeki hiziplerin varlığını kınadı.
Çin’in Şinhua haber ajansı, Şi’nin tasfiye etmeyi planladığı ve “kaplanlar” adı verilen güçlü hükümet üyeleriyle bağları bulunan üç hizipten bahsetti. Bunlar, “Güvenlik Çetesi”, “Petrol Çetesi” ve “Şansi Çetesi” idi. People’s Daily gazetesindeki bir başmakalede,  “Görevlilerden oluşan bazı klikler, aslında, menfaat sağlamaya yönelik asalak ilişkilerdir.” diye yazıldı.
Yolsuzluk, Çinli Stalinist bürokrasisin her tarafına yayılmış durumda. Çin önderliğinin tamamı, 1980’lerden beri kapitalizmin restorasyonunu yönetirken, devlet mülkiyetinin yağmalanması yoluyla kendisini zenginleştirdi. Bununla birlikte, hedef alınan üç hizip, Devlet Başkanı Şi’yi ve onun Çin devlet işletmelerini daha fazla özel ve yabancı sermayeye açma yönelimi için bir tehdit oluşturan “kaplanlar” ile yakın bağlara sahip.
Partiden ihraç edilmiş ve Aralık ayında tutuklanmış olan Zhou Yongkang, Güvenlik ve Petrol hizipleriyle yakın bağlantılara sahip. Zhou, 2012’de emekli olana kadar Siyasi Büro Daimi Komitesi’nin bir üyesiydi.  O, aynı zamanda, ülkenin güvenlik şefi olarak görev yapmıştı.  
Zhou 2012’de emekli olduğunda, Sinopec Group ve China National Petroleum Corp. gibi Çinli petrol şirketleri, bazı hükümet bakanlıklarından daha güçlü olarak görülüyordu. Onun emekliliğine, Petrol hizbinin gücünde bir azalma eşlik etti. Brookings Enstitüsü beyin takımının kıdemli üyesi Çeng Li, o yıl şunu belirtmişti: “Böylesi hizip temelli bir grubun sonu, uzun vadede, büyük olasılıkla, genelde ekonomik reformlara yarar sağlayacaktır.”
Son dönemde hedef alınan bir diğer kişi olan Ling Jihua’nın, Şansi hizbinin kurucusu olduğu sanılıyor. Ling, eski devlet başkanı Hu Jintao’nun “Gençlik Birliği” hizbinin bir üyesi olmanın yanı sıra, onun başyardımcısıydı.  Şinhua haber ajansı, 22 Aralık’ta, Ling’in, “ciddi disiplin ihlalleri”nden soruşturulduğunu açıkladı.
Ling, Eylül 2012’de etkisini aniden kaybedene kadar, Siyasi Büro’ya adaydı. O, 23 yaşındaki oğlu Ling Gu’nun ölümüne ve onunla beraber arabada olan iki kadının ağır yaralanmasına (kadınlardan biri daha sonra öldü) neden olan bir araba kazasının üstünü örtmeye çalıştıktan sonra, yolsuzlukla suçlanmıştı. Ling, iddiaya göre, oğlunun ölmüş olduğunu kamuoyu önünde kabul dahi etmezken, kadınların ailelerine kazayla ilgili olarak sessiz kalmaları için sus payı ödemiş.
Şansi hizbi, ismini, kömür zengini Şansi eyaletinden alıyor. Ling’in abisi Zhengce’nin de aralarında olduğu aile üyelerinin çoğu, yerel hükümette makam sahibiydi. Hükümet, Haziran ayında, disiplin ihlallerini gerekçe göstererek yaşlı Ling’i soruşturmaya tabi tuttu. Ling Zhengce, Şansi’nin imar ve reform komisyonu başkanı olarak görev yapmıştı. Bu kurul, yerel ekonomi ve kalkınma projelerini yönetiyordu.  
2013’ten beri, kömür madenciliğin geliştirilmesine karışanlar da dahil, Ling Zhengce’ye yakın olan onlarca Şansi yetkilisi, ya soruşturuldu ya da görevlerinden alındı. Japonya’da yayımlanan Asahi Shimbun gazetesinin alıntı yaptığı Pekin’deki bir diplomatik kaynak, Zhengce’ye yönelik derinlemesine soruşturmada, “eyaletteki mevcut kömür imtiyazları yapısının kaldırılmasının veya Ling ailesine (görevi suistimalden) suçlama yöneltilmesinin muhtemel olduğu”nu söylüyor. 
Pekin, Çin’in, kömürü ve petrolü kontrol edenler gibi devlete ait işletmelerini özel ve yabancı sermayeye daha fazla açıyor. Egemen seçkinlerin kimi kesimleri, bu gündeme, yalnızca, kendileri devlet denetiminden çıkar sağladıkları için karşı çıkıyorlar. Çin işçi sınıfı pahasına yürütülen hızlandırılmış piyasaya yanlısı yeniden yapılanma politikaları, Merkez Komite’nin 2013’teki plenumunda onaylanmış; 2014’teki plenumda da yeni önlemler ilan edilmişti. 
Zhou ve Ling, Şi’nin ekonomik gündeminden kaynaklanan çatışmalarla ilgili olarak gündeme gelen bir dizi üst düzey soruşturmanın ve ÇKP’den atılmanın sadece en son örnekleridir. Zhou’nun arkadaşı ve Çongçing’in eski parti patronu Bo Şilay, Ağustos 2013’te tasfiye edildi. Ordunun üst düzey karar alma organı Merkezi Askeri Komisyon’un eski başkan yardımcısı Şu Çayhu, rüşvet aldığını itiraf etmesinin ardından, halen yargılanmayı bekliyor. O, Ekim ayında partiden çıkartılmıştı. Üçü Zhou’ye yakın olan diğer altı yetkili, geçtiğimiz Ekim ayındaki plenumda partiden çıkartıldı. 
Bo, Hu, Zhou ve Ling’in ihraç edilmesi, Şi’nin olası rakiplerini saf dışı bırakmakta ve Çin Devlet Başkanı’nın, mevcut yedi üyeden beşinin emekliye ayrılmasının beklendiği 2017’deki 19. Parti Kongresi’nde Siyasi Büro Daimi Komitesi’ne siyasi müttefiklerini yığmasının önünü açmaktadır. Eskiden Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde çalışan Zhang Lifan, “’Yeni Dörtlü Çete’ denilen grup, iktidarın ordudan partiye geçmesini her yönüyle örten çok güçlü bir siyasi grubu temsil ediyordu.” diyor.
ÇKP’deki tasfiyelerde toplumsal huzursuzluk da büyük bir rol oynuyor. Çinli işçiler, işçi sınıfını uluslararası sermaye için bir ucuz emek kaynağı olarak sunma yoluyla kendisini zenginleştiren yozlaşmış önderliğe karşı giderek daha çok düşman oluyorlar. Pekin’de, zenginler ile ÇKP’nin iktidarda kalmasını tehdit edebilecek Çin’in 400 milyonluk güçlü işgücü arasındaki derinleşen toplumsal eşitsizlikten endişe duyuluyor. Geçtiğimiz yıl Hong Kong’da ve yurtdışında yaşanan protestolar, Çin anakarasında huzursuzluğu tetikleyebileceği korkusuyla ciddi ölçüde sansürlendi.
ABD Brookings Enstitüsü’nden Çeng Li, geçtiğimiz Temmuz’da şu yorumu yapmıştı: “Ciddi bir meşruiyet krizine neden olan yolsuzluk, Çin Komünist Partisi’ni mahvediyor. Bu yıl, Tiananmen’in 25. yıldönümü. Eğer benzer bir olay olursa, halk ve ordu partiyi destekleyecek mi? Hayır, çünkü onlar aşırı yozlaşmış durumda.”  
1989’da, Pekin’in merkezindeki Tiananmen Meydanı’ndaki öğrenci protestoları, artan eşitsizliğe ve ÇKP’nin benimsediği kapitalist piyasa eliyle üretilen bürokratik vurgunculuğa karşı geniş çaplı bir işçi sınıfı isyanını tetiklemişti. Bugünkü sözde yolsuzluk karşıtı kampanya, ÇKP rejimi tarafından, halkın öfkesini gidermek ve ordunun bağlılığını sağlamaya çalışmak için yürütülen umutsuz bir çabadır. Çünkü bu gündem yeni bir düzey edinmiş durumda.