Şirketler ücret ve iş güvenliği taleplerine direniyor
ABD’deki petrol sanayisi grevinin dördüncü günü

3.800 petrol işçisinin, Birleşik Çelik İşçileri sendikası (USW) ile sanayi temsilcileri arasındaki görüşmelerde 30.000 işçiyi kapsayan yeni üç yıllık sözleşme konusunda Pazartesi ve Salı günleri herhangi bir ilerleme sağlanamamasının ardından başlattığı grev dördüncü gününe girdi.
Yaşam standartlarının düştüğü ve iş güvenliği standartlarının aşındığı yılların ardından, işçiler arasında ciddi bir mücadele için yaygın bir kararlılık varken, USW, eylemi, ülkedeki 65 sendikalı rafineriden sadece dokuzunda büyük ölçüde sembolik grev gözcülüğüyle sınırlandırdı. Durum o kadar saçma ki, sendika, BP Texas City kimya fabrikasındaki işçilere çalışmaya devam etme talimatı verirken, yakındaki Texas City Marathon’s Galveston Bay Refinery’deki grevciler grev hatlarında yürüyorlar.
Grev, USW sendikası yetkililerinin üyelerine kabul ettiremeyeceklerini bildikleri yeni bir gülünç teklifi reddetmelerinin ardından, şirketler adına görüşmelere önderlik eden Royal Dutch Shell’in görüşmeleri terk etmesi üzerine, Pazar günü başlamıştı. Haberlere göre, USW yetkilileri, sendikanın sözüm ona esnekliği nedeniyle ulusal düzeyde sözleşmeye örnek oluşturmak üzere seçtiği Shell’in uzlaşmazlığı karşısında şok olmuş. 
Bununla birlikte, ücretler, sağlık sigortası masrafları, iş güvenliği koşulları konusunda herhangi bir taviz vermeyi ya da geçici, part-time çalışan işçiler için sözleşme yapmayı reddeden petrol devleri ayak diretiyorlar. Yönetici primlerine, kar paylarına ve en zengin yatırımcılar yararına hisse geri alımlarına milyarları saçıp savuran şirketler, daha fazla masraf azaltma talebi için, ham petrol fiyatlarının hızla gerilemesine dikkat çekiyorlar.
Fiyat düşüşü her ne kadar Shell, ExxonMobil, Chevron ve BP gibi şirketlerin karlarında bir azalmaya yol açmış olsa da, onlar benzin, mazot, ısıtma yağı, uçak yakıtı, plastik ve kimyasal ürün üreten arıtma faaliyetlerinden büyük karlar elde etmeyi sürdürdükleri için bu durumu atlatmaya son derece uygunlar.
New York Times’ın Salı günü belirttiği gibi, gerçekte, “Rafineriler bugünlerde, ucuz ham petrol arzı ve önümüzdeki birkaç ay içinde üretecekleri daha esnek pahalı karışımlara olan güçlü talep sayesinde mükemmel karlar elde ediyorlar.” 
Enerji şirketleri, halen ellerinde olan büyük miktarda petrol ve grevin ülke rafineri kapasitesinin sadece yüzde 10’unda etkili olması sayesinde (USW’nin örgütlü olduğu tüm rafinerilerde greve çıkması durumunda sektörün yüzde 65’i etkilenecekti), bir uzlaşmaya varmak için aceleci değiller.
Emtia tüccarları, USW’nin, bu yöndeki tehditlerine rağmen, grevi genişletmeyeceğini şimdiden hesaba katmış durumda. New York Times, “Eğer rafinerilerde işi durdurma yönünde ciddi bir tehlike olsaydı, arz eksikliğinden dolayı benzin fiyatlarının artması; talepteki düşüş beklentisi nedeniyle de petrol fiyatlarının düşmesi beklenecekti.” diye yazdı.
USW’nin 2012’de imzalamış olduğu ve sağlık sigortası giderlerinin yüzde 20’sini işçilere dayatırken, aslında gerçek ücretleri donduran (üç yıl üzerinden yüzde 8,5’lik bir artış) sözleşmeden beri, dev enerji şirketlerinin hisse senetleri iki kattan fazla değer kazandı. Petrol şirketleri, USW’nin “tatmin edici ücret artışları” yönündeki taleplerini hemen reddetti. USW, başkanı Leo Gerard’ın grevin ücretler ile ilgili olmadığını vurgulamasıyla birlikte, hiç kuşkusuz, yıllık yüzde 6’lık ücret artışı talebinden geri çekilmeye hazır.
Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin (WSWS) bir muhabir ekibi, Los Angeles yakınındaki Tesoro Carson Rafinerisi’ndeki grevci işçilerle konuştu. Batı Yakası’ndaki en büyük rafineri olan tesis, tam kapasitede çalıştığında, günde 363.000 varil ya da 15.25 milyon galon (ABD’de 3,73 lt) ham petrol işliyor. Fabrikada tam zamanlı 1.450 işçi bulunuyor. İşçilerin çoğunluğu sendikalıyken, giderek artan sayıda işçi geçici ya da sözleşmeli olarak çalışıyor.
Tesoro tesisinde yıllardır çalışan Joel, kendisinin ve birçok çalışma arkadaşının iş güvenliği kaygılarını dile getirdi: “Onlar, bizi artık son derece tehlikeli bir şekilde iki kat fazla çalıştırıyorlar. Bununla bağlantı büyük bir stres var ve bu hepimizi etkiliyor ama daha önemlisi iş güvenliği sorunları. Bizler son derece tehlikeli donanımla çalışıyoruz ve bu, hiç abartısız, hayatlarımızı riske atıyor. Birkaç yıl önce San Bruno’daki ana gaz borusunda bir patlama oldu ve eğer burada bir şeyler değişmezse, Long Beach de benzeri bir felaketle karşılaşabilir.”
Steve adlı bir başka işçi de tesisteki iş güvenliği sorunlarından bahsetti: “Ben durumumuzun kömür madencilerininkine benzediğini hissediyorum. Bu büyük petrol veya madencilik holdingleri, kelimenin tam anlamıyla milyarlar kazanıyor ve bunların hepsi bizlerin yaşamı ve toplumumuz pahasına gerçekleşiyor. Ayrıca, onların bizim yerimize geçirmek için bugün getirdikleri, dışarıda duran malum nitelikli grev kırıcılar takımından da endişeleniyorum. Bunlar ileri düzeyde eğitim gerektiren ileri düzeyde işlemler ve ben, bunu yapması için sokaktan herhangi birinin nasıl getirebildiğini anlamıyorum.”
Genç bir petrol işçisi olan Joseph, bütün işçilerin mümkün olan en geniş temelde mücadele vermesi gerektiğine değindi. O, “Biz çok önemli bir işkolunda çalışıyoruz ve mümkün olan en geniş temelde harekete geçmeliyiz. Ayrıca, taleplerimizi elde etmek için Demokratlara ya da Cumhuriyetçilere güvenmenin, bizim için bir hata olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.
Grevciler görüşlerini ifade etmek isterlerken, Tesero tesisindeki grev gözcüsü şeflerinin de dahil olduğu USW yetkilileri, işçilere fiilen bir konuşma yasağı dayatmaya çalıştılar. İşçiler bireysel olarak muhabirlerimiz ile konuşma girişiminde bulunduklarında, onlara, sendika yetkilileri tarafından, bizimle konuşmayı kesmeleri için sürekli olarak baskı yapıldı. Grev gözcüsü şefleri, muhabirimize, USW Local 675 ile ilişki kurmalarını söylediler. WSWS’nin sendika merkezine yaptığı telefon çağrıları ve attığı e-mailler, bu yazı yazılana kadar cevapsız kaldı.
WSWS muhabirleri, grev gözcülerine, “Petrol devleri grevdeki işçilere karşı tavizsiz” yazısının kopyalarını dağıttılar. Bu makale, tabandaki işçilere, grevin yönetimini, onu işkolunda üretimi durduracak şekilde yaymak için bağımsız komiteler kurarak USW’nin elinden alma; işçi sınıfının, büyük şirket partilerine ve onların savunduğu kar sistemine karşı bir grevine ve siyasi hareketine öncülük etme çağrısı yapıyor.
Dünya Sosyalist Web Sitesi, petrol işçilerini bizimle bağlantıya geçmeye ve bu stratejiyi tartışmaya çağırır.