Hamas, El Fetih ile anlaşmaya vardı

Gizlice İsrail ile birlikte çalışan Mısır askeri cuntası, El Fetih’e ve Hamas’a bir “uzlaşma” anlaşması dayattı. El Fetih Batı Şeria’yı, Hamas ise Gazze’yi yönetiyor.

Hamas, yeni düzenlemeleri kabul ederek, eğer İsrail ile onun emperyalist destekçileri ve müttefikleri bunu yapmasına izin verirse, Mısır ve diğer burjuva Arap rejimleri ile işbirliği içinde Filistinlileri denetlemede El Fetih’e katılmaya hazır olduğunun işaretini veriyor.

Hamaslı İslamcılar, müzakere masasına, büyük ölçüde, onların önderliğindeki yönetimi felce uğratmak için İsrail tarafından 10 yılı aşkın bir süre önce uygulamaya konulan ekonomik abluka eliyle getirilmiştir. Elektrik kesintilerinden dolayı çok az elektriğe ya da suya sahip olan Gazzeliler, suyu fahiş fiyatlara almaya zorlanıyor. Koşullar son derece kötü. İşsizlik yaklaşık yüzde 50. Gazzelilerin yüzde 65’inden fazlası yoksulluk içinde yaşıyor ve yüzde 80’i uluslararası yardımlara bağımlı durumda.

Önerilen anlaşma, Mısır’ın, Suudi Arabistan’ı ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) içeren Sünni Arap eksenini sağlamlaştırmaya ve Katar’ı, Türkiye’yi ve İran’ı etkisiz hale getirmeye yönelik kapsamlı çabalarının bir parçası. Bu, Mısır’ın sonuncusu 2014’te olan ve İsrail’in Hamas’a savaş açarak bozduğu bir ulusal birlik hükümetine arabuluculuk yapma yönündeki önceki birkaç girişiminin ardından gerçekleşiyor.

El Fetih heyetinin başındaki Azzam El-Ahmed ve Hamas’ı temsil eden Salih Alaruri, anlaşmayı, Mısır’ın rolünü överek ve iki hizip arasındaki şiddetli anlaşmazlıklara bir son verme olasılığını memnuniyetle karşılayarak imzaladı. Filistin Yönetimi (FY) Başkanı Mahmud Abbas, anlaşmanın, “bölünmenin sona erdiğinin ve Filistin’in ulusal birliğine dönüldüğünün ilanı” olduğunu söyledi.

Anlaşma, Hamas’ın, İsrail tarafından Abbas ile danışıklı olarak dayatılan ve gitgide sıkılaşan kuşatmayı kırma yönündeki bir dizi başarısız hamlesinin ardından geldi. Mısır da, özellikle Hamas’ı devrilmiş ve artık yasaklı olan Müslüman Kardeşler’in siyasi olarak düşman bir uzantısı olarak gören General Abdül Fettah el-Sisi’nin 2013’te iktidara gelmesinden ardından, Gazze ile sınırını büyük ölçüde kapalı tuttu. Kahire, Gazze ile Sina Yarımadası arasında bulunan ve bölgenin ekonomik yaşamının bağlı olduğu yeraltı tünellerini yıktı.

Buna karşılık Hamas, bu yılın başında, bir ulusal kurtuluş hareketi olarak rolünü vurgulayan ancak Müslüman Kardeşler’e herhangi bir şekilde değinmeyen ve onunla bağlarını etkin biçimde inkar eden yeni bir bildirgeyi kabul etti. Ayrıca, Hamas yetkilileri, Suudi Arabistan önderliğindeki ittifakın terörizmi destekleme suçlamasıyla Katar’a ambargo uygulamasının ardından, Haziran ayında bu ülkeyi terk ettiler.

Hamas, geçtiğimiz ay, Gazze’deki sivil yönetimi, Abbas’ın El Fetih örgütü tarafından kontrol edilen Batı Şeria hükümetine devretmeyi kabul etti. Geçen hafta, Abbas’ın başbakanı Rami Hamdallah, sembolik bir bakanlar kurulu toplantısı için Gazze’ye gitti.

BAE’nin veliaht prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Nahyan’ın güvenlik danışmanlığını yapan Filistinli milyoner kodaman Muhammed Dahlan’ın Kahire görüşmelerinde bulunması, özellikle önemliydi.

2006’daki iç savaşta Hamas ile savaşan FY’nin eski güvenlik şefi olan Dahlan, yaygın biçimde bir İsrail ajanı olarak görülüyor. Abbas, 2011’de, yolsuzluğa ve FKÖ Başkanı Yaser Arafat’ın öldürülmesine bulaştığı iddiasıyla Dahlan’ı ihraç etmişti. İsrail ve ABD ile sıkı bağları bulunan Dahlan, onların, 82 yaşındaki Abbas’ın ardından tercih ettikleri adaydır.

Görüşmelere giden aylarda, hem BAE hem de Mısır, Hamas’a, Dahlan için bir önderlik konumunu kabul etmesi amacıyla, BAE’nin onun patronu olarak Katar’ın rolünü üstlenmesi için planlanmış gibi görünen 100 milyon dolarlık bir elektrik santrali ve başka insani yardımlar vaadiyle allanıp pullanmış bir baskı yaptı.

Bu gelişmeler, Mısır’ın Genel İstihbarat Kurumları karargahındaki görüşmelere zemin hazırladı. Hamas, Mısır’dan gelen ağır baskı altında şunları kabul etti:

* El Fetih, Hamas ile birlikte, “teknokratlar”dan oluşan geçici bir birlik hükümeti aracılığıyla, Aralık ayına kadar Gazze Şeridi’nin tam kontrolünü alacak.

* Abbas’ın başkanlık muhafızları, Avrupa Birliği’nin sınır yardım kurumu EUBAM’ın gözetimi altında, 1 Kasım’dan itibaren, Gazze’nin Mısır ile olan sınır geçişini denetleyecek.

* Gazze’nin polis gücü, 3.000 ek El Fetih güvenlik görevlisinin katılımıyla yeniden yapılandırılacak.

* Buna karşılık, Abbas, yönetiminin geçtiğimiz ilkbaharda uygulamaya koyduğu ve Gazze’ye elektrik sağlanmasını günde sadece iki saate indiren yakıt yaptırımlarına son verecek.

Mısır’ın istihbarat kurumları, görüşmeler devam ederken Kahire’ye bir heyet göndermiş olan İsrail ile işbirliği içinde, düzenlemeleri denetleyecek. Bu, Mısır’ın, Sina Yarımadası’nda faaliyet gösteren cihatçı grupların Gazze’ye giriş ve çıkışlarını kontrol etmesine olanak sağlayacak.

Londra merkezli Sharq Al-Awsat’a göre, Hamas, ayrıca, bir İsrail misillemesini tetikleyebilecek her türlü eylemden uzak durmayı kabul etmiş.

Filistinli önderler, bir yıl içinde düzenlenecek olan başkanlık ve milletvekili seçimlerine ilişkin düzenlemeleri görüşmek üzere önümüzdeki ay Kahire’de yeniden bir araya gelecekler. Eğer anlaşma uygulanırsa, Abbas, Hamas’ın İsrail’in Filistin topraklarını yasadışı işgaline karşı çıkması temelinde 2006’daki son milletvekili seçimlerini kazanmasından beri, ilk kez Gazze’yi ziyaret edecek.

El Fetih, iki örgüt arasında iç savaşa ve Batı Şeria ile Gazze’nin siyasi kopuşuna zemin hazırlayacak şekilde, seçim sonuçlarını kabul etmeyi reddetmişti.

O zamandan beri, Abbas’a ve El Fetih’e yönelik düşmanlık yalnızca arttı. Abbas, Gazze’deki Filistinliler zararına, özellikle de İsrail’in bölgeye yönelik 2008-2009, 2012 ve 2014 yıllarındaki öldürücü saldırıları sırasında Hamas’a karşı İsrail’in tarafını tutarak, tüm siyasi meşruiyetini yitirdi. İsrail yararına giderek artan acımasız eylemlerinden dolayı, FY’nin güvenlik aygıtından yaygın biçimde nefret ediliyor.

Bu yüzden FY, El Fetih’in gelecekteki bir seçimde çoğunluğu kazanacağına ilişkin herhangi bir güvencenin yokluğunda, seçimleri bir kez daha erteleyecek ve Mısır, BAE ve İsrail tarafından etkin şekilde dayatılan seçilmemiş bir “geçici hükümet”e olanak sağlayacaktır.

Ancak, hala çözülmemiş birçok zorlu sorun, bu kırılgan anlaşmayı bozabilir. Bunlar, 2007’den sonra işe alınmış 40.000-50.000 Hamas memurunun işini; Hamas’ın FY’ye katılmasını; onun 25.000 kişilik silahlı gücünün dağıtılmasını ve silahlarının kullanımdan kaldırılmasını kapsıyor. Bu, Hamas’ın İsrail’i tanıması ve FY ile İsrail arasındaki önceki anlaşmaları kabul etmesi ile birlikte, Ortadoğu Dörtlüsü (ABD, Rusya, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler) tarafından belirlenen üç koşuldan biridir.

El-Sisi, Hamas’ın yalıtılmasını ve dehşet verici insani krizi, Mısır’ın kendi siyasi sorunlarını çözmek ve Sina Yarımadası’ndaki egemenliğine meydan okuyan, aralarında IŞİD’e bağlı olanların da bulunduğu İslamcı grupların Gazze’de bir güvenli liman aramasını engellemek için kullanmaya çalışıyor.

El-Sisi, ayrıca, Mısır’ın Gazze ablukasının devam etmesinin, Mısır’ın da huzursuzlukla kaynadığı koşullarda, İsrail ile Hamas arasında, kendisinin İsrail’in suç ortağı olarak rolünü öne çıkartacak yeni bir savaşı hızlandırabileceğinden korkuyor.

Gazze’deki Filistinlilerin uzlaşma anlaşmasına tepkisi sessizdi. Yeni hükümetten iş sağlamasını ve insani krize son vermesini talep eden birkaç yüz kişi ana meydanda toplandı.

Washington, Gazze’deki insani durumu iyileştirmenin anahtarı olarak, “Filistin Yönetimi’nin Gazze’deki sorumluluklarını tamamen üstlenmesinin koşullarını yaratma çabaları”nı memnuniyetle karşıladığını belirtti.

İsrail’in örtülü katılımına rağmen, Başbakan Benjamin Netanyahu, İsrail’in “varoluşumuz pahasına” yapılan “sahte uzlaşmaları” kabul etmeyeceğini söyleyerek, sağcı oy tabanına oynadı ve yeni düzenlemeyi açıkça reddetti. O, birlik hükümetinin Hamas’ın askeri kanadını dağıtmasını istedi ve Hamas’ın İran ile bağlarını kesmesinde ısrar etti.

16 Ekim 2017

İngilizce özgün metin