Japonya Başbakanı, Sri Lanka’ya Çin ile bağlarını zayıflatması için baskı yapıyor
Shinzo Abe’nin iki günlük Sri Lanka ziyareti, Japonya’nın Güney Asya’daki etkisini Çin aleyhine güvence altına almaya yönelik daha geniş bir yönelimle bağlantılıydı.
Japonya Başbakanı Shinzo Abe, hükümetinin Çin’in Güney Asya’daki etkisini kırmak için uyguladığı sert hamlelerin bir parçası olarak, 7 ve 8 Eylül tarihlerinde, Sri Lanka’da iki gün geçirdi. Bu, son 24 yıl içerisinde bir Japon Başbakan’ı tarafından Sri Lanka’ya gerçekleştirilen ilk ziyaretti. Abe’ye, ziyareti sırasında Hitachi, Sumitomo, Mitsubishi, Tomo Digi, Onomichi Dockyard ve Noritake gibi şirketlerin CEO’ları eşlik etti.
Japon Hükümeti, geçtiğimiz yıl boyunca, Doğu Çin Denizi’nde ihtilaflı bir bölge konumundaki Diaoyu/Senkaku Adası üzerinden Çin’e yönelik kışkırtmalarını yoğunlaştırmıştı. Abe, ABD ve Avustralya ile yakın stratejik ilişkiler kurarak, Obama yönetiminin Çin’i askeri olarak kuşatma amacı taşıyan “Asya’ya Dönüş” politikasına uyarlanmış durumda. Japonya, bu tür ittifakları sürdürürken, aynı zamanda, bölgesinde kendi emperyalist çıkarlarını ilerletme peşinde koşuyor.
Japonya’nın Sri Lanka’daki gündemi, şimdilik, Kolombo’ya Pekin’den uzaklaşması yönünde baskı yapan ABD’ninki ile örtüşüyor. Pekin, Sri Lanka’daki etkisini geçtiğimiz beş yıl içerisinde, özellikle de ayrılıkçı Tamil Elam Kurtuluş Kaplanları’na (TEKK) karşı savaş sırasında yaptığı askeri ve ekonomik yardımlar eliyle arttırdı. Çin, 2009 yılından bu yana, Sri Lanka’ya yardım sağlayan başlıca ülke olarak Japonya’yı geride bıraktı. O, otoyollar ve elektriklendirme dâhil olmak üzere altyapı geliştirme ve Hambantota Limanı gibi kilit alanlara yatırımlar yaptı. Çin, aynı zamanda, Kolombo limanındaki bir terminale finansman sağladı ve onu inşa etti.
Washington, birbirini izleyen tüm Kolombo hükümetlerini Tamil Kaplanları’na karşı destekledi. Bununla birlikte, o, Tamil Kaplanları’nın 2009’daki yenilgisinden beri, Kolombo’yu Çin’e karşı ABD politikalarının ardında hizaya sokmak için, Cumhurbaşkanı Mahinda Rajapaksa yönetiminin işlemiş olduğu savaş suçlarını sinik bir şekilde kullanmaktadır.
Rajapaksa, Japonya ile sıkı ilişkiler geliştirmeye hevesli ve bunun, ABD’nin kendi iktidarı üzerindeki baskısını yumuşatabileceğini hesaplıyor. Tokyo, Mart ayında, Sri Lanka’daki insan hakları ihlallerine yönelik uluslararası bir soruşturma için ABD destekli Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’ne (BMİHK) sunulan önergenin oylamasında çekimser kalmıştı. 
Bununla birlikte, Japonya, Rajapaksa hükümetine olan sempatisinden dolayı değil ama kendi stratejik çıkarları peşinde koştuğu için Kolombo ile daha yakın ilişkiler kurma yönünde manevra yapıyor. Abe, halkla ilişkiler amacıyla, Sri Lanka’nın (onbinlerce Tamil’in öldürülmesini örtbas etme anlamı taşıyan) “barışma” sürecini ve hükümetin “İnsan Hakları Konseyi ve onun mekanizmalarına” olan sözde bağlılığını “takdirle karşıladığını” ifade etti.
Abe ve Rajapaksa tarafından yayınlanan beş sayfalık ortak açıklama, onların sahip olduğu asıl hesaplarını gösterdi. Ortak açıklamanın başlangıç kısmı, iki liderin, “Pasifik ve Hint Okyanusu bölgesinde istikrar için önemli roller üstlenmek adına” Sri Lanka-Japonya ilişkilerini “deniz ülkeleri arasında yeni bir ortaklığa” dönüştürme kararı aldıklarını belirtiyor.
Sri Lanka’nın Hint Okyanusu’nun ortasında bulunan coğrafi konumunu ve “bölgede denizciliğin özgürce gerçekleştirilmesinin güvence altına alınmasının önemini” belirten iki lider, “Kıyı Emniyeti ve Okyanus Konularında Sri Lanka-Japonya Diyaloğu”nu kurma konusunda anlaşmaya vardılar. Geliştirilmiş deniz işbirliği üzerine de görüşmeler yapılmış ve Japonya devriye gemileri temin etme konusunda söz vermiş.
Japonya açısından, bu öneriler, Sri Lanka’yı Japonya’nın stratejik gündemin bir parçası haline getirmeyi hedefliyor. Hint Okyanusu, Çin için olduğu kadar Japonya’nın ihtiyaçları için de hayati önemdedir. Japonya, petrolünün ve gazının yüzde 80’ini Malakka Boğazı üzerinden, Orta Doğu’dan ithal ediyor ve Sri Lanka’nın Hint Okyanusu’ndaki deniz yollarına yakınlığı onu oldukça önemli kılıyor.
Hint Okyanusu’ndaki deniz hâkimiyeti, ABD’ye ve Japon emperyalizmine Çin’in aynı şekilde büyük ihtiyaç duyduğu enerji ve kaynak ithalatını büyük oranda engelleyebilme imkanı sağlamaktadır.
Ortak açıklamada, ayrıca, Çin’in müttefiki Kuzey Kore ile ilgili kaygılar da dile getirildi: “İki lider Kuzey Kore’yi uluslararası toplumun kaygılarını dikkate almaya davet eden çağrısını yineler ve onun, balistik füze denemeleri de dâhil olmak üzere kışkırtıcı eylemlerden kaçınması gerektiğinde ısrar eder.” 
Rajapaksa hükümeti, geçtiğimiz Aralık ayında, ilk kez Kuzey Kore’nin fırlattığı füzeden kaynaklanan kaygılarını ifade eden bir bildiri yayınlamıştı. Şimdi, Japonya’nın yaptığı son açıklamaya katıldığını beyan eden Rajapaksa, Çin’e karşı ABD ve Japonya’nın arkasında hizaya geçmeye hazır olduğunun bir başka sinyalini vermektedir.
Buna karşılık, Abe, nakit para sıkıntısı çeken Rajapaksa hükümeti için esas olarak imtiyazlı kredileri içeren oldukça yüklü bir yardım yapacağını açıkladı. Japonya, geçen yıl, kalkınma yardım fonlarına 43,8 milyar Yen (480 milyon ABD Doları) tutarında para sağlama sözü vermişti. Abe, bu kez, uluslararası havaalanını genişletmek için 330 milyon dolar ve Japonya’nın Karasal Entegre Hizmetler Dijital Yayıncılık sistemini temel alan yayıncılık ve iletişim altyapısı için 130 milyon dolar sağlanmasını da içeren çeşitli anlaşmalar imzaladı.
Abe’nin ziyareti Güney Asya’da daha geniş bir etki alanı yaratmaya yönelik daha kapsamlı bir yönelim ile ilişkiliydi. Abe, Sri Lanka’ya gelmeden önce, Pekin’in son yıllarda çeşitli projeler için yardımlar sağlayarak sıkı ilişkiler geliştirdiği Bangladeş’i ziyaret etti. Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina, ülkesinin BM Güvenlik Konseyi’ne daimi olmayan üyelik adaylığını, Japonya’nın aynı konuma başvurusu nedeniyle geri çekmeye karar verdi. Hasina, Japon yatırımcılar için Organize Sanayi Bölgeleri kurma sözü verirken, Abe de Bangladeş’e, çeşitli kalkınma programlarında kullanılmak üzere 6 milyar dolar sağlamayı taahhüt etti.
İki hafta önce, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, övgüyle karşılanan “özel küresel stratejik ortaklık”ın tesis edilmesi ile tamamlanan beş günlük Japonya ziyaretini gerçekleştirmişti. Modi ile Abe, sürekli savunma zirvelerini, ABD’nin de dâhil olduğu üçlü deniz tatbikatlarını ve Hindistan’a silah satışının devamlılığını içeren askeri işbirliği anlaşmaları imzaladı.
Abe’nin Sri Lanka ziyareti, Japonya ve ABD tarafından Çin’e karşı girişilen stratejik ve askeri hazırlıklar bağlamında gerçekleşmiştir. Rajapaksa’nın Japon Başbakanı’na yönelik sıcak karşılaması, ABD’ye ve onun şimdiki müttefiki Japonya’nın isteklerini yerine getirmeye istekli olduğu mesajını verdi.

Metnin orijinali için: