Egemen sınıf ve Lev Troçki hayaleti

Yetmiş altı yıl önce bugün (20 Ağustos), suikastçı Ramon Mercader, bir buz baltasını, Mexico City Coyacan’daki evinde bulunan Lev Troçki’nin başına sapladı. Ağır şekilde yaralanan Troçki, katiline cesurca karşı koydu. O, ertesi gün, yaraları nedeniyle hayatını kaybetti.

Suikastçının azmettiricisi olan Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in amacı, baş düşmanının sesini susturmak ve böylece Rus ve uluslararası işçi sınıfını en büyük devrimci önderinden yoksun bırakmaktı.

Stalin, bunu başaramadı. Bugün, diktatörün adı ve onun takipçileri kötüleniyor. Stalin, Troçki’nin uyardığı gibi, “Devrimin mezar kazıcısı” idi, oysaki Troçki, sonsuza dek, Stalinizme karşı ve uluslararası sosyalizm uğruna onurlu mücadeleyle bütünleşmiştir.

Troçki, yalnızca büyük bir tarihsel kişilik olmakla kalmıyor; o, aynı zamanda, bütün dünyadaki işçiler için güçlü çağdaş siyasi ilginin bir suretidir. Bu, doğrulamasını, Britanya İşçi Partisi’nin derinleşen krizinde defalarca onun adına başvurulması şeklinde ifadesini buluyor.

İşçi Partisi’nin sağ kanadı, başkan yardımcısı Tom Watson’ın 9 Ağustos’ta Guardian’da yayımlanan bir makalesiyle başlayarak, “Troçkist entrizmciler”i şiddetle kınıyor ve İşçi Partisi’nin mevcut lideri Jerremy Corbyn’in tüm destekçilerini, bu karanlık güçlerin ne yaptığını bilmeyen safdilleri olarak resmediyor.

Corbyn kampında ise, yanıt, yapılmış olan bu tür bir suçlamaya yönelik öfke ve şüphecilik ifadesiydi. Corbny’in Observer’a, “Herhangi birinin en canlı hayal gücünün hiçbir aşamasında, ülke genelinde 300.000 sekter aşırılıkçının birden İşçi Partisi’ne üşüşmüş olması bulunmuyor.” [vurgular sonradan] diyerek yeniden güvence verdi.

Bunların hiçbiri, Britanya’nın başlıca gazetelerini, onu kötülemeye çalışacak ve onun düşünceleriyle herhangi bir ortaklaşmaya karşı uyarıda bulunacak şekilde, sayfalarını Troçki üzerine makalelerle doldurmaktan alıkoymadı. “Troçki hayaleti”nin İşçi Partisi’ne dadandığı yönünde yinelenen göndermeler yapıldı ve İşçi Partisi içerisindeki siyasi mücadele, reform ile devrim arasında bir mücadele olarak resmedildi.

İşçi Partisi’nin sağ kanadının hizipsel niyetleri ne olursa olsun, Troçki’nin adının odak noktası olarak ortaya çıkması devasa bir nesnel önem taşımaktadır. Nitekim, kapitalizm ne zaman krizle sarsılsa ve işçi sınıfını kapsayan bir toplumsal ve siyasi çatışma patlak verse, Troçki’nin varlığı daima kendini hissettirmiştir.

Peki, neden?

Egemen seçkinler ve onların medyası, sözde “ilgisizlik” açıklamalarına rağmen, şiddetli toplumsal bölünme, Brexit referandumunun yarattığı siyasi kargaşa ve özellikle de, yüz yılı aşkın bir süredir işçi sınıfı mücadelelerinin polisliğini yapmış olan İşçi Partisi’nin parçalanması tehdidi altında, Troçki’nin ve Troçkizmin doğurduğu tehlikenin kuvvetli bir şekilde farkındadır.

Milyonlarca işçi ve genç, kemer sıkmaya ve militarizme karşı koymanın bir aracını arıyor. Corbyn’in bu tür bir alternatif olma iddiası, İşçi Partisi ile herhangi bir kopuşa karşı çıkarken daha uzun süre devam edemez. Sorun, kaçınılmaz olarak yükselecek yeni ve gerçekten sosyalist bir partinin inşa edilmesidir.

Britanya’daki durum, yalnızca, bütün dünyada gelişmekte olan şeyi ifade etmektedir. İşçi sınıfı sola yöneliyor, fakat henüz ihtiyaç duyduğu sosyalist önderliğin inşası gerçekleşmiş değil.

Önümüzdeki yıl, Rusya’daki Ekim 1917 Devrimi’nin 100. yıldönümü. Troçki’nin adı, Lenin ile yan yana, dünyadaki ilk işçi devletini kurmuş olan bu çığır açan olayla eşanlamlı. Bugün, dünya kapitalizmi, bir kez daha tırmanan bir ekonomik, siyasi ve toplumsal krizin pençesinde. Bu kriz, insanlığın bir diktatörlük, barbarlık ve savaş dönemine mi sürükleneceği, yoksa işçi sınıfının sınıf sömürüsünü ve ulusal bölünmüşlükleri ortadan kaldırarak dünya sosyalizmini kurmada başarıya mı ulaşacağı sorununu yeniden gündeme getiriyor.

Troçki, Sovyetler Birliği’nin Stalin’in yönetimi altında yozlaşmasına karşı siyasi mücadeleye önderlik etmişti. Onun ve 1938’de Dördüncü Enternasyonal’in kuruluşuyla doruk noktasına ulaşan Sol Muhalefet’in mücadelesi, komünizm karşıtı propagandacıların, Lenin’in Stalin’i doğurduğu ve sosyalizmin bürokratik zorbalık yarattığı yönündeki temel iddiasını çürütmüştür.

Troçki, Sürekli Devrim Teorisi’nin ve “Kapitalizmin can çekişmesi” gibi çağı tanımlayan ifadelerin yaratıcısıdır. O, dünya sosyalist devrimi perspektifinin kişisel cisimleşmesidir. Britanya’nın egemen sınıfının ve onun uluslararası kopyalarının endişelenmesine gelince, bu, Troçki’yi, tarihteki en zehirli ve tehlikeli kişilik yapmaktadır.

Troçki’nin yazıları, üzerinden onlarca yıl geçmesinden sonra bile, doğrudan geçerliliğe sahiptir. O, Britanya’daki sınıf mücadelesine yalnızca yakın bir ilgi göstermemiş, İşçi Partisi’nin ve onun kapitalist egemenliğin bir savunucusu olarak rolünün en keskin ve sert değerlendirmesini sunmuştu. Troçki’nin klasik eseri Britanya Nereye Gidiyor?, 1925’te, İşçi Partisi’nin ve Sendikalar Kongresi’nin (TUC) Genel Grev’e ihanetinden sadece bir yıl önce yayımlanmıştı. Onun, Fabian solu ve onun acizliği, samimiyetsizliği ve ikiyüzlülüğü üzerine yazıları, Corbyn’e ve onun sendika bürokrasisindeki destekçilerine herhangi bir güven duyulmasına karşı faydalı bir uyarı sağlamaktadır:

Onlar, eğer dünya burjuvazisinin değilse, Britanya emperyalizminin ve Avrupa’nın ana payandalarıdır. İşçilere, her ne pahasına olursa olsun, burjuvazinin bu halinden memnun ukalaları, saçmalayan eklektikleri, içli kariyeristleri ve özel giysili uşakları gerçek renkleri içinde gösterilmelidir. Onların ne olduğu göstermek, onları onarılamayacak biçimde gözden düşürmek anlamına gelir. Onları gözden düşürmek ise, tarihsel ilerlemeye yüce bir hizmet sunmak demektir.

Troçki’nin ve siyasi mirasının uluslararası ölçekte ileri işçiler ve gençler arasında berraklaştırılması gerekliliği, önümüzdeki dönemdeki yakıcı meseledir. Britanya’da Sosyalist Eşitlik Partisi tarafından temsil edilen dünya Troçkist hareketi, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK), kendisini, bizim Troçki’ye, yaşamına ve eserlerine yönelik “Stalinizm sonrası tarihsel çarpıtma okulu” olarak adlandırdığımız şeyi çürütmeye adamıştır.

Bu yüzyılın ilk on yılında ve 2008 mali çöküşünün eşiğinde, Britanyalı tarihçiler Ian Thatcher, Geoffrey Swain ve Robert Service, birer Troçki biyografisi yayınladı. Dünya Sosyalist Web Sitesi Yayın Kurulu Başkanı David North, onların içerdiği yalanları ve çarpıtmaları teşhir etmek için sistematik bir çalışma yürüttü. North, 2010 yılında Lev Troçki’yi Savunurken başlığı altında yayımlanan kitabında, onların taraflı çalışmalarını, yenilenmiş devrimci mücadelelerin gerçekleşebileceği düşüncesiyle, “tarihsel bir kişilik olarak Troçki’yi bütünüyle gözden düşürmeyi” amaçlayan “önleyici biyografiler” olarak tanımlamıştı.

North, kitabının sunuş bölümünde, Troçki’yi kötüleme yönündeki tüm mevcut çabaların dürtülerine ilişkin aşağıda yorumu yapmıştı:

Lev Troçki, her şeyden önce, dünya sosyalist devriminin büyük önderi ve teorisyeni idi. Onun adının uyandırdığı özlemler, Troçki’nin düşüncelerinin kalıcı önemine tanıklık etmektedir. Troçki üzerine tartışmalar, asla basitçe geçmişte ne yaşandığı hakkında değildir. Onlar, günümüz dünyasında ne olduğuna ilişkin olduğu kadar, gelecekte büyük ihtimalle ne olacağına ilişkindir.

Bu cümleler yazıldığından bu yana Troçki’yi küçültmek ve karalamak amacıyla çok daha fazla mürekkep ve kağıt harcandı. Tüm bu karalamalara ve bundan sonra yapılacak olanlara rağmen, onun ebedi varlığını silmek asla mümkün olmayacaktır. Çünkü Troçkizm sadece bir hayalet değil, siyasi bir harekettir. Onun kurduğu örgüt, Dördüncü Enternasyonal, bütün dünyada işçi sınıfını bir kez daha kapitalist sisteme karşı devrimci mücadeleye taşıyan derin nesnel eğilimlerin bilinçli ifadesidir.

20 Ağustos 2016

İngilizce özgün metin