Türkmenistan'da seçimler sonuçlandı
Türkmenistan'da yapılan devlet başkanlığı seçimlerini mevcut Devlet Başkanı Gurbangulı Berdimuhamedov ezici bir farkla kazandı. Katılım oranının % 96,7 olduğu ifade edilen seçimlerde Berdimuhamedov oyların % 97,14'ünü aldı. Diğer adayların aldıkları oy oranlarıysa şöyle: Kakageldi Abdullayev % 0,16, Saparmurat Batyrov % 0,19, Recep Bazarov % 0,28, Esendurdı Gayipov % 0,06, Gurbanmammet Mollaniyazov % 0,08, Enerji Bakanı Yarmammet Orazguliyev % 1,02 ve Su İşleri Bakanı Annageldi Yazmuradov % 1,07 oranında oy aldı.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) en temel demokratik hakların bile kısıtlandığı Türkmenistan'daki seçimleri izlemenin bile anlamsız olduğunu belirtmişti. Bağımsız Devletler Topluluğu* (BDT) ise seçimlerin demokratik bir ortamda yapıldığını ve Türkmen halkının istikrarın devam etmesi yönünde irade gösterdiğini duyurdu.[1]
Seçimler gerçekten de ilk bakışta demokratik bir ortamda hilesiz yapılmış gibi görünebilir. Fakat bu sadece Türkmenistan yönetimi ve ortaklarının (BDT) yarattığı bir yanılsamadan ibaret. Basın özgürlüğünün bulunmadığı, yabancı basının dahi girişinin yasaklandığı bir ortamda ülkeden haber almak oldukça zor. Türkmenistan yönetimi, seçimleri tüm dünyaya demokratikmiş gibi sunmaya çalışırken basının ülkeye girişini engellemek için elinden gelen her şeyi yaptı. Örneğin Kazakistan ve Özbekistan sınırlarını seçimler bitene kadar tamamen kapattı.[2] Ülkede muhalifler büyük bir baskı altında. Pek çok muhalif ya hapishanelerde ya da kayıplar ve akıbetleri bilinmiyor. Hapishaneler ağzına kadar siyasi tutukluyla dolu, fakat hükümet siyasi tutukluların varlığını reddediyor.[3] Son zamanlarda bir Türkmen gazeteci düzmece bir gerekçeyle beş yıl hapse mahkum edildi.[4] Aynı zamanda Türkmenistan, dünya basın özgürlüğü sıralamasında son sırada bulunuyor.
Bunun yanı sıra seçimlerin sadece tiyatrodan ibaret olduğunu görmek için Berdimuhamedov'un rakiplerinin durumuna bakmak yeterli. Bu adayların hiçbiri ondan farklı bir programa sahip değil. Hak ve özgürlüklerin genişletilmesi konusuysa programlarında bulunmuyor. Daha da önemlisi, bu adayların hepsi seçimlerden önce Berdimuhamedov'a bağlılıklarını açıklamışlardı ki[5] bu durum onların sözde adaylar olduğunu, seçimin de sadece bir tiyatro olduğunu ortaya koyuyor.
Peki, nasıl oluyor da Berdimuhamedov bu kadar büyük bir halk desteğiyle seçimi kazanıyor? Bunun nedeni sadece seçimin demokratik olmayan koşullarda yapılması ve diğer adayların göstermelik olması mı? Kuşkusuz bunların büyük etkisi var ama her şeyin temeline bunu koymak, Türkmenistan'ın yaşadığı toplumsal değişimi ve Berdimuhamedov'un küreselleşmeci politikalarının egemen sınıftan ne kadar büyük bir destek aldığını görmezden gelmek olur.
Türkmenistan'ın Sovyetler Birliği'nden kopuşunun ardından devletin başına geçen ve 2006'nın sonlarındaki ölümüne kadar Türkmenbaşı sıfatıyla ülkeyi yöneten Saparmurat Niyazov dönemi, Türkmenistan'ın küresel ekonomiye yeterince eklemlenemediği ve ülkenin demir yumrukla yönetildiği bir dönemdi. Bu dönemin ardından gerek halkın değişim isteği, gerekse egemen sınıfın verdiği destek, Berdimuhamedov'un yaklaşık %89'luk bir oy oranıyla devlet başkanlığına seçilmesini sağladı.
Berdimuhamedov, her ne kadar bazı reformlar yapmaya niyetli olsa da Niyazov'un politikalarına sadık kalacağını belirtti. Ve en azından “demokrasi” anlamında bunu gerçekten başardı. Kendisinin yaptığı tek şey Niyazov'un heykellerini yıkmak ve birkaç göstermelik reform yapmaktı. Örneğin halka “internete bağlanma özgürlüğü” tanıyan Berdimuhamedov, internet kullanımını aylık 7.000 $ fiyatına bile çıkarabiliyor. İnternet kafelerdeyse insanlar pasaportlarını ve kimliklerini gösterip bir deftere imza atıyor. Pek çok web sitesinin de sansürlü olduğunu belirtelim.[6]
Şunu da sormak gerek: Türkmenistan yönetimi demokratik hakları umursamamaya bu kadar kararlı olduğu halde neden durumu tüm dünyaya ülkede demokratik bir düzen işliyormuş gibi göstermeye çalışıyor, sözde de olsa seçimler yapıyor, basın özgürlüğünü tanıdığını iddia ediyor ve bazı hakları tanımış gibi gösteriyor? Hiç şüphesiz bunun arkasında Berdimuhamedov'un ülkeyi küresel sermayeye açmak için olumlu bir imaj sergileme politikası ve daha fazla yatırım çekme isteği var. Kendisinin 2007'de başlayan iktidarıyla birlikte Türkmenistan, küresel ekonomiye eklemlenmek için önemli adımlar atmaya başladı.
2010 başında Türkmenistan-İran doğalgaz boru hattı açıldı. O güne kadar doğalgaz konusunda Rusya'nın güdümünde olan Türkmenistan, o günden sonra doğalgaz ihracatı yaptığı ülkelerin arasına yenilerini eklemeye başladı.[7] 2011 sonu itibariyle İran'a doğalgaz sevkiyatı 8 milyar metreküpten 14 milyar metreküpe ulaştı. Bu miktarın önümüzdeki yıllarda 20 milyar metreküpe çıkması bekleniyor.[8]
Türkmenistan'ın bu atılımı gelecekte onu uluslararası doğalgaz piyasasının önemli aktörlerinden birisi haline getirebilir.
Türkmenistan'ın atılımları bununla sınırlı kalmıyor. Çeşitli ülkelerle ortak projeler yürüten, onlardan yeni yatırımlar çeken Türkmenistan'ın en ilgi çekici ortaklıklarından birisi de Belarus'la olan ortaklığı. Ocak 2012'de Belarus'la yeni projeler için anlaşan Türkmenistan yönetimi Belarus sermayesiyle bir potasyum fabrikası kurarken, Belaruslu yatırımcıları ülkesine daha çok yatırım yapmaya davet etmeyi de unutmadı.[9]
Türkmenistan'ın önemli ekonomik ilişkilerde bulunduğu ülkelerden birisi de Türkiye. Yıllardan beri Türkiye'den giden inşaat şirketleri Türkmenistan'da etkin faaliyet gösteriyor. Şu ana kadar Türkmenistan’da en fazla ihaleyi alanlar da yine bu şirketler. Aynı şirketler, yollar, köprüler, oteller, elektrik santralleri, fabrikalar, hastaneler, üretim tesisleri ve doğalgaz boru hatları inşa ediyor. Dahası bu şirketlerin, 2011 yılında taahhüt işleri 3 milyar 270 milyon doları aşmışken, 2010 yılında 4,5 milyar dolarlık iş almışlardı. Bugüne kadar bu şirketlerin Türkmenistan'da aldıkları iş hacmi 24 milyar doları aştı.[10]
Türkiye, Türkmenistan'ın küresel ekonomiye daha fazla entegre olması ve bu süreçte Türkmenistan pastasından daha çok pay alabilmek için fazlasıyla çaba göstermeye başladı. Geçtiğimiz günlerde Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Türkmenistan'ı ziyaret etti. Çağlayan, burada 750 milyon dolarlık yatırım projesini açıklamakla kalmadı [11], Hükumetlerarası Ekonomik Komisyonu (HEK) toplantılarının ardından işbirliği protokolünü imzaladı.[12] İki ülke arasındaki ticaretin diğer para birimleri yerine Türkiye ve Türkmenistan para birimleriyle yapılması kararlaştırılarak iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun arttırılması hedeflendi.[13]Burada, Türkmenistan'a yatırım yapan patronlara plaket dağıtan Çağlayan, Türkmenistan'a daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulundu ve bundan zararlı çıkmayacaklarını eklemeyi de unutmadı.[14] Son olarak, Türkiyeli egemenlerin bu ülkeye yatırımlarının nedenleri arasında tabii ki oradaki düşük maliyetler, düşük ücretler, yani daha yüksek oranda artı değer sömürüsünün de bulunduğunu ekleyelim.
Özellikle son aylarda olmak üzere, Türkmenistan, küresel ekonomiyle bütünleşme yolunda önemli adımlar atıyor. Yukarıda belirttiğimiz gibi Türkmenistan'ın iç ve dış politikalarındaki gelişmelerin altında yatan neden bu. Sermaye sınıfı, daha fazla yatırım çekmek ve dünya ekonomisiyle daha fazla bütünleşmek için adımlar atan yönetimin devamlılığını sağlayabilmek amacıyla her türlü baskıyı meşru kabul ederken, aynı nedenden dolayı (yatırım arayışı) ülkede demokratik bir düzen varmış gibi göstermeye, imajını korumaya çalışıyor. Bu aynı zamanda, iktidarın, iç işlerine yönelik dış müdahalelerin önünü kesme amacını da kapsıyor. Seçimlerin niteliğini ve sonucunu da bu bağlamda ele almak gerekiyor.
Türkmenistan'ın kapitalist gelişmesi, her şeyden önce ülkedeki sanayi proletaryasının büyümesini hızlandıracak ve işçi sınıfını daha büyük bir toplumsal güç haline getirecektir. Bugün, Stalinist bürokratik diktatörlük dönemindeki siyasi baskının burjuvazi eliyle sürdürüldüğü Türkmenistan'da, işçi sınıfının bu baskıyı kırması her şeyden önce “sosyalizm” olarak sunulan Stalinist dönemle hesaplaşmış bir örgütlenmenin oluşturulmasının yakıcılığını gösteriyor. Sosyalizmin yeniden bir alternatif olarak yükselebilmesi için, eski Sovyetler Birliği ülkelerindeki Marksist devrimcilere, Stalinizmin yarattığı tahribattan dolayı bir kat daha zor bir görev düşüyor.

Dipnotlar

[1] http://www.haberler.com/bdt-turkmenistan-daki-secim-demokratik-3356771-haberi/
[2] http://www.haber3.com//turkmenistan,-ozbekistan-sinirini-da-kapatti-1186881h.htm
[3] http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/04/110428_turkmenistan_human_rights.shtml
[4] http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/10/111006_turkmen_journalist.shtml
[5] http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2012/02/120213_turkmen_elections.shtml
[6] http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2012/02/120213_turkmen_elections.shtml
[7] http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2010/01/100106_iran_turkmenistan.shtml
[8] http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1234622&title=turkmenistandan-irana-dogalgaz-ihracati-artti
[9] http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1231589&title=turkmenistan-ile-belarus-yeni-ortak-projeler-uzerinde-anlasti
[10] http://www.emlaktasondakika.com/haber/Konut_Projeleri/TURKMENISTANDA_TURK_SIRKETLERI_AGIRLIGI/17742.aspxhttp://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=136159
[11] http://www.gazete5.com/haber/turkmenistana-dev-yatirim-187144.htm
[12] http://www.anadoluhaber.net/turkiye-turkmenistan-hek-protokolu-imzalandi-h141195.html
[13] http://www.sinemada.com/dunya/turkmenistan-ile-ticarette-dolar-kullanimdan-kalkiyor-67682.html
[14] http://www.anadoluhaber.net/caglayan-turkmenistan-daki-basarili-turk-girisimcileri-odullendirdi-h141310.html