Sosyalist Eşitlik Partisi (Sri Lanka) birinci ulusal kongresini düzenledi
Sri Lanka’daki Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP), birinci ulusal kongresini, 27-30 Mart tarihleri arasında Colombo’da düzenledi. Kongre, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) “Sosyalizm ve emperyalist savaşa karşı mücadele” kararını ve “Savaşa karşı siyasi mücadele ve Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (Sri Lanka) siyasi görevleri” başlıklı kararı oy birliğiyle kabul etti.
Kongreye, adanın kuzeyi ve büyük çiftlik alanları dahil, Sri Lanka’nın dört bir yanından delegeler katıldı. Kongre’de, DEUK’u temsilen, ABD, Avustralya ve Almanya Sosyalist Eşitlik Partilerinin önder kadroları da hazır bulundu. Ayrıca, Britanya ve Kanada Sosyalist Eşitlik Partileri ile Hindistan’daki SEP destekleyicisi gruptan kutlama mesajları geldi.  
Açılış raporunu sunan SEP Genel Sekreteri Wije Dias, konuşmasına, DEUK’un geçtiğimiz yıl 9 Haziran’da yayımlanan “Sosyalizm ve emperyalist savaşa karşı mücadele” başlıklı kararını partinin siyasi mücadelesinin merkezine yerleştirmenin önemini vurgulayarak başladı. Dias, karardan şu alıntıyı yaptı: “Yeni bir dünya savaşı riski, kapitalist sistemin, küresel bir ekonominin gelişmesi ile onun üretim araçları üzerindeki özel mülkiyete dayalı karşıt ulus devletlere bölünmüşlüğü arasındaki asli çelişkilerinden kaynaklanmaktadır. Bu, en güçlü ifadesini, ABD emperyalizminin, başta Rus ve Çin devrimleri eliyle on yıllar boyunca dışlanmış olduğu alanlar olmak üzere, Avrasya bölgesine egemen olma dürtüsünde buluyor. ”
Dias, “Bizler savaş karşıtı ve sosyalizm uğruna mücadeleyi siyasi faaliyetimizin merkezine yerleştirme sonucuna, dünya ekonomisinde ve politikasında uzun bir dönem boyunca yaşanan değişimleri dikkatle inceleyerek ve çözümleyerek vardık. Sosyalist Eşitlik Partilerinin kuruluş kongreleri, uluslararası olarak, bu partilerin tarihsel ve uluslararası temelini kapsamlı olarak inceleyen belgeler temelinde toplandı.” dedi.
Konuşmacı, Sri Lanka SEP’in, kapitalizmin krizinin ABD’yi, insanlığı bir başka yıkıcı dünya savaşının içine sürüklemekle tehdit eden bir küresel egemenlik yönelimine ittiğini açıklayan 2011’deki kuruluş konferansı belgesine atıfta bulundu. [Bu yönelimin] Sri Lanka dahil, Güney Asya’daki sonuçlarına değinen Dias, şu alıntıyı yaptı: “Sri Lanka, Hint Okyanusu’ndaki başlıca deniz taşımacılığı yolları üzerindeki merkezi konumu sonucunda, bu rekabetin girdabına çekilmiştir.” 
Dias, konuşmasını söyle sürdürdü: “Biz perspektiflerimizi bu uluslararası ve tarihsel yaklaşım üzerinden geliştirdik. ABD, Rusya’yı ve Ortadoğu’yu kontrol etmeye ve Asya-Pasifik bölgesinde Çin’i kuşatmaya yönelik müdahalelerini yoğunlaştırmış durumda. Sri Lanka’daki 2015 devlet başkanlığı seçimlerine ilişkin çözümlememiz, seçimleri, Washington’ın bu bölgedeki müdahalesinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul etti. [Maithripala] Sirisena, ABD tarafından düzenlenen ve Hindistan’ın desteklediği bir rejim değişikliği operasyonunda [Devlet Başkanı Mahinda] Rajapakse’ye meydan okumak üzere ortaya çıktı.” 
SEP Genel Sekreteri, önümüzdeki dönemde, işçi sınıfının, Sri Lanka’da ve bölge genelinde, rakip emperyalist güçler arasında yoğunlaşan çatışmalarla karşılaşacağını belirtti. Bununla birlikte, Nava Sama Samaja Partisi (NSSP) gibi sahte sol gruplar, emperyalizmin, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü aracılığıyla çelişkilerini çözmüş olduğu yanılsamasını yayıyorlardı. Onlar, Karl Kautsky’nin barışçıl emperyalizm teorileriyle işçi sınıfının kafasını karıştırmaya çalışıyordu. Gerçekte, emperyalist güçler arasındaki her anlaşma geçici ve son derece güvenilmezdi. Son dönemde Almanya ile ABD arasında, Washington’ın Rusya ile bir çatışma yönündeki hazırlıkları konusunda farklılıklar ortaya çıktı. Ayrıca, Almanya, Fransa ve Britanya, kısa süre önce Washington’ı gözardı ettiler ve Çin’in ön ayak olduğu Asya Altyapı Yatırım Bankası’na katıldılar.
Dias, Washington’ın bu hamleleri hoşgörmeyeceği uyarısında bulundu. ABD, Sri Lanka’daki rejim değişikliğinde durmayacaktı. Sirisena’nın hükümeti, Rajapakse yönetiminin iktidardan uzaklaştırılmasının ardından IMF’den ve diğer kuruluşlardan kolaylıkla kredi edinebileceğini ummuştu. Ancak IMF, kredi talebini reddetti ve önceden şart koşulmuş olduğu gibi, hükümetin bütçe açığını azaltma programını uygulamaya koyması gerektiğinde ısrar etti. Bu, hükümetin işçi sınıfına yönelik toplumsal karşı-devrimi yoğunlaştırması gerektiği anlamına geliyordu. 
Konuşmacı, uluslararası mali sermayenin Hindistan’daki Modi hükümetine de kemer sıkma önlemlerini uygulaması yönünde baskı yaptığını anlattı. ABD, Pakistan’daki müdahalesini yoğunlaştırıyordu ve Burma’yı da buna dahil etmişti. Burma, şimdi, Çin sınırındaki bölgelerde topluluklar arası çatışmaları kışkırtıyordu. 1947-1948’de bölgede dayatılan savaş sonrası anlaşmalar bütünüyle paramparça oluyordu.
Dias, Sri Lanka’da SEP’i inşa etmek için, sınıf mücadelesinin gelişimindeki her fırsatı değerlendirmek gerektiğini vurguladı. O, “Marksizm uğruna kararlı bir mücadele yürütmek zorundayız.” dedi. NSSP’nin de içinde bulunduğu sahte sol gruplar, işçi sınıfı için yeni siyasi tuzaklar örgütlemekle meşguldüler. NSSP’nin lideri Wickremabahu Karunaratne, şimdi, Sri Lanka’da, Yunanistan’da işçi sınıfına ihanet etmiş olan Syriza’ya benzer bir örgüt öneriyordu.
Hindistan’daki Troçkist Bolşevik Leninist Parti’nin II. Dünya Savaşı sırasında yürüttüğü mücadelenin derslerine değinen Dias, SEP’in, Güney Asya bölgesinde ve özellikle Hindistan’da DEUK’un şubelerinin kurulması için sorumluluk alacağını vurguladı. 
Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin uluslararası yayın kurulunun ve SEP’in (ABD) ulusal başkanı David North, kongreye tebriklerini sundu. North, kongrenin, kapitalizmin küresel karakterine ve Sri Lanka’da yaşanan gelişmeler ile kapitalizmin dünya ölçeğinde gelişen temel eğilimleri arasındaki ilişkinin ciddi bir şekilde dikkate alınmasının önemini vurguladı. North, “Bunlar, şimdi, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının öngününden bu yana eşine rastlanmamış bir küresel krizin ortasında karşı karşıya olduğumuz sorunlardır.” dedi.
ABD Başkanı Barack Obama ile onun emperyalist müttefiklerinin pervasız faaliyetlerini değerlendiren North, bunların “nihai sonuçları nükleer savaş ve yüz milyonlarca insanın imhası olacak. Onlar, her gün, milyonlarca insanın yaşamı üzerinde yıkıcı, ölümcül etkisi olan kararlar alan olağanüstü güçlü mali seçkinler adına yönetiyorlar. Bizim görevimiz, halkın geniş kesimlerini ve işçi sınıfını onlara karşı seferber etmektir.” dedi.
North, şunları belirtti: “Yoldaşlar, durum son derece tehlikeli. Bu, işçi sınıfının önderliğinin geliştirilmesinin aciliyetini en keskin seviyeye yükseltiyor. Aşırı derecede yoğunlaşan jeopolitik gerilimlerin altında yatan çelişkiler ile sınıf mücadelesinin uluslararası ölçekte yoğunlaşmasına yol açan çelişkiler aynıdır. Emperyalist güçler arasında uluslararası savaş tehlikesi, yalnızca, işçi sınıfının kapitalist sisteme karşı uluslararası ölçekte sınıf mücadelesiyle, sınıf savaşının gelişmesiyle önlebilir.
“Sınıf mücadelesinin gelişimi, şimdi, devrimci önderliğin gelişmesinin koşullarını yaratıyor ama sorunu kendiliğinden çözemez. Hareketimizin siyasi faaliyeti; pratik müdahaleleri, siyasi programı ve işçi sınıfı içindeki teorik aydınlatma mücadelesi, sürekli genişleyen devrimci işçi kadrolarının eğitimi, belirleyici tarihsel konudur.”
North şöyle devam etti: “Syriza’nın iktidara gelmesi, Yunanistan’daki ve dünyanın dört bir yanındaki sahte solcular tarafından, Yunanistanlı kitlelerin büyük bir zaferi olarak selamlandı. Bizler, bu kutlama partisine katılmayı ve bu ‘büyük deneyim’i paylaşmayı reddettiğimiz için sekterler olarak açıkça suçlandık. Bizler, görevimizin işçi sınıfını uyarmak olduğunda ısrar ettik; doğru bir şekilde, Syriza’nın ihanetini reddettik.
“Deneyim meselesi üzerine son bir şey daha belirtmek istiyorum. Kapsamlı siyasi sonuçları olan teorik düzeyde, Marksist deneyim anlayışı, oportünist pragmatik anlayıştan bütünüyle farklıdır. Bizler, Marksist hareketin, on yılların ve yüzyılların devrimci ve karşı-devrimci deneyimine dayanan birikmiş tarihsel aklını, işçilerin çok sayıda günlük deneyimine taşımaya çalışırız.
“Troçki bir tarih insanıydı, DEUK tarihin partisidir ve bizler, basitçe, Syriza, Obama ve Sirisena hakkında düşüncelere sahip [insanlar] değiliz. Biz, politikamızı, tarihsel olarak edinilmiş nesnel deneyime dayandırıyoruz. Yoldaşlar, tarihin oldukça keskin dönüşler yaptığı bir dönemde yaşıyoruz. Biz, kendimiz bu tarihsel hareketin safındayız ve bu hareket, partilerimizi, geniş işçi sınıfı kitleleri ile ilişki içinde dönüştürecek.”
Kongre, dört gününü, özellikle Güney Asya ile ilişkili uluslararası durumun incelenmesine yönelik yoğun bir tartışmaya ve partinin siyasi görevlerine ayırdı. Kongre delegelerinin çoğu, partinin uzun süreli siyasi mücadele deneyimlerinden dersler çıkarılmasına katıldı. Kongre üç dilde (Sinhala, Tamil ve İngilizce) gerçekleşti. 
Tartışma, jeopolitik gerilimleri ve onların Asya’da nasıl dışavurulduğunu değerlendiren “Savaşa karşı siyasi mücadele ve Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (Sri Lanka) siyasi görevleri” başlıklı karar üzerine odaklandı. Karar, Sri Lanka devlet başkanlığı seçimlerinde Rajapakse’yi uzaklaştırmaya ve Sirisena’yı yerleştirmeye yönelik ABD müdahalesinin, Obama yönetiminin Çin ile bir çatışma yönündeki artan hamlelerinin keskin ifadesi olduğu uyarısında bulunuyor.
Karar, Washington’ın Güney Asya’yı ve Hint Okyanusu’nu, Çin’i yalıtma ve kuşatma planları ile Hindistan’ı kendi yağmacı gündemine tabi kılmak için çok önemli gördüğünü açıklıyor. Karar, ABD’nin Hindistan’ı, Japonya ve Avustralya ile birlikte, Washington önderliğindeki Çin karşıtı dörtlü bir ittifaka bağlamaya çalıştığı ve bu gündemin Hindistan’daki Modi hükümeti altında hızla ilerlediği uyarısında bulunuyor.
Kararda, SEP’in, “demokrasi”nin yeniden kurulması ve “iyi yönetim” düzmece bayrağı altında Sirisena’nın ve Sri Lanka’daki ABD müdahalesinin arkasında hizaya geçen tüm sahte sol gruplara karşı, savaşa ve toplumsal karşı-devrime karşı mücadeleyi merkeze yerleştiren devlet başkanlığı seçim kampanyasının önemine değiniliyor. 
Karar, bu sahte sol gruplara karşı siyasi ve teorik mücadelenin önemini ve Güney Asya’da gelişen DEUK şubelerinin parçası olarak Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’in inşasının önemini vurguluyor. 
Son gün, kongre Wije Dias’ı SEP genel [ulusal] sekreteri, Deepal Jayasekera’yı ulusal sekreter yardımcısı ve K. Ratnayake’yi WSWS’nin ulusal editörü olarak yeniden seçti. “Savaşa karşı siyasi mücadele ve Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (Sri Lanka) siyasi görevleri” başlıklı kongre kararı, önümüzdeki günlerde WSWS’de yayımlanacak.