Çin ekonomisi aşağı yönlü baskı altında
Çin hükümeti, Başbakan Li Keqiang’ın 5 Mart Perşembe günü başlayacak olan Ulusal Halk Kongresi’ndeki konuşmasında, bu yılki büyüme oranı hedefini düşürmeye hazırlanıyor. Büyümenin, son çeyrek yüzyıldaki en düşük oran olan geçtiğimiz yılki yüzde 7,4’lük büyümenin ardından, yüzde 7 olması bekleniyor.
Önde gelen bir hükümet düşünce kuruluşu olan Devlet Enformasyon Merkezi, Pazartesi günü, Çin’in, önemli bir deflasyon ve zayıflayan bir emlak ve gayrimenkul sektörü riski ile karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu ve ekonominin ilk çeyrekte yüzde 7 büyüyeceğini tahmin etti. Kuruluş, Çin’in ekonomik büyümesinin, yapısal düzenlemelerin ortasında “hala aşağı yönlü ağır bir baskı ile karşı karşıya olduğunu” ve “dibi aramaya” devam edeceğini söyledi.
Diğer kaynaklar, bu yılın ilk üç ayındaki büyüme oranının, imalat faaliyetinin Şubat’ta birbiri ardına aylık bazda ikinci kez küçülmüş olduğunu gösteren hükümetin Satın Alma Yöneticileri Göstergesi’nin yayınlanmasının ardından, yüzde 7’nin bile altına inebileceğini öngörüyorlar. 
Çin Halk Bankası (PBoC), kötüleşen ekonomik görünüme yanıt olarak, Kasım ayındaki benzeri bir indirimin ardından, Cumartesi gecesi, gösterge faiz oranlarında yüzde 0,25 puanlık ek bir indirim açıkladı ki böylesi bir indirim iki yıl içinde ilk kez oluyor. Bu, bu türde son hamle olmayabilir. Bir PBoC yetkilisi, faiz oranındaki indirimin ana nedenlerinin, “deflasyonist risk” ve emlak piyasasındaki yavaşlama olduğunu söyledi.
BNP Paribas, dün yayınlanan bir notta, Haziran ayının sonundan önce, faiz oranında ikinci bir indirim beklediğini açıkladı: “Ocak ve Şubat aylarındaki ekonomik büyüme, hükümetin beklediğinden daha keskin bir şekilde kötüleşti. Deflasyon riski, bundan önce olduğundan çok daha büyük görünüyor.”
Enflasyonun ana ölçüsü olan tüketici fiyat endeksi, Ocak ayında, önceki yıla göre sadece yüzde 0,8 artarken, metaların fabrika çıkış fiyatlarını ölçen Çin üretici fiyat endeksi son üç yıldır düşüyor ki bu, kaydedilen en uzun dönem. Enflasyondaki artış, küresel mali krizin sonrasında, Kasım 2009’dan beri en düşük oranda.
Düşük enflasyon ve de düşen fiyatlar, diğer büyük borçlarla birlikte, yerel hükümet makamlarının, emlak üreticilerinin ve diğerlerinin gerçek borç yükünü artırıyor. PBoC’nin kararı, ekonomiye genel olarak bir teşvik sağlamaktan çok, söz konusu alanlardaki borç baskısını bir miktar hafifletmeyi amaçlıyor. Çin’in, bağlantılı olduğu inşaat ve mobilya gibi sektörleri ile birlikte Çin gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık dörtte birini oluşturan gayrimenkul piyasası geçtiğimiz iki yıldır geriliyor.
Başlıca bir gayrimenkul veri sağlayıcıya göre, yeni evlerin ortalama fiyatı, Aralık’taki yüzde 2,7 ve Ocak’taki yüzde 3,1’lik düşüşe kıyasla, Şubat ayında yüzde 3,8 geriledi. Emlak üreticileri, bir konut fazlalığı ve başlamış oldukları projeleri tamamlamak için ek finansman güvencesi sağlamada yaşanan sıkıntı nedeniyle zorluklarla karşı karşıya. 
Ekonomik sıkıntılar burada bitmiyor. 2.000’den fazla sanayi firması ile ilgili son bir araştırma, onların üçte birinden fazlasının, sorunlarının ana nedeni olarak ülke içinde ve uluslararası alanda ürünlerine yönelik talebin zayıflamasını gösterdiklerini ortaya koydu ki bu, gevşek para politikasının onlara çok az ya da hiç fayda sağlamayacağına işaret ediyor.
Çin’in “çevrimsel ve yapısal uyum”unun bir diğer zor yılıyla yüz yüze olduğu uyarısında bulunan Hong Kong’daki Barclays’in baş ekonomisti Chang Jiang, “Daha fazla parasal gevşeme, daha düşük bir büyüme ve deflasyon sarmalını önlemeye yardımcı olacaktır ama büyümenin önemli ölçüde yükselmesi olası değil.” dedi.
Merkez bankasının faiz oranlarına ilişkin hamlesi, egemen finansal ve hükümet çevrelerinde, çatışma değilse de, bazı anlaşmazlıklara konu oldu. Uzun süredir bu görevde olan Merkez Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan’ın, kredilerde gevşemeye yol açması ve özellikle emlak yapsatçılığı gibi spekülatif alanlardaki borç sorunlarını kötüleştirebileceği için, faiz oranı indirimleri gibi kapsamlı hamlelere karşı olduğuna inanılıyor. Ama Merkez Bankası, hükümetten gelen, büyümeyi artırmak ve işletmeler üzerindeki baskıyı azaltmak için önlemler alma baskısı altında.
Wall Street Journal, geçtiğimiz yılın Eylül ayının sonlarında, mali politikanın yönü konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle Zhou’yu istifa ettirmek için hamleler yapıldığını yazmıştı. Gazete, en son faiz oranı indirimi üzerine haberinde, ismi açıklanmayan bir merkez bankası yetkilisinin ağzından, gevşeme önlemlerinin, “Zhou’nun uzun süredir ısrar ettiği şeyin açıkça tersine çevrilmesi” olduğunu aktardı. 
Faiz indirim kararının ve düşük büyüme öngörülerinin, Çin’in çok ötesine yayılan sonuçları bulunmaktadır. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olarak Çin’in yavaşlaması, bir bütün olarak dünya ekonomisi üzerinde daha fazla engel işlevi görecektir. Buna ek olarak, faiz indirimi, diğer merkez bankaları tarafından alınan ve giderek ilan edilmemiş bir kur savaşı haline gelen bu tür bir dizi önlemin ortasında,  yuanın değerini düşürme eğilimi gösterecektir.
Morgan Stanley Asia’nın eski yönetim kurulu başkanı olan ve uzun süredir Çin ekonomik eğilimlerini gözleyen Stephen Roach, dün Australian Financial Review’da yayımlanan bir makalesinde, kur savaşlarının şiddetlenmekte olduğunu ve Çin’in onlardan gelen darbelerin ceremesini çektiğini kaydetti.
Roach’a göre, Uluslararası Ödemeler Bankası’nın sağladığı rakamlara dayanarak, Çin’in başlıca ticari ortaklarının ağırlıklı ortalamasına göre hesaplanan reel efektif döviz kuru, son dört yıl içinde yüzde 26 artmış. Bu, “azalan ihracata” ve artan deflasyon riskine yol açıyordu. Bu tür bir durum yuanın zayıflatılmasını telkin edebilirdi ama Roach, bu yönde herhangi bir hamlenin “ciddi bir hata” ve “dünya ekonomisi için son derece sorunlu” olacağı uyarısında bulunuyor.
Bir yuan devalüasyonu, büyük ihtimalle, ABD Kongresi’nden bir misilleme getirecek ve “eşi görülmemiş parasal genişlemenin, rekabetçi para birimi devalüasyonunun dünyanın başlıca ihracatçıları için bir kural haline geldiği bir dönemde küresel kur savaşında keskin bir tırmanma”ya yol açacaktır.