IYSSE Humboldt Üniversitesi öğrenci meclisi seçimlerinde oyların yüzde 7’sini aldı

Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler (IYSSE), Berlin Humboldt Üniversitesi’nde bu hafta yapılan öğrenci meclisi seçimlerinde oyların yüzde 7’sini aldı. Bu, grubun şimdiye kadar elde ettiği en iyi seçim sonucu.

Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (PSG) öğrenci ve gençlik örgütü IYSSE, geçtiğimiz yılki 147 oya kıyasla, bu yıl 192 oy aldı. Ön sayım sonucuna göre, IYSSE, öğrenci meclisinde dört kişiyle temsil edilecek.

IYSSE, seçim bildirgesinde, seçimlere, “militarizme ve savaşa; toplumsal eşitsizliğin büyümesine ve sağın yükselişine karşı bir hareket inşa etmek amacıyla” katıldığını açıklamış, “Biz, Humboldt Üniversitesi’nin, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında olduğu gibi, sağcı ve militarist ideolojinin bir merkezine dönüştürülmesine engel olmak istiyoruz.” demişti.

IYSSE’nin Humboldt Üniversitesi sözcüsü Sven Wurm, seçimlerin ardından şunları söyledi: “Bu seçim sonucu, çalışmamızın önemli bir başarısıdır. Bu sonuç, militarizme ve sağcı profesörlere karşı mücadelemizin öğrenciler arasında giderek artan bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Birçok öğrenci Humboldt Üniversitesi’nde gerçekleşen sağa kayıştan endişeli ve biz, buna karşı duruş sergileyen tek aday listesiydik.”

Seçimlere katılan öğrenci örgütlerinin bazıları, Almanya meclisinde temsil edilen partilere bağlı. Bu örgütler oldukça iyi biliniyorlar ve ellerinin altında azımsanmayacak mali kaynaklar var. Bunlar arasında, yalnızca, Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) öğrenci örgütü Jusos yüzde 8 oyla IYSSE’den daha fazla oy aldı. Hıristiyan Demokrat Birlik’in öğrenci örgütü (RCDS) ise, IYSSE’nin çok altında kalarak oyların sadece yüzde 4,5’ini aldı.

IYSSE açıklaması, Avrupa ve özellikle de Almanya egemen sınıflarının militarizme dönüş ve iç baskı çağrısı yapmakta olduğu uyarısında bulunmuş ve eklemişti: “Üniversiteler, bu politikanın ideolojik hazırlığında merkezi bir rol oynuyorlar.”

Özellikle Humboldt Üniversitesi’ndeki profesörler Jörg Baberowski ile Herfried Münkler, bu militarist kampanyayla yakından bağlantılıdır. Açıklamada şöyle deniyordu: “Münkler, Berlin’in Avrupa’da yeniden bir ‘egemen’ ve ‘sert amir’ olarak hareket etmesini talep ederken, Baberowski, Nazi savunucusu Ernst Nolte’nin açık bir destekçisidir ve Ulusal Sosyalizm’in (Nazizm) suçlarını önemsiz gibi göstermektedir.”

IYSSE, bu gelişmeleri, çok sayıda geniş katılımlı seçim toplantısında ele aldı. Aralık ayında düzenlenen ilk toplantıda, Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin uluslararası yayın kurulu başkanı David North, 250 kişilik dinleyici kitlesi önünde, Donald Trump’ın seçilmesinin nedenlerini ve sonuçlarını değerlendirmişti. IYSSE, 4 Ocak’taki ikinci toplantıda, Trump’ın seçilmesinin Avrupa’daki yansımalarını ele aldı ve Alman burjuvazisinin, ABD seçim sonucunu, hem içeride hem dışarıda kendi saldırgan gündemini ilerletmek için kullandığını açıkladı.

IYSSE, geçtiğimiz Pazartesi günkü üçüncü ve son seçim toplantısında, Humboldt Üniversitesi’nin savaş ve diktatörlük hazırlığında ve bunların ideolojik olarak meşrulaştırılmasında oynadığı özel rolü açıkladı. Burada, çeşitli IYSSE temsilcileri, uluslararası ve sosyalist bir perspektifin önemini belirttiler.

Wurm, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Seçim kampanyası ve son haftalarda düzenlediğimiz bir dizi toplantı, son derece önemliydi. Birçok öğrenci, Donald Trump’ın seçilmesiyle şoka uğradı. Aynı zamanda, onlar, Alman burjuvazisinin buna ne kadar saldırgan bir şekilde tepki verdiğini ve üniversitelerin, sağcı politikaların hazırlanmasında ne kadar önemli bir rol oynadıklarının farkında değillerdi.”

“Toplantılarımızın ardından, bunlara katılan birçok kişi, kampanya malzemelerinden aldı ve bunları arkadaşları arasında ve üniversite kampüsünde dağıttı. Bir kısmı, seçim kampanyasını doğrudan destekledi ve IYSSE’ye üye olmak istedi.”

IYSSE’nin seçim açıklaması şunu belirtiyordu: “İstesek de, istemesek de, 20. yüzyılın ilk yarısı kadar çalkantılı ve kriz içinde bir döneme geri dönüyoruz. Şu anda her şey, savaş karşıtı yeni bir uluslararası hareketin inşasına bağlı. Bu hareketin işçi sınıfına dayanması, kapitalizm karşıtı olması ve uluslararası sosyalist bir perspektife sahip olması gerekiyor.”

Wurm, sözlerini şöyle tamamladı: “Seçim kampanyamız, giderek artan sayıda öğrencinin artık savaşın ve diktatörlüğün gelişmesini kabul etmeye razı olmadığını ve devrimci bir perspektife doğru yönelmeye başladığını gösteriyor.”

20 Ocak 2017

İngilizce özgün metin