DTCF’de polis ve özel güvenlik koruması altında faşist saldırı

Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF) bir süredir devam eden faşist saldırılara bir yenisi daha eklendi. 29 Kasım’da yaşanan saldırının ardından, sabah okula toplu girmek isteyen devrimci öğrencilere faşistler satır, sallama ve sopalarla bugün (30 Kasım) de saldırdılar. İki gündür şiddetli bir şekilde yaşanan çatışmaların ardından okul yönetimi eğitime 7 Aralık Cuma gününe kadar ara verdi.
29 Kasım akşam saatlerinde okulun öğrencisi olmayan ve ağırlıklı olarak Gazi Üniversitesi'nden geldiği belirtilen yaklaşık elli kişilik bir faşist grup ellerinde satır ve sallamalarla DTCF’ye saldırmışlardı. Orta bahçedeki öğrencileri taşa tutan ve öğrencilerin sıklıkla kullandıkları çardağı alaşağı eden faşistlere, okulda polisin ve güvenlik görevlilerinin herhangi bir müdahalesi olmamıştı. Akşam saatlerinde gerçekleşen olayın ardından öğrenciler okuldan toplu çıkış yaparak ayrılmışlardı.
Bugün ise bir önceki gün yaşanan saldırının ardından sabah saatlerinde okula toplu giriş yapmak isteyen öğrenciler önce okulun Özel Güvenlik Birimleri (ÖGB) ve sivil polislerince içeri alınmadı. Kısa süreli arbedenin ardından okullarına girebilen öğrenciler daha sonrasında ise faşistlerin sodalı ve taşlı saldırısına uğradılar. Yaşanan bu ilk saldırıdan iki saat sonra ise faşistler bu sefer ellerinde satır ve sopalarla okulun içine girerek orta bahçedeki ve çardaktaki öğrencilere tekrar saldırdılar. Bugünkü saldırının ardından bir kişi eline aldığı satır darbesiyle, bir kişi ise başına isabet eden bir taş sonucu yaralandı.
Yaklaşık üç saat süren çatışmanın ardından ne çevik kuvvet ekipleri ne de okulun içerisindeki sivil polisler veya ÖGB’ler bugün de saldırgan faşist gruba müdahale etmediler. Fakülte Dekanı ise iki gündür süren saldırıları gerekçe göstererek "derslerin beş gün tatil edildiği" açıklamasını yaptı. 
Ayrıca saldırı sonrası faşistlerin okulu terk etmesinin ardından çevik kuvvet ekipleri okulun içerisindeki devrimci-muhalif öğrencilere biber gazıyla müdahale etti. Akşam saatlerine doğru okuldan çıkış yapan yaklaşık 400 kişilik öğrenci grubu Ziya Gökalp Caddesini trafiğe kapatarak, beş dakikalık oturma eylemiyle yaşananları protesto ettiler. Ardından Yüksek Caddesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla öğrenciler eylemi sonlandırdılar.
Sadece dün veya bugün değil, bu eğitim yılının başından beri kampüste gerginliğin var olduğunu dile getiren öğrenciler, ellerinde satır ve sallamalarla okula giren faşistlerin bunca saldırısına karşın üniversite yönetiminin tepkisizliğine ve bununla birlikte polis ve güvenliklerin saldırganlara müdahale etmemelerine tepki gösterdiler. Ayrıca, öğrenciler bu sene başından itibaren sık aralıklarda, güvenlik amaçlı okula toplu giriş ve çıkış yaptıklarını, saldırıların sonuçlarının –özellikle sınav döneminde- bu noktaya geleceğinin daha öncesinden belli olduğunu da ekliyorlar. 
Ankara Üniversitesi’nde iki gündür yaşanan faşist saldırıların, polisin ve özel güvenliklerin açık işbirliğiyle gerçekleşmesi, devrimci-muhalif öğrencilere yönelik yıldırma politikasının giderek sertleşeceğinin işaretidir. Bu saldırılar, aynı zamanda, devrimci öğrencileri provoke etmeyi ve onları kitleden kopuk bir şekilde faşistlerle çatışmaya zorlamayı amaçlamaktadır. Bu yolla, üniversitelerdeki polis baskısının daha da artması ve faşistlerle çatışmalar içinde tespit edilen devrimci öğrencilerin okullardan atılması ya da tutuklanması hedeflenmektedir. Kasım ayı başında gerçekleşen faşist saldırının ardından 13 devrimci öğrencinin tutuklanması bunu açıkça göstermektedir.
Tüm üniversitelerde polis-özel güvenlik desteğiyle tertiplenen faşist saldırıları ve provokasyonları önlemek için, öğrencilerden ve üniversite emekçilerinden oluşan savunma komiteleri kurulmalı; faşist teröre karşı kitlesel ve militan mücadelenin örgütlenmesine başlanmalıdır.