Sri Lanka: Grevdeki Holcim işçileri çimento fabrikalarını işgal etti

Sri Lanka’daki Holcim Lanka’nın Puttalam ve Galle’deki iki çimento fabrikasında çalışan sözleşmeli işçiler, sürekli iş ve daha iyi ücret ve çalışma koşulları talepleriyle 19 Mayıs’tan bu yana grevde. Grevci işçiler, aileleriyle birlikte, fabrika binalarını işgal altında tutuyorlar.
Şirketlerarası Çalışanlar Sendikası (ICEU), şirketteki yoğun sömürüye dayanan koşullara yönelik artan öfke karşısında grev çağrısı yapmak zorunda kalmıştı. Bununla birlikte, sendika, tüm üyelerini Holcim grevcilerini savunmak için greve çağırmak şöyle dursun, kasıtlı olarak sözleşmeli işçileri yalıtıyor ve mücadelenin kadrolu işçilere yayılmasına karşı çıkıyor.
Puttalam  fabrikasındaki protestocular ana kapıyı bloke ettiler ve dışarıya çimento çıkarılmasını durdurdular. Şirket ve taşeronlar, Devlet Başkanı Mahinda Rajapakse hükümetinin yardımıyla grevi kırmaya çalışıyorlar. Yabancı yatırım için her şeyi göze almış olan hükümet, greve son vermeye kararlı ve fabrikaya, aralarında çevik kuvvetin de bulunduğu polis güçleri sevk etti. Polis, sendika önderlerini ve eylemcileri tutuklamakla tehdit ediyor.
1 Haziran günü, grevdeki işçiler ile Puttalam fabrikasının kapılarının hemen yakınındaki eğreti bir kürsüde duran aileleri, iktidar partisine bağlı yerel politikacılar tarafından örgütlendiği öne sürülen 50’den fazla palalı ve sopalı katilin saldırısına uğradı. 
Aralarında 8 yaşında bir kızın da bulunduğu 9 kişi yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Bunlardan dördü hala hastanede. İşçiler, saldırı sırasında orada olan polisten koruma talep ettiler ama bu talepleri reddedildi.
Galle’de, şirket ve taşeronlar grev kırıcıları kullanmaya çalışıyorlar. Buradaki protestocular da palalı ve sopalı kiralık katillerin saldırısına uğradılar. Bir işçi çatışmada yaralandı. İşçiler, katillerden bazılarının eski askerler olduklarını tespit etti. Bu baskıcı hamlelere, iktidardaki koalisyondan yerel politikacılar da dahil oldu.
Polis, grevcilere karşı bir mahkeme kararı alma girişiminde bulundu (Sri  Lanka’da grevleri ezmekte kullanılan yaygın bir yöntem). Sendikalarda mahkeme kararlarını grevlere son vermeyi haklı göstermede kullanıyor.
Sendika, Holcim’i, grevci işçilere karşı orduyu kullanmakla da eleştirdi. JVP (Halkların Kurtuluş Cephesi) ve ona bağlı sendikalar, ordu yandaşlığında ve hükümetin mücadeleleri yenilgiye uğratmasına izin vermede uzun bir sicile sahip. 
Ordu sözcüsü Tuğgeneral Ruwan Wanigasooriya, bu iddiaya karşı çıktı ama ordunun garnizonlar inşa etmek için çimento “talep ettiğini” kabul etti. Tuğgeneral, bu talebin gecikmesi durumunda, ordunun etkileneceğini öne sürdü ve gelecekteki olası müdahaleyi ima etti.
Holcim, 70’ten fazla ülkede faaliyet gösteren ve 70.000’den fazla işgücüne sahip İsviçre merkezli çokuluslu bir çimento şirketi. O, devlet mülkiyetindeki Puttalam Çimento Şirketi’nin önceki Devlet Başkanı  Chandrika Kumaratunga hükümeti tarafından 1996’da özelleştirilmesinin ardından Sri Lanka’da faaliyet göstermeye başladı.
Holcim’in işletmeyi devralmasından sonra, işgücü 1.500’den 900’e indirildi ki bunların yalnızca 370’i kadrolu işçi. Sözleşmeli işçilerin bazıları 20 yıldan uzun süredir fabrikada çalışıyor.
Özel şirketler, bu işçileri, işçi ücretlerinden kesilen komisyonlarla şirkete kiralıyorlar. Taşeronlardan kimileri Rajapakse’nin koalisyon hükümetinden yerel politikacılar. İşçileri sözleşme temelinde çalıştırmak, onların en temel haklarını yoksaymak ve onları acımasız çalışma koşullarına mahkum etmek anlamına geliyor.
Çimento üretimi ve taşımacılık bölümlerindeki işçiler 12 saatlik vardiya sistemiyle çalıştırılıyorlar. Onların temel aylık ücreti 15.000 Rupee’den (yaklaşık 230 TL) az. Onlara, 22 gün için 12.200 rupee (yaklaşık 187 TL) bakım ödeneği veriliyor. İşçilerin ücretlerinden, bir gün işe gelmemeleri durumunda 567 rupee (yaklaşık 8 TL), daha uzun süre işe gelmeme durumunda ise her gün için 1.065 rupee (yaklaşık 16 TL) kesiliyor. 
Yükleme bölümünde, altı işçi, bir taşıma kayışının yardımıyla, 12 saatlik vardiye sırasında 4.500 çimento torbası yüklemek zorunda. Onlara, fazladan yüklenen her  çimento torbası için 1,4 rupee (yaklaşık 2 kuruş) ödeniyor. “Genel hizmetler”de sabah 8 ile akşam 5 saatleri arasında çalışan işçilerin maaşı ise yalnızca 950 rupee (yaklaşık 14,5 TL).
Puttalam fabrikasında çalışan bir işçi, WSWS’ye şunları söyledi: “Ben, diğer 9 işçi ile birlikte makineleri, yolları ve fabrikanın bahçesini temizliyorum. Bu gerekli bir iş olmasına rağmen kadrolu yapılmıyoruz. Benim ücretim, her şey dahil 29.000 rupee (yaklaşık 435 TL). Ücretimin önemli bir bölümünü kızımın okul harcı için ayırmak zorundayım. Ulaşım, elektrik ve su için de binlerce rupee ödemem gerekiyor. Artan pahalılıkla başetmek zor.
“Hükümet işçilerden kaygılanmıyor. İktidar politikacıları katilleriyle geliyor ve bizi bir protestoya katıldığımız için tehdit ediyorlar.”
Makinelere kireçtaşı yükleyen bir başka işçi, “Günde 12 saat ve ayda 20 gün vardiyeli olarak çalışmak zorundayız. Sabit bir ücret ödeme günü yok ve bu yüzden, ihtiyaçlarımızı dükkanlara ileride ödeme sözü vererek alıyoruz.” dedi.
Puttalam’daki saldırıda yaralanan işçilerden biri, WSWS’ye, “Benim sınırlı ücretimle yaşamak çok zor." dedikten sonra şu soruyu sordu: “Eğer ciddi biçimde yaralansaydım aileme ne olacaktı?” Saldırıda yaralanan 8 yaşındaki kız çocuğunun annesi de, kızının katiller tarafından yere fırlatıldığını anlattı ve “sekiz yıldır sözleşmeli işçi olarak çalışan kocam için korkuyorum. Protestoya bu yüzden katıldık.” dedi.
Holcim Lanka, yerel çimento piyasasının yüzde 40’ına hakim ve çok büyük karlar elde ediyor. Şirket, geçtiğimiz dönemde, 50 kiloluk bir torba çimentonun fiyatını defalarca arttırdı ve karlarını, hükümetin arttırmış olduğu vergileri ödedikten sonra bile hızla yükseltti.
ICEU, işçilerin bu yoğun sömürüsüne polislik yapmada önemli bir rol oynuyor. Bu sendika, yıllardır, sözleşmeli işçilerinin içinde bulunduğu kötü durumu görmezden geliyor ve onları şirketle yapılan toplu iş sözleşmelerine dahil etmiyor.
ICEU, bu grev çağrısını, sözleşmeli işçilerin çalışma koşullarına yönelik öfkesini ve huzursuzluğunu yatıştırmak için yaptı. O, bu yalıtılmış grevin şirketi ödünler vermeye zorlayacağı yanılsamasını yayıyor. 
Bu sendika, Sri Lanka’daki burjuva siyaset kurumunun bir parçası olan Janatha Vimukthi Peramuna’ya (Halkların Kurtuluş Cephesi-JVP) bağlı. JVP, Şubat ayında yayımlanan “Vizyonumuz” adlı programında, Sri Lanka’yı sanayileşmiş bir ülkeye “dönüştürmek” için yatırımcılara ödünler vaat ediyor.  
JVP ve ICEU, şirkete ve hükümete karşı siyasi bir mücadele örgütlemek şöyle dursun,  grevi sınırlamaya; işçi sınıfı ile kır yoksullarının Sri Lanka’da ve uluslararası düzeyde kitlesel patlamasını önlemeye çalışıyor.
Holcim Lanka işçileri, bu deli gömleğini parçalamalı; işçi sınıfının Sri Lanka’daki diğer kesimlerini ve Holcim’in diğer ülkedeki işçilerini yardıma çağırmalıdır. 18 Mayıs’ta, Holcim’in Hindistan’ın kuzeyindeki Çhattisgarh eyaletindeki fabrikasında çalışan işçiler, hükümetin ücret tablosuna uygun ücretler ve işten çıkartılmış işçilerin yeniden işe alınması talepleriyle greve çıktılar. Bu fabrikadaki işçilerin yaklaşık yüzde 80’i sözleşmeli olarak çalışıyor.
Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP), işçi sınıfını Holcim işçilerini savunmaya çağırıyor. İşçileri, kendi sınıf çıkarları uğruna mücadele etmeleri için, Holcim’in fabrikalarında sendikalardan bağımsız taban eylem komiteleri oluşturmaya çağırıyoruz. İşçilerin, şirketin planlarını ve hükümetin saldırısını yenilgiye uğratması için siyasi bir programa ihtiyaçları var.
Sözleşme üzerine kurulu vahşi sömürü sistemine son verme mücadelesi, kar sistemine son vermeyi amaçlayan enternasyonalist ve sosyalist bir perspektif temelindeki bir mücadeleye bağlıdır. SEP, Sri Lanka’da, tüm Güney Asya’daki ve dünyadaki sosyalizm mücadelesinin ayrılmaz bir bileşeni olarak, bir işçi-yoksul köylü iktidarı çağrısı yapıyor.