İhaleli Perdeler
Sahne hazır. Dekor tamam. Oyun belli...
Oyunumuz kapitalist dünya düzenin yaşandığı 21. yüzyılda bir ülkede geçiyor. Bir pazar yeri burası. Tezgâhlarda renk renk kostümleri olan tiyatro oyuncuları... Çok kalabalık... Bazıları birbirlerine bağlanmış tezgâhtaki insanların. Bir adam bağırıyor: “20 adet özel nitelikli sanatçı alana, 2 pedagog bedava!”
24 Aralık pazartesi günü, Haldun Taner’in yazmış olduğu “Vatan Kurtaran Şaban” adlı güldürü oyunundan alınmış gibi bir olay yaşandı. Hükümetin atadığı kültür ve sanattan sorumlu olan yetkililerin, sorumlu oldukları konularda hiçbir birikime sahip olmadıklarını ve bu yüzden canlarının istediği gibi karar aldıklarını gördük. Kamu İhale Kurumu’nun internet sayfasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “sanatçı ve teknik eleman personel hizmeti alınacaktır” başlıklı bir ilanı yayımlandı. İhaleyle alınacak bazı tiyatro sanatçılarının ve teknik ekibin özellikleri şöyle:
“5 adet oyuncu (Tiyatro çevresince tanınmış ve kabul görmüş istisnai roller için), 35 adet yardımcı oyuncu ( Konservatuar mezunu), 25 adet figüran oyuncu (En az ilkokul mezunu), 20 adet özel nitelikli sanatçı (Dans, enstrüman vb. becerisi olan), 9 adet halkla ilişkiler uzmanı (Üniversite mezunu, bayan), 2 adet uzman pedagog (Üniversite mezunu), 5 adet dekor kostüm realizatörü (Akademi mezunu, resim, heykel vb.), 8 adet terzi (meslek lisesi veya dengi lise mezunu), 10 adet sahne teknisyeni (meslek lisesi veya dengi lise mezunu), 7 adet aksesuarcı (meslek lisesi veya dengi lise mezunu), 5 adet kuaför (meslek lisesi veya dengi lise mezunu), 9 adet efektör, 8 adet ışıkçı, 2 adet marangoz, 5 adet dekor kostüm realizatörü.”
Eğer bu ihale gerçekleşirse 28 Ocak 2008 tarihinde gerçekleşecek ve Şehir Tiyatroları Müdürlüğü sahnelerinde görev yapacak kişiler personel sözleşmesinin imzalandığı tarihten 5 gün sonra görevlerine başlayarak 31 Aralık 2008’e kadar çalışmaya devam edecekler.
Sanatçı ve teknik ekibin ihale usulüne göre seçilecek olmaları, kapitalizmin her şeyi metaya çevirmesinin yeni bir kanıtı. Serbest piyasa ekonomisinin pençeleri arasında parçalanmak pahasına birbirleriyle yarışacak olan sanatçılar ve tiyatro emekçileri için yaşamak işi bugün daha da zorlaşarak kamu ihale yasasının 19. maddesine bağlanmıştır. Serbest piyasa kurallarının işletildiği sanat alanında artık sanatçı belirleme yöntemi “en avantajlı teklif, en düşük fiyat” esasına göre belirlenecek. Yani en düşük ücrete razı olanlar şehir tiyatrolarında çalışabilme hakkını kazanacaklar.
Bugün Belediye’nin lügatinde “adet” olarak anılan ve yaşamak için çalışmaktan başka şansı olmayan tiyatro oyucuları ve tiyatro emekçileri ne yazık ki “açık eksiltmenin” uygulanacağı bir pazarda satılacaklardır. Yetkili kişilerce kanun gereği olarak ifade edilen ihale usulü, yalnızca Belediye’nin kanuni işleyişinin bir parçası olacak kadar masum değil. Kapitalist sistemin bu en çirkin yüzü, onun kokuşmuş düzeninin girdiği bin bir kılıktan yalnızca biri. Kapitalizm, sanata, sanatçıya hiçbir saygı duymadan, onu, üzerinden kar elde edeceği bir metaya döndürmeye, kendi kitabına uydurmaya çalışıyor.
İhale yönteminin uygulanması şunu gösteriyor; en düşük ücretle çalışmak için birbirleriyle yarışacak olan tiyatro oyuncuları ve emekçileri günümüzün işçileridir. Sanatçılar da tıpkı diğer iş kollarında çalışan işçi ve emekçiler gibidirler. Onlar da düşük ücretlerle, saatlerce köle gibi çalıştırılmaktadırlar. Çalışma saatleri, çalışacakları günler kanunlarla belirlenmiştir. Bir işçi nasıl patronu için bir mal ve maliyet unsuru olarak; bir araç, bir makine olarak görülüyorsa, bugün bir sanatçı da aynen böyle görülmektedir.
Tüm bunlar üreticilerin emek gücünün alınıp satılamayacağı sosyalizm için ortak bir mücadelenin haklılığını kanıtlıyor. Eğer bugün tiyatro sanatçıları ihale uygulaması karşısında sessiz kalır, dahası sınırsız sömürüsüz sınıfsız bir toplum için mücadele vermezlerse, yarın “adet” olarak kalmayacakları gibi yaşayacakları sömürü çok daha hissedilir ve acımasız olacak. Yaşamak için çalışmak zorunda olan sanatçılar, sanatı sermaye sahiplerinin sömürü çarkından kurtarmak için sosyalizm mücadelesine katılmalıdırlar.