Dünyaca ünlü Alman yazar Günter Grass 87 yaşında öldü
Alman yazar Günter Grass, bir enfeksiyonun ardından, Almanya’nın Lübeck kentinde, 87 yaşında öldü. O, 20. yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biriydi ve 1999’da Nobel Edebiyat Ödülü almıştı. 
1927’de Danzig’de doğmuş olan Grass, gençliği Nazizm ile damgalanan bir kuşağın üyesiydi. Hitler iktidara geldiğinde 7, Üçüncü Reich çöktüğünde ise 18 yaşındaydı. 
Grass, savaştan sonra, grafik sanatı ve heykeltıraşlık okudu. 1950’lerin ortasında da yazmaya yöneldi. Onun edebiyat alanındaki atılımı, dünya çapında bir başarı yakalayan ilk romanı Teneke Trampet ile 1959 yılında gerçekleşti.
Teneke Trampet’in ana fikri (Ulusal Sosyalizm -Nazizm- ve onun arka planı ile hesaplaşma; suçluluk ve bellek sorunu), Grass’ın sonraki romanlarının ve öykülerinin çoğunda merkezi bir rol oynadı. 2006 yılında, anılarını, Soğanı Soyarken ismiyle yayımladı.
Grass, sanat dünyasına toplumsal bağlılığını sınırlamamıştı. Yaşamının sonuna doğru, giderek ivedilik kazanan siyasi sorunları ele aldı ve sert tartışmalardan kaçınmadı. Onun siyasi görüşleri hiçbir zaman sosyal demokrat reformist politikanın ötesine geçmedi ama o, militarizm ve demokratik haklar gibi konularda Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ile çatışmaya hazırdı. 
Grass, bir uzlaşma yolu olarak gördüğü Doğu Politikası’nı (Ostpolitik; doğuya açılma) desteklediği Willy Brandt’ın 1960’lardaki seçim kampanyalarında özellikle aktifti. Grass, SPD’nin, sığınma hakkının fiilen kaldırılmasını kabul ettiği 1993 yılında, partiden istifa etti.
Dünya Sosyalist Web Sitesi, önümüzdeki günlerde Grass’ın yaşamı ve eserleri üzerine bir değerlendirme yayımlayacak. Bugün, Grass’ı sağdan gelen siyasi saldırılara karşı savunurken, ona eleştirel yaklaşan birkaç makalenin linkini koyuyoruz.
WSWS, 1999’da, her biri 20. yüzyıldaki bir yıla ithaf edilen yüzlerce öykülük bir derleme olan Benim Yüzyılım kitabının bir eleştirisini yayımladı. 
WSWS, 2006 yılında yayımlanan, “Günter Grass ve Waffen-SS” adlı makalede, onun, savaşın sonunda, 17 yaşındayken Nazi Waffen-SS’de askere alınmış olmasını gecikmeli kabul etmesine yanıt olarak siyasi karşıtları tarafından yapılan garip bir şekilde abartılı suçlamalara karşı, Nobel ödüllü yazarı savundu. 
Bu suçlamalar, altı yıl sonra, 2012’de, Grass’ın, “Söylenmesi gereken” adlı şiirini birkaç uluslararası gazetede yayımlamasının ardından yeniden patlak verdi. O, “nükleer güç İsrail”i, İran’a karşı yönelttiği tehditleriyle, “zaten kırılgan olan dünya barışı”nı tehlikeye atmakla suçlamıştı. Grass, aynı zamanda İsrail’e olan bağlılığını vurgularken, sadece İsrail’in nükleer silahlarının ve İran’ın nükleer tesislerinin uluslararası denetim altına alınması çağrısı yapmış olmasına rağmen, Musevi karşıtlığı ile suçlandı ve Nazilerle bir tutuldu. 
Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (PSG) Günter Grass’ı savunmak için Frankfurt, Berlin ve Leipzig’de düzenlediği toplantıların ardından aşırı sağcı provokatörler tarafından saldırılar gerçekleştirildi. Peter Schwarz bu deneyimleri özetledi; Ulrich Rippert de, Grass’ın, karşıtlarını savunmuş olan SPD ile ilişkisini ele aldı
Son olarak, PSG’nin bir kongresinde kabul edilen kararda, Grass’a yönelik hain saldırılar ile Alman militarizminin yeniden canlanması arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekilmişti.