Demiryolu grevi Belçika’yı sarsıyor

Belçika’nın Fransızca konuşan Wallonia bölgesindeki demiryolu işçileri, Çarşamba akşamı süresiz bir grev başlattılar. Perşembe günü, Flanders’ı da (Flaman bölgesi) etkileyen ve başkent Brüksel’de uzun trafik kuyrukları yaratan grev,  ülkenin güney kısmını durma noktasına getirdi.

İşçiler, devlete ait SNCB demiryolu şirketinin 36 saatlik haftalık çalışma süresinin altını oyma planlarını protesto ediyorlar. Yönetim, 34.000 demiryolu işçisinin fazla mesai ücretini azaltmaya çalışıyor. Normalde, çalışanlar, fazla çalışma süresine karşılık gelecek şekilde izin alıyorlar.

Grev, Hıristiyan Sendikalar Konfederasyonu ve Belçika Genel İşçi Federasyonu tarafından, işçilerin büyüyen öfkesini kendi kontrolleri altında tutma çabasıyla daha önce belirlenen 31 Mayıs tarihinden erken bir tarihe alındı.

Grev, Salı günü, Charles Michel’in kemer sıkma yanlısı hükümetine karşı Brüksel’deki 60.000 kişilik gösterinin ardından geldi. Hükümet, sosyal yardım sisteminde kesintiler, kamu hizmetlerinde ve eğitimde bütçe kesintileri ve şirketlere 45 saatlik iş haftası uygulama ve ek ödeme olmaksızın fazla mesai dayatma imkanı veren bir iş yasası uygulamaya çalışıyor.

Başka bir kitlesel protesto ve ağırlıklı olarak kamu sektöründe grevler için 31 Mayıs tarihi belirlendi. 24 Haziran’da başka bir protesto daha düzenlenecek.

Çalışma Bakanı Kris Peteers, geçtiğimiz yıl, sendikaların işbirliğiyle, işçilerin sosyal haklarının çarpıcı biçimde altını oyan bir iş yasasını ortaya çıkardı. Hükümetin amacı, işçi sınıfının II. Dünya Savaşı sonrası dönemde elde etmiş olduğu sosyal kazanımları geriye götürmektir.

Yasa, 45-50 saatlik bir iş haftası ve 9-11 saatlik bir işgünü dayatıyor. İşçilere çalışma programları patronlar tarafından sadece 24 saat önce duyurulabilecek. Yasa, hafta sonu ve gece çalışmasında bir artış dayatıyor. Fazla mesai ücreti olmaksızın fazla çalıştırmaya imkan sağlayacak şekilde bir yıllık çalışma üzerinden çalışma saatlerinin ortalaması alınıyor. Yasa, patronların işçilere dayatabileceği yıllık azami fazla çalışma kotası uygulamaya koyuyor ki patronlar bunları nakit olarak ödemek zorunda değiller.

Emeklilik yaşı de özel sektörde ve kamu sektöründe 60’tan 67’ye çıkarılmış durumda.

Bu saldırılar, sermayenin, işçilerin mal ve hizmet piyasası dalgalanmalarına bağlı olarak istenildiğinde hazır olmaları yönündeki taleplerini karşılıyor.

Yalnızca sermayenin talep ettiği kesintilerin uygulanmasında daha büyük bir rol talep eden sendikaların suç ortaklığı yüzünden, halihazırda 1 milyon işçi son bir yıldır Peteers yasaları altında sömürülüyor.

Ekim 2015’te, FGTB, CSC ve CSSLB sendika kuruluşlarını içeren Belçika sendika federasyonu, emeklilik maaşlarını ve ücretleri enflasyona sabitlemeye son veren başlıca kemer sıkma önlemlerinden birine, yalnızca yasal yollarla meydan okuyacağını duyurmuştu. Bu hamle, işçilerin ülke çapında bir seferberliğine karşıydı ve hükümetin saldırılarına karşı işçi sınıfı içinde büyüyen muhalefeti yatıştırma yönünde bir yöntemdi.

Başbakan Charles Michel, Çarşamba günü, haber kanallarına, yasanın yürürlüğe konması şartıyla sendikalarla görüşmeye hazır olduğunu söyledi.

27 Mayıs 2016

İngilizce özgün metin