Çin hava savunma sahası üzerine gerilimler tırmanıyor

Japonya ile Güney Kore’nin askeri uçaklarını dün (28 Kasım) Çin’in sınırlarını yeni belirlediği “hava savunma tanıma sahası’’na (ADIZ) sevk etmesinin ardından Doğu Çin Denizi’ndeki gerilimler artmaya devam etti. Hem Japonya hem de Güney Kore hükümetleri, ABD yönetimini izleyerek, kendi uçaklarının Çin’in uçuş planlarını belirleme, onların milliyetini tanımlama ve radyo temasını sürdürme talimatlarını görmezden geleceklerini açıkladı.
Geçen hafta kışkırtıcı bir şekilde ADIZ’i açıklayan Çin, şimdi ABD ve onun müttefiklerinden gelmeye devam eden meydan okumalara göğüs geriyor. Salı günü, ABD iki B-52 bombardıman uçağını, Çin’in kurallarını izlemeksizin Guam’daki hava üssünden bölgeye uçurdu. ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, Pekin’in kendi hava savunma sahasına dahil ettiği tartışmalı Senkaku/Diaoyu adaları üzerine Çin’le olan herhangi bir çatışmada Japonya’yı destekleyeceğini açıkladı.
ADIZ’i kabul ettirmedeki başarısızlığı nedeniyle içeride milliyetçi bir eleştiri ile karşı karşıya kalan Çin hükümeti, hava sahasında devriye gezmesi için bir erken uyarı uçağı ile birkaç gelişmiş Su-30 ve J-11 avcı jeti gönderdi. Bir Çin hava kuvvetleri sözcüsü, bu hamlenin “bir savunma önlemi ve alışıldık uluslararası uygulama ile uyumlu” olduğunda ısrar etti.  
Çin savaş uçakları, Japon ve Güney Kore uçaklarına meydan okumak için acil havalanmadığı için durum kontrolden çıkmadı. [Sürece] dahil olan tüm hükümetler, içeride keskinleşen toplumsal gerilimleri başka yöne saptırmanın bir aracı olarak milliyetçi duyguları harekete geçirmiş durumda. Tarafların her birinin sözünden dönemeyeceğini hissettiği böyle hararetli durumlarda, yanlış hesaplamalar, hızla Çin savaş uçakları ile Japonya, ABD ve Güney Kore'den gelenler arasında bir hava çatışmasına yol açabilirdi.
Her bir taraf sertlik yanlısı bir tutum alıyor. Güney Kore, askeri keşif uçağının Çin tarafından da hak iddia edilen bir batık kaya/Leoda (Çin’de Suyan olarak bilinir) üzerindeki “rutin” bir görevi yürüttüğünü iddia etti. Güney Kore savunma bakanı yardımcısı Baek Seung-joo, Pekin’e, hava sahasını yeniden gözden geçirmesi çağrısında bulundu ki bu talep, Çin askeri yetkilileri tarafından dün reddedildi.
Başbakan Shinzo Abe’nin Japon hükümeti, bu meseleyi ülkeyi yeniden askerileştirme planlarını ilerletmek için uygun bir bahane olarak görüyor. Kabine Baş Sekreteri Yoshihide Suga, dün, Japon uçaklarının, “Çin’in statükoyu zor yoluyla tek taraflı olarak değiştirme girişimi karşısında kendi topraklarını korumak için, gözetim/devriye faaliyetlerini kararlılıkla devam ettireceklerini” açıkladı. 
İktidardaki Liberal Demokrat Parti, Çin’in hava savunma sahasını geri çekmesini talep eden bir kararı onayladı. Yasa tasarısı, Çin’in kararını tek taraflı bir hamle ve Pekin’in “anlamsız yayılmacılığı”nın bir ifadesi olarak eleştirdi. Hükümetin emriyle, Japon havayolları, bu sahanın üzerinde uçan uçakların uçuş planlarını Çinli yetkililere vermiyor. 
Washington ABD havayollarından uçuş planlarını Pekin’e bildirmesini istemedi. Bunun yerine, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki, dün, Doğu Çin Denizi bölgesi üzerinden geçen Amerikan havayollarına bir güvenlik uyarısı yaptı.
Çin savunma bakanlığı sözcüsü Yang Yujun, dün düzenlediği bir basın toplantısında, Japonya’nın talebini sözlü olarak cevapladı: “Eğer onlar kararımızın geri çekilmesini isterse, biz de Japonya’nın önce kendi hava savunma tanıma sahasını iptal etmesini isteriz.” Yujun, Japonların tartışmalı Diaoyu/Senkaku adaları çevresindeki ADIZ’e girerek, gözetim yapan Çinli deniz ve hava araçlarını taciz ettiği için Japonya’yı eleştirdi.
Yang Yujun, aynı zamanda, oldukça savunmacı şekilde, Çin hava savunma tanıma sahasının “uçuşa kapalı alan” olmadığını ve Çin’in hava sahasının genişletilmediğini açıkladı. Onun sadece bir erken uyarı bölgesi olduğunu söyledi. Yang Yujun, Çinli yetkililerin Cumartesi günü açıkça belirlenmemiş “acil savunma önlemleri” uyarına rağmen, Çin’in ADIZ’deki izin verilmemiş uçakları vurabileceği olasılığını önemsemedi. 
Bu açmaz, Obama yönetiminin tüm bölgede Çin’e yönelik bir diplomatik saldırıyı ve askeri güçlenmeyi de içeren “Asya’ya dönüş”ü eliyle beslenerek sürekli artan gerilimlerin bir sonucudur. Washington kangren haline gelmiş deniz anlaşmazlıklarında Pekin’e karşı daha sert bir tutum almaları için Japonya ve Filipinler gibi önemli müttefiklerini teşvik ediyor.
Geçtiğimiz yıl boyunca Japonya ile Çin arasındaki Diaoyu/Senkaku adaları üzerinde yaşanan karşılıklı meydan okuma, önemli ölçüde Japonya’nın kayalıkları, ıssız kaya parçalarını millileştirmesinden sonra kızışmıştı. Abe hükümeti bölgedeki devriyelerini artırdı ve hatta Japonya hava sahasına giren Çin’e ait insansız hava araçlarını vurmakla tehdit etti
Çin’in geçen haftaki ADIZ açıklaması, Japonyanın tartışmalı adacıklar üzerindeki kontrolüne ve Tokyo’yu destekleyen Washington’a meydan okumak amacıyla atılmış hesaplı bir adımdı. O, aynı zamanda, Çin anakarasının hemen açıklarındaki sularda ve hava sahasında sıklaşan ABD askeri keşiflerini hedef alıyordu.
Financial Times’ta bugün yer alan bir yorumda, anlaşmazlık Çin ve Japonya’ya odaklanmış görünüyor deniyor ve ekleniyor: “Daha endişe verici ve akla yatkın yorum şudur: Pekin Batı Pasifik’te ABD’ye göğüs germeye karar vermiş durumda. Doğu Asya, her zamankinden daha tehlikeli bir yer haline geliyor.”
Makale şöyle devam ediyor: “Bilinçli veya değil; Pekin şimdi Senkaku adaları çevresindeki hava sahasının kontrolünü ABD’nin Doğu Asya’ya güvenlik taahhüdünün turnusol testine dönüştürmüş durumda. Washington’ın, Çin’in kısıtlamalarını kabul etmesi, bölgedeki her ulusa, Çin yayılmacılığına karşı statükoyu savunmada ABD’ye güvenilemeyeceği sinyalini gönderecektir.”
Obama yönetiminin böyle bir sinyal göndermeye hiç niyeti yok. O, bu konuya en etkili ve pervasız biçimde parmak basmak için nükleer kapasiteli B-52 bombardıman uçaklarını bölgeye sevk etti. Dahası, gerilimleri canlandıran, “Çin’in yayılmacığı” değil; aksine, ABD’nin Asya’daki egemenliğini sürdürme kararlığıdır. Washington, sadece Çin anakarası yakınındaki Japonya ile Güney Kore’deki ABD askeri üstlerini de içeren mevcut statükoyu sürdürmeye değil; aynı zamanda, Çin’i kuşatmak için Asya’daki askeri varlığını da arttırmaya niyetli.
ABD’nin tepkisi Pekin’i bir ikileme sokmuş durumda. Financial Times makale, şu sonuca varıyor: “Çinli karar alıcılar, iyi birer tarih öğrencileridir. Almanya’nın 19. yy sonundaki yükselişi, Pekin'in dış politika seçkinlerinin ders programlarında uzunca süre belirgin bir şekilde işlendi. Bu yetkililer, ziyaretçilere, Çin’in, Kayzer’in Almanya’nın komşularını onun büyük güç konumuna yükselmesi karşısında birleştiren hatalarını tekrar etmeyeceğini anlatıyor.” 
Pekin şimdi, ADIZ’i ilan ederek, tam da bunu [Kayzer’in hatasını] yapmayı başarmış durumda. Çin’in desteğini almaya çalıştığı Güney Kore ve Japonya ile Avustralya bu karara karşı uyum içinde oldular. Financial Times, ayrıntılarıyla açıklamasa da, Almanya’nın yükselişine yapılan gönderme, 2013 Asya’sının giderek 1913 Avrupa’sına benzediğine ilişkin açık bir uyarıdır. Kapitalizmin küresel krizi, Birinci Dünya Savaşı barbarlığının fitilini ateşleyen rakip güçler arasındaki gerilimleri büyük ölçüde şiddetlendiriyor.
29 Kasım 2013