Fransız otomotiv işçileri ABD’li işçilerin Fiat Chrysler sözleşmesini reddetmesini destekliyor

ABD’li otomotiv işçilerinin Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikası tarafından kabul ettirilmeye çalışılan Fiat Chrysler sözleşmesini reddetmesine desteklerini ifade eden Paris’in Poissy banliyösündeki PSA Peugeot-Citroën fabrikasında çalışan Fransız otomotiv işçileri, 6 Ekim Salı günü Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) muhabirlerine konuştular. 
Eski bir Chrysler tesisi olan Poissy’deki PSA işçileri, eşitsiz iki kademe sistemini, UAW yönetiminde bir sağlık hizmetleri “kooperatifi” tasarısını ve enflasyon seviyesine zar zor ulaşan ücret artışlarını sürdüren bir toplu sözleşmenin reddedilmesini takdir ettiler.
Uzun yılların deneyimine sahip bir PSA işçisi olan Rachid, “Herkese eşit ücret ödenmelidir, bu esastır. Eğer aynı işi yapıyorlarsa aynı ücreti almalılar” dedi ve ekledi: “Fransa’da yaşanan şey, fabrikaların, aynı işi yapıp bizden daha az ücret alan insanların olduğu diğer ülkelere gitmesidir.” 
Poissy’deki bir kadın temizlik işçisi, Marie, iki kademeli sistemin “kabul edilemez” olduğunu söyledi: “Ben ‘hayır’ oyu verir, bunu kabul etmezdim.”
Ücretlerin 2012’den beri dondurulduğu ve üretimin kısa süre önce ikiden bir montaj hattına kaydırıldığı Poissy’deki işçiler, UAW sözleşmesinin reddedilmesinin, dünya çapında otomotiv işçilerine yönelik saldırılara karşı bir direnişi başlatacağından umutluydu.
Marie, “Destek mücadelelerinin olacağını umuyorum; çünkü durum her yerde kötüye gidiyor.” dedi. O, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Burada, onlar bizi geçici olarak işten çıkartıyorlar. Bizim gibi taşeron işçiler bile çalışmıyor, PSA işçileri de çalışmıyor. Pazartesi, Salı günleri çalıştırılmadık ve ay sonunda bir haftalığına tekrar çıkarılacağız.”
Rachid, “İhtiyaç duyduğumuz şey sadece Avrupa çapında bir grev değil, bir dünya grevidir. Herkes bıkkın. Burada ihtiyaç duyduğumuz şey yeni bir Mayıs ’68. Onu bizzat görmek için yeterince büyük değildim ama gidişat değişmek zorunda; çünkü herkes bütünüyle bıkmış durumda.” dedi.
PSA işçilerini Poissy tesisine taşıyan bir otobüsün sürücüsü olan Thierry de, Amerikalı işçilerin mücadelesinin Avrupa’daki işçiler için önemini vurguladı. “Ona baktığınızda, o önemli, çünkü Amerika Birleşik Devletleri’nde ne başlarsa başlasın; orada bir kez başladığında bir Avrupa hareketi yaratabilir.” dedi.
30 yıllık kıdemli bir PSA işçisi olan Karim, Amerikan otomotiv fabrikalarındaki ücretler ve çalışma koşulları ile Poissy’dekiler arasındaki benzerlikleri vurguladı: “Burada her tür taşeron firmayı devreye sokuyorlar, lojistik taşerona veriliyor. Bakımda çalışan arkadaşlarımdan biri de taşerona geçirilecek. Onlar, presleme operasyonları hakkında da konuşuyorlar. Her şey, mümkün olduğunca, firmaların dışında yürütülecek. Şirket tamamen ayrılıyor, onlar sadece montajda çalışmaya devam ediyor, montaj hattında çalışan işçileri tutuyorlar.”
Karim, bir taşeron için çalışmanın, bir PSA işçisi olarak çalışmakla kıyaslandığında ağır bir ücret kesintisine uğramak anlamına geldiğini belirtti: “Yaklaşık yüzde 30. Taşeronlarda çalışanlara, yılda bir maaş ikramiyeleri, vardiya primleri ya da kıdem karşılığı da ödenmiyor. Bir taban ücret var ve hepsi bu.”
WSWS muhabirleri “Fiat Chrysler’deki ‘hayır’ oyunun önemi” başlıklı bildiriyi dağıtırken sendikalardan bağımsız uluslararası bir stratejiye ihtiyaç olduğunu söylediklerinde, Karim buna güçlü bir şekilde katıldı. O, Stalinist Genel İşçi Konfederasyonu (CGT), İşçi Gücü (FO) ve Fransız Hıristiyan İşçiler Federasyonu (CFTC) gibi Fransız sendikalarını eleştirdi.
Karim, şunları söyledi: “Söylediğiniz şey çok önemli. CGT’ye, FO’ya ve CFTC’ye, tüm bu insanlara baktığınızda, onların hiçbir gerçek çalışma yapmadığı ve kendi çıkarlarını savundukları izlenimini edinirsiniz; aslında, bu bir izlenim değil, benim için bir gerçek. Onlar buradalar, fabrika etrafında dolaşıyorlar, kahve içiyorlar, vb. ama bizi savunmak için burada değiller. Onlar, patronu savunmak için buradalar.”
“Fransa’daki hayal edebileceğiniz her sendika federasyonu burada, Poissy’de, ama onlar bir işe yaramıyorlar, burada altı ya da yedi tane var ama hiçbir şekilde işe yaramıyorlar. Kanıt mı? 30 yıl önce ben çalışmaya başladığımda, burada bir sendika yetkilisi varsa, sizi savunmak, fabrikadaki gidişatı görmek vs. için her hafta ya da her ay belirli saatlerde burada olurdu. Artık onların zamanları bütünüyle boş, bu insanlar hiçbir şey yapmıyorlar. Onların patronlar tarafından satın alındıklarını görebiliyorsunuz.”
8 Ekim 2015