Suriye'de artan ABD-Rusya çatışması tehlikesi

Rusya Savunma Bakanlığı, Pazartesi günü, Suriye anlaşmazlığının iki büyük nükleer güç olan ABD ile Rusya arasında askeri bir çatışmaya dönüşmesi kaygısını artıracak şekilde, Suriye'nin batısında, Moskova'nın ve Suriye hükümetinin güçlerinin üslenmiş olduğu bölgede faaliyet gösteren ABD ya da müttefik uçaklarına düşman hedef olarak davranacağı uyarısında bulundu.

Rusya'nın uyarısı, bir Suriye savaş uçağının, Kürt milisler önderliğindeki ABD destekli vekil güçlerin IŞİD'in elindeki Rakka kentine doğru ilerlediği kuzey Suriye'de ABD donanmasına ait bir avcı uçağı tarafından Pazar günü vurularak düşürülmesinin ardından geldi.

Pazar günkü olay, ilk kez bir ABD savaş uçağının kendi toprakları üzerinde uçan bir Suriye uçağını düşürmesini ve ABD'nin düzenlediği altı yıllık rejim değişikliği savaşında önemli bir tırmanmayı ifade etmektedir. En son Irak ve Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) kontrolündeki bir alana paraşütle inerken görülen pilot hala kayıp.

Rusya Savunma Bakanlığı'nın uyarısında, “Rusya Hava Kuvvetleri'nin Suriye üzerinde operasyonlar gerçekleştirdiği Fırat Irmağı'nın batısındaki bölgelerde bulunan her türlü uçan nesneye (uluslararası koalisyonun uçakları ve insansız hava araçları dahil), kara ve hava savunma sistemleri tarafından izlenecek hava hedefi olarak davranılacaktır.” deniyor.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Suriye uçağına yönelik ABD saldırısını, “bir saldırı eylemi ve uluslararası hukukun doğrudan ihlali” olarak betimledi.

Moskova, ayrıca, Pentagon ile arasındaki, Suriye üzerindeki ABD ve Rus savaş uçakları arasında istenmeyen bir çarpışmayı önlemek için kullanılan “çakışmayı önleme” acil hattını kapatmış olduğunu belirtti.

Washington, Rusya'nın uyarılarına, bir dizi çelişen yanıt verdi. ABD ordusunun Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Deniz Piyade Generali Joseph Dunford, medyaya, Pentagon'un “önümüzdeki saatlerde çakışmayı önleme hattının yeniden açılması için diplomatik ve askeri olarak” çalışacağını söyledi. Dunford, Rusya'nın uyarısının ardından Suriye üzerinde uçan ABD'li pilotların güvenliğinden kaygılanıp kaygılanmadığı sorusuna, “güçlerimiz kendilerini koruyacak beceriye sahip” yanıtını verdi.

Pazartesi günü Beyaz Saray'da düzenlenen ve gazetecilerin kendilerine verilen yanıtların sesli ve görüntülü kaydını almasının engellendiği garip bir basın toplantısında, Beyaz Saray Basın Sekreteri Sean Spicer, Washingon'ın Suriye'deki “çıkarlarımızı korumak için elinden gelen her şeyi yapacak” olduğunu söylediği aktarıldı. Spicer, ayrıca, “Biz, öz savunuma hakkımızı her zaman koruyacağız” demiş.

ABD ordusunun, kendi toprakları üzerinde uçan bir Suriye uçağını vurarak düşürmesini ve mevcut hükümete bağlı güçlere yönelik saldırılarını, yalnızca ABD'nin Ortadoğu'da ve tüm dünyada emperyalist egemenlik yöneliminin sapkın mantığı, “öz savunma” olarak açıklayabilir.

Suriye savaş uçağının vurularak düşürülmesi, ABD'nin Suriye hükümet güçlerine yönelik bir dizi saldırgan eyleminin ardından gelmektedir. Geçtiğimiz yıl Eylül ayında, Suriye'nin doğusundaki Deyrizor vilayetinde ABD önderliğinde düzenlenen hava saldırılarında 200 kadar Suriye askeri öldürüldü ya da yaralandı. Pentagon, sonradan, saldırının “üzücü bir hata” olduğunu iddia etmekle birlikte, stratejik bir hükümet mevzisini ele geçirmeleri için IŞİD savaşçılarına hava desteği sağlamıştı.

Ardından, Nisan ayında, ABD, görünüşte bir CIA provokasyonunun tüm belirtilerini taşıyan iddia edilen bir gaz saldırısına yanıt olarak, Suriye'nin El Şayrat hava üssüne 50 güdümlü füze yağdırdı.

Pentagon, geçtiğimiz ay içinde, Suriye'nin güney doğusundaki al-Tanf sınır kapısı yakınlarında bulunan bir çöl üssüne yakınlaştıkları iddiasıyla, hükümet yanlısı güçlere üç farklı hava saldırısı düzenledi. Ülkenin Irak ile sınır kapısı yakınındaki bu üste, 150 Amerikan özel kuvvet askeri, Şam'daki hükümete karşı rejim değişikliği savaşını ilerletmek için sözde “asiler”i eğitiyor.

ABD önderliğindeki güçler tarafından sürdürülen sözde IŞİD karşıtı saldırının, altı yıllık rejim değişikliği savaşının hedeflerini, Esad yönetiminin devrilmesini ve ABD kuklası bir rejimin kurulmasını garantiye almaya hizmet eden Amerikan askeri müdahalesine kılıf oluşturduğu, her yeni saldırı ile birlikte daha açık hale geliyor. Pentagon, bu amaçla, IŞİD'den ele geçirilen alanın, Suriye hükümeti yerine kendisinin denetimi altında kalmasına kararlı. Suriye savaş uçağının düşürülmesine yol açan çatışmalar, alan uğruna bu mücadele ile bağlantılıdır.

Suriye'deki saldırı, ABD'nin İran ile savaş yöneliminin bir parçasıdır ki bu, geçtiğimiz ay Tahran'ın başlıca bölgesel düşmanları olan Suudi Arabistan'a ve İsrail'e yaptığı ziyaret sırasında ABD Başkanı Donald Trump tarafından ifade edilmişti. Trump yönetiminin Tahran'a yönelik açıkça saldırgan bir tavra yönelmesi, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen Suudi monarşisinin ABD Merkez Komutanlığı'nın ileri karargahına ev sahipliği yapan ve büyük ölçüde İran ile paylaştığı bir doğal gaz sahasından gelen gelirlere bağımlı olan Katar'a tam bir abluka uygulamasıyla birlikte, tüm bölgenin daha da istikrarsızlaşmasına hizmet etmektedir.

İran'ın, Suriye'nin doğusundaki Deyrizor kentindeki IŞİD hedeflerine yönelik füze saldırısı da, daha geniş bir savaş tehlikesinin altını çizmektedir. Füzeler, yaklaşık 600 kilometre uzaktaki batı İran'dan fırlatılmış ve hükümeti saldırıya izin veren Irak topraklarının üzerinden geçmişti.

Tahran, saldırıyı, bu ayın başlarında 18 İranlının öldüğü ve 50'sinin yaralandığı terörist saldırılara misilleme olarak gerekçelendirirken, İranlı yetkililer, niyetlerinin daha kapsamlı bir mesaj göndermek olduğunu ortaya koydular.

İran Devrim Muhafızları'ndan general Ramazan Sharif, “Bu mesaj, özellikle Suudilere ve Amerikalılara yöneliktir. Bölgedeki bazı gerici ülkeler, özellikle Suudi Arabistan, İran'ı güvensizliğe sürüklemeye çalıştıklarını açık ve net biçimde ilan etmişlerdi.” dedi. Tahran, terörist saldırıların ardında Suudilerin olduğu suçlamasında bulunuyor. Bu arada Trump'ın Beyaz Saray'ı, asıl olarak İran'ı teröre çanak tutmakla suçlayan bir açıklama yaptı.

ABD'nin Suriye'deki müdahalesinin bölgesel hatta küresel bir savaşa dönüşebilmesi tehlikesi, Washington'ın Irak'tan ve Suriye'den Afganistan'a ve ötesine kadar çok yönlü savaşlar yürütmesi konusundaki tüm kararları ABD ordusunun üst düzey subaylarına teslim eden Trump yönetimi tarafından arttırılmaktadır. Asker sayıları, angajman kuralları ve diğer başlıca politikalar, aralarında Savunma Bakanı James “Kuduz Köpek” Mattis ve Trump'ın ulusal güvenlik danışmanı General H.R. McMaster'ın da bulunduğu, görevdeki ve kısa süre önce emekli olmuş bir generaller hizbi tarafından, savaş alanındaki komutanlar ile birlikte alınıyor.

Ordunun kimi kesimleri, Washington halkın bir başka Ortadoğu savaşına yönelik yoğun düşmanlığı ve dış politika kurumundaki derin bölünmeler karşısında Rusya'nın Suriye'nin kimyasal silahlarını imha etmeye yönelik arabuluculuğunu kabul ettiği 2013'te, Obama yönetimine oldukça kızmıştı. O zamandan beri, Rusya'nın ve İran'ın desteği, Suriye hükümetinin CIA destekli İslamcı milisleri geri püskürtmesine ve ülkenin başlıca yerleşim merkezlerinin neredeyse hepsini yeniden ele geçirmesine olanak sağladı.

Bu ilerlemelerin tersine çevrilmesi, ABD'nin petrol zengini Ortadoğu üzerindeki egemenliğini ileri sürmesi için son derece önemlidir. ABD ordusunun üst düzey subayları içinde olanların, bu hedefe ulaşmak için daha geniş ve muhtemelen dünyayı yıkıma sürükleyecek bir savaş tehlikesine aldırmadan, İran ve hatta Rusya ile bir çatışmayı memnuniyetle karşılayacağından hiç kuşku yok.

General Dunford, Pazartesi günü kendisine ABD ordusunun hangi yetki ile Suriye hükümetine karşı silahlı eylemler gerçekleştirdiği sorulduğunda, anlamlı bir biçimde, yaklaşık 16 yıl önce, 11 Eylül saldırılarının hemen ardından Kongre'den geçmiş olan Silahlı Kuvvetleri Kullanma Yetki Yasası'ndan bahsetti.

ABD Kongresi'nde, Suriye'ye karşı bir savaşa izin veren bir oylama şöyle dursun, herhangi bir tartışma yaşanmamıştır. Demokratlar, Trump'ın generallere tam yetki vermesine karşı çıkmadılar ve askeri çatışmaya zemin hazırlayan isterik bir Rusya karşıtı kampanya giriştiler.

20 Haziran 2017

İngilizce özgün metin