Kütle çekim dalgalarının keşfi: Bilimsel bir dönüm noktası

Albert Einstein tarafından neredeyse tam yüz yıl önce öngörülmüş olan kütle çekim dalgalarının ilk kez doğrudan tespit edilmesi, bilimsel kavrayışta ve doğal dünyanın teknik bilgisinde önemli bir ilerlemeye işaret etmektedir.

Bugüne kadar geliştirilmiş en kesin bilimsel araçlar olan Lazer Girişimölçer (İnterferometre) Kütle Çekim Dalgası Gözlemevi (LIGO) dedektörleri, iki kara deliğin Dünya’dan bir milyar ışık yılından daha uzakta büyük bir kara delik şeklinde birleşmesinden kaynaklanan uzay ve zamandaki zorlukla algılanan dalgacıkları ölçtüler. Bu, kütle çekim dalgası gökbilimi çağının başlangıcını göstermektedir.

11 Şubat Perşembe günü, lazer ışınlarında, vakum teknolojisinde, algılamada ve deprembilimde son kırk yıldaki çığır açıcı araştırmaların başarıya ulaşmaya katkıda bulunduğu duyuruldu. Dedektörün arka plan sesini işleyebilmek ve bir sinyal çekebilmek için yeni matematik geliştirildi. Binlerce mühendis ve bilim insanı, sayısız teknik zorluğu çözüme kavuşturdu ve bilimsel sonuçların ilk kez yayınlanmasından önceki aylar boyunca ön keşfi ve onun sonuçlarını inceledi.

Keşif, kütle çekim dalgalarının varlığını basitçe doğrulamanın çok daha fazlasını başarmaktadır. Ancak son on yılda mümkün olan bilgisayar modellemesi, bu dalgaların biçimini, hem astrofiziksel kaynakların bir çeşidinden hem de Einstein tarafından 1915-16’da geliştirildiği haliyle genel göreliliğin denklemlerinin ötesine geçen teorik modellerin bir çeşidinden öngörmüştü. Bununla birlikte, saptanan “cırıltı”daki dalgaların özel biçimi, iki kara deliğin Güneş’ten 29 ve 36 kat büyük kütleleriyle 1,3 milyar ışık yılı uzakta birleşmesi ile ilgili Einsteincı modellerle tam olarak uyuşuyor. Dahası, bu, çoğu yıldızdan daha ağır ama galaksilerin merkezinde bulunan süper kütleli karadeliklerden daha hafif bu “orta seviye” kütleli kara deliklerle ilgili ilk keşif.

Işığın çeşitli türlerinin daha geniş bir radyasyon tayfının parçası olduğu yönündeki yüz elli yıl önceki keşfe benzer şekilde, kütle çekim dalgaları araştırması, evreninin tamamıyla yeni bir yolla gözlenmesine olanak verecek. Işıkla incelendiğinde görünmez olan kara delik gibi cisimler, kütle çekim dalgalarıyla ortaya çıkarılabilir. Doğrudan elektromanyetik görüntülemeye kapalı olan evrenin başlangıcının üzerindeki örtü, Büyük Patlama’dan kaynaklanan uzay-zamanın başlangıçta var olan titreşimlerinin bulunması yoluyla kaldırılabilir. Hiç ışık yaymayan ama normal maddeden beş kat fazla yaygın olan karanlık madde, zayıf kütle çekimsel etkileşimlerle keşfedilebilir. İlk bulgular, buzdağının sadece görünen parçasıdır.

100 yıl önce teorik olarak öngörülmüş olguların çarpıcı doğrulanması, gerek geriliğin ve dini önyargının geliştirilmesi, gerekse de postmodernizmin ve onun nesnel gerçeği reddedişinin yükseltilmesi yoluyla akıldışıcılığın ardı arkası kesilmeyen çağdaş yüceltilmesi ile tamamen çelişmektedir. Bu, doğanın nesnel yasaları olduğu ve insanların onları kavrayabileceği yönündeki maddeci dünya görüşünün güçlü bir doğrulamasıdır.

11 Şubat Perşembe günü duyurulan büyük buluş, dünya çapında milyonlarca insan arasında kutlanıyor ve paylaşılıyor. Bulguların yayınlandığı dergi Physical Review Letters’ın sunucuları, duyurudan sonraki ilk anlarda, her kesimden insanın LIGO’nun keşfi hakkında bilgi edinmek için akın etmesi nedeniyle çöktü. Bu, yalnızca sonu gelmeyen savaşları, eşitsizliği, yoksulluğu, kemer sıkmayı, yurtiçi gözetlemeleri ve polis şiddetini bilen özellikle daha genç bir nesil için, insani gelişme yönündeki beklentiler hakkında bir iyimserlik anıdır.

Kütle çekim dalgalarını bulmak ve diğer bilimsel ve teknik gelişmeleri sağlamak için kullanılan yöntemlerin, toplumsal ve ekonomik sorunları çözmek için kullanılabileceği yönünde içgüdüsel bir kavrayış söz konusu. İnsanlar, haklı olarak, nasıl oluyor da toplumun bir protonun genişliğinin binde biri büyüklüğüne sahip bir sinyali yakalayabildiği halde gezegenin nüfusu için hala yeterli gıda, barınma, eğitim ve sağlık hizmeti sağlayamadığını soruyor.

Bu, LIGO projesinin düzenlenme şekli ile artan oranda yıkıcı ve asalakça yöntemlerle özel kar birikiminin durmadan büyütülmesine dayanan bir sosyal sistem olan dünya kapitalizminin günlük işleyişi arasındaki yalın karşıtlıktır. Binlerce bilim insanı, itici gücü kişisel serveti çılgın miktarlarda biriktirmek değil bilgi arayışı olan ortak bir proje üzerinde birlikte çalıştı. Kararlar, dikkatsizlikten kaynaklanan hatalara ya da sonuçları herhangi bir manipüle etme girişimine karşı emin olmak için özenle hazırlanmış geri bildirim mekanizmalarıyla, nesnel ölçütler temelinde alındı.

Diğer tarafta ise, savaşları, istilaları, bombardımanları ve dünyanın kendileri için devasa bir cezaevi haline geldiği sığınmacıların kitlesel kaçışı ile kapitalist ulus-devlet sisteminin akıldışılığı bulunuyor. LIGO Bilimsel İşbirliği, Avustralya’dan, Çin’den, Almanya’dan, Büyük Britanya’dan, Hindistan’dan, Rusya’dan ve ABD’den katılımcıları kapsıyor. Bu bilim insanlarının her biri, bu çalışmayı yaparken, her ülkedeki egemen seçkinlerin benimsediği ulusal şovenizmin ve gericiliğin değişmez kutsal sözlerini bir dereceye kadar reddetmiştir.

Geçtiğimiz hafta duyurulan türde bilimsel gelişmeler, savaşa ve asalaklığa heba edilen muazzam kaynakların bunun yerine maddi dünyanın bilgisini fethetmeye; gerek bir milyar yıl önceki kara deliklerin hareketlerine ya da kanserin nedenlerine, gerekse de küresel ısınmanın çözümüne ve tarımsal üretimin geliştirilmesine yönlendirilmesi halinde gerçekleşecek olanın çok çok azıdır.

Bu potansiyele ulaşmak, yalnızca temel toplumsal sorunun; yani, insan faaliyetinin özel kara tabi kılınmasının çözülmesiyle mümkündür. Bunun için, uluslararası işçi sınıfının, amansızca dünya savaşına veya toplumsal devrime sürüklenmekte olan kapitalist gelişmenin nesnel yasaları hakkında bilinçlenmesi ve faaliyetini buna göre yönlendirilmesi gerekiyor.

13 Şubat 2016

İngilizce özgün metin