Hindistan: Honda motosiklet işçileri polisin ve yönetimin saldırılarına karşı mücadele ediyor

Honda Motorcycle & Scooter India’nın (HMSI), Hindistan’ın kuzeybatı eyaleti Rajansthan’daki Tapukara fabrikasındaki işçiler, geçtiğimiz ay, toplu işten çıkarmaların ardından polisin ve şirket çetelerinin bir dizi şiddetli saldırısına uğradılar. İşçiler, geçtiğimiz Ağustos ayından beri fabrikada bir sendika kurma girişiminde bulunuyorlardı.

Şirketin provokasyonları, Hindistan’ın Bharatiya Janatha Partisi (BJP) hükümeti ve eyalet yönetimleri tarafından, emek maliyetlerini aşağı çekmek ve uluslararası yatırımları teşvik etmek istedikleri için destekleniyor ve teşvik ediliyor.

HMSI, Japonya merkezli Honda Motor Company’nin, Manesar, Bangalore ve Gujarat’taki Vithalapur’da tesisleri bulunan bütünüyle Hindistanlı bir alt kuruluşu. Şirket, Hindistan’ın yerel iki tekerlekli araç piyasasının yüzde 26’lık payına sahip.

Tapukara fabrikasında 3.000 işçi çalışıyor ama yalnızca 466’sı daimi. Geri kalan işçiler, gündelikçiler ya da sözde stajyerler olarak sözleşmeli çalıştırılıyor. Tesis, popüler Activa scooter ve Shine motosikleti dahil günde yaklaşık 5.000 iki tekerlekli araç üretiyor. HSMI’deki sözleşmeli işçiler aylık 4.700 rupi (70 dolar) alırken, daimi işçiler 6.500 rupi alıyor (96 dolar). Saatlik fazla mesai ücretleri, sırasıyla, 65 ve 45 rupi.

16 Şubat’ta, HSMI’nın bir boyama atölyesi amiri, bitkin düşmüş bir işçiye, fazla mesai yapmayı reddetmesi üzerine hakaret etti ve fiziksel olarak saldırdı. İşçi, önceki günlerde fazla mesaide çalıştığını ve hastalanmış olduğunu açıklamasının ardından boynundan tutuldu ve darp edildi. Bu zalim saldırı üzerine öfkelenen vardiyadaki yaklaşık 1.700 işçi, tüm üretimi durdurarak Tapukara fabrikası içinde bir oturma grevi düzenledi.

HMSI yönetimi, işgali bitirmek için, derhal, işçi tulumlu fedailerini ve eyalet polisini harekete geçirdi. Aynı 2012’de Haryana’daki Manesar fabrikasındaki Maruti Suzuki işçilerine yönelik kötü şöhretli polis saldırılarında olduğu gibi, Rajasthan eyalet polisi şiddetle saldırıya geçti ve Honda işçilerini fabrika dışına çıkardı. Yüzlerce işçi tutuklandı ve birçok işçi polis terörü korkusuyla alanı terk etmeye zorlandı. Diğer işçiler, gece yarısından sonra evlerine yönelik polis baskınlarda ayrım gözetmeksizin tutuklandılar.

16 Şubat olayına şahit olmuş Tapukara’daki daimi işçilerden biri olan Vishal, yönetimin amirin saldırısının ardından beş işçi temsilcisiyle görüşmelere başlaması sonrasında ne yaşandığını Hindu gazetesine açıkladı: “Temsilcilerimizle tüm irtibatımızı yitirdik. Sonra içeriye polis geldi ve orayı terk etmemizi istedi. İşçiler, önderleri olmaksızın ayrılmayacakları konusunda direttiler. Saat 19.00 sularında, polisler, herhangi bir uyarı ya da provokasyon olmaksızın, işçileri coplamaya başladılar. Şirket yönetiminin yardıma çağırdığı fedailer, işçilere saldırmaya ve makinalara zarar vermeye dahil oldular.”

Haryana eyaletindeki Gurgaon’da bulunan İşçi Dayanışma Merkezi’nden Amit, medyaya şunları söyledi: “Birçok işçi, polisin ayrıca 42 adı belirtilmeyen işçiye karşı tutuklama emri çıkarmış olması nedeniyle gizlenmeye zorlandı… Çoğu Tapukara’da tıbbi yardım isteyemedi çünkü polis tarafından yakalanmaktan korkuyorlardı.”

HMSI, Tapukara fabrikasında bir sendika örgütlenmesine karıştıkları gerekçesiyle, öncülük eden militan işçiler dahil olmak üzere en az dört daimi ve 500’ü aşkın sözleşmeli işçiyi işten attı.

Polisin 17 Şubat’ta fabrikaya tüm erişim yollarını kapatmasının ardından, yüzlerce protestocu HMSI işçisi, Tapukara’dan yaklaşık 13 kilometre uzaktaki komşu Haryana eyaletinin Dharuhera kasabasında toplanmaya başladılar.

Haryana’nın BJP’li eyalet hükümeti, hemen, toplanan işçileri gözaltına almak için polis gücünü harekete geçirdi. 44 işçi düzmece suçlamalarla tutuklandı ve hapsedildi. Polisin coplu saldırısı sırasında, 50’si ağır olmak üzere 350 işçi yaralandı.

İki gün sonra, 19 Şubat’ta, Gurgaon, Manesar, Tapukara, Dharuhera, Bawal ve Neemrana bölgelerinden binlerce sanayi işçisi, Tapukara’dan yaklaşık 50 kilometre uzaktaki Gurgaon Tau Devi Lal Stadyumu’nda toplandı. İşçiler, HMSI işçileriyle dayanışma içinde Honda’nın şirket ofisine yürüdüler.

27 Şubat’ta, yüzlerce Honda işçisi, bir protesto mitingi ve Gandi Hastanesi Meydanı’ndan Honda Kavşağı’na bir yürüyüş düzenlemeyi planladılar. Polis, gösterinin izinsiz olduğunu iddia etti ve coplu saldırıya geçti. İşçiler saldırıya direnirken, 200’ü aşkın işçi gözaltına alındı ve nezarete atıldı.

BJP önderliğindeki Rajasthan eyalet hükümeti, patronların işçileri daha kolay işten atmasını kolaylaştıran ve sendikalara üyelik için daha sıkı kısıtlamalar getiren yeni iş kanunlarının uygulanması dahil, işçi haklarına yönelik ulusal bir saldırıya önderlik ediyor.

HMSI işçilerini desteklemek için yapılan kitlesel gösteriler, işçilerin, daha yüksek ücretler, daha iyi koşullar ve nefret edilen ve giderek yaygınlaşan sözleşmeli çalışma sisteminin kaldırılması dahil, temel haklarını savunmak için, Gurgaon-Manesar-Tapukara sanayi bölgesi çapında ve Hindistan genelinde harekete geçme potansiyelini vurgulamaktadır.

Aynı Hindistan işçi sınıfının diğer kesimleri gibi, HMSI işçilerinin de karşı karşıya olduğu can alıcı görev, mevcut sendikaların siyasi deli gömleğinden kurtulmaktır. Bu sendikalara, sırasıyla iki Stalinist parlamenter partiye; Hindistan Komünist Partisi’ne (CPI) ve Hindistan Komünist Partisi (Marksist)’e (CPM) bağlı olan Tüm Hindistan Sendikaları Kongresi (AITUC) ile Hindistan Sendikalar Merkezi (CITU) de dahildir.

Bu örgütler, HMSI işçilerine ve büyük şirketler ile hükümetin saldırılarını yenilgiye uğratma girişiminde bulunan diğer işçilere genel destek iddialarına karşın, kar sistemini savunmakta, işçileri yalıtmakta ve onları içi boş protestolara ve Hindistan’ın federal ve eyalet yönetimine ya da mahkemelerine moral bozucu başvurular yapmaya yönlendirmektedirler.

Maruti Suzuki’nin Manesar fabrikasındaki işçiler, 2012’de, kölece çalışma koşullarına ve şirket ile hükümetin ortak cadı avlarına karşı mücadeleye başladıklarında, tüm resmi sendika federasyonları tarafından siyasi olarak yalıtıldılar.

Stalinistlerin önderliğindeki AITUC ve CITU, başından itibaren, Manesar işçilerini, tümüyle Maruti Suzuki yönetimiyle el ele çalışan güçlere; o zamanlar Hindistan Ulusal Kongresi’nin elinde olan eyalet yönetimine ve onun Çalışma Bakanlığı’na başvurmaya çağırdılar. (Bknz: “Maruti Suzuki işçilerine yönelik eyalet entrikası sürüyor”).

İşçiler, bu örgütlerden kopmalı, kendi Eylem Komiteleri’ni oluşturmalı, Hindistan işçi sınıfının en geniş kesimlerine uzanmalı ve mücadeleyi kapitalist kar sistemine karşı sosyalist-enternasyonalist bir program temelinde ileriye taşımalılar. Bu program, uluslararası ölçekte sosyalizm uğruna daha geniş bir mücadelenin parçası olarak, Hindistan’da bir işçi-köylü hükümetini kurmayı hedefleyen devrimci bir işçi partisinin inşasının ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

2 Mart 2016

İngilizce özgün metin