İÜ’de Soruşturma-Ceza Furyası Sürüyor

İstanbul Üniversitesi'nde bir süredir devrimci öğrencileri hedef alan ve sistematik biçimde sürdürülen faşist provokasyonlar ve polis saldırıları, şimdi de İÜ okul yönetimi tarafından açılan soruşturmalar ve bu soruşturmaların sonucunda verilen cezalarla pekiştiriliyor.
Bununla birlikte, yine İÜ'de faşist ve ÖGB saldırısına maruz kalan biri Sosyalizm okuru, iki öğrenciye "Karşıt görüşlü öğrenciler arasında yaşanan sözlü arbede ve özel güvenlik görevlilerinin darp edilmesi" nedeniyle iki yarıyıl uzaklaştırma cezası verilmiştir. Olay günü [1], birçoğu okulun öğrencisi olmayan ve ellerinde sopa, satır vb. aletlerle İÜ Hukuk Koridoru'nu basarak öğrencilere saldıran yaklaşık 20-25 faşist, İÜ okul yönetimi nezdinde "mağdur" sayılmış ve aynı sırada öğrencileri darp eden özel güvenlikler saldırıya uğradıklarını iddia edebilmişlerdir; bunun için herhangi bir kanıt sunmaya dahi ihtiyaçları bulunmuyor. Ayrıca olayı takiben ne faşistler ne de Özel güvenlikler hakkında en ufak bir yasal işlem başlatılmadı. Bununla da yetinmeyen okul yönetimi, devrimci öğrencilere ceza yağdırdı ve haklarında savcılık tarafından soruşturma başlatıldı. Beraberinde, faşistler giriş kapılarında bulunan X-Ray cihazlarına rağmen üniversite içerisine demir sopa, satır vb cisimleri "rahatça" sokabiliyorken, aynı İÜ Rektörlüğü çantasını "X-Ray cihazına koymadan geçmeye çalıştığı" gerekçesiyle bir öğrenciye "bir yarıyıl" uzaklaştırma cezası verebiliyor!
Açıkça rektörlük-polis-faşist üçgeninin kurulduğu İÜ'de, amaç devrimci öğrencilerin eğitim hakkını elinden alarak okuldan yalıtmaktır! Birkaç gün önce, basında, Marmara Üniversitesi'nde sivil polislere özel oda verildiği haber sanki bilinmeyen bir şeymiş gibi sunulmuştu. Gerçekte, tüm üniversitelerde olduğu gibi İÜ'de de sivil polisler yıllardır özel odalara sahip olarak, rektörlük, güvenlik ve faşistlerle birlikte "mesai" yapmaktadır.
Bu soruşturma-ceza furyası salt İÜ'yle de sınırlı değildir. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 100'den fazla öğrenciye soruşturma açılırken, 51 öğrenciye de ceza çıkmıştı. Yine önemli bir örnek de, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi'nde gerçekleşmiş; Uludere Katliamı protestosuna katılma gerekçesiyle 90 öğrenciye soruşturma açılmıştı.
Neredeyse tüm üniversitelerde, öğrenci gençlik soruşturma ve ceza terörüyle sindirilmek istenmektedir. Okul yönetimlerinin keyfi cezalarına, savcılıklardan soruşturmalar eklenerek öğrenciler bir yandan da gözaltı ve tutuklama uygulamalarıyla karşı karşıyalar. Bugün 600'e yakın öğrencinin cezaevinde oluşu yıllardır süregelen ve giderek yükseltilen kapsamlı saldırıların bir ürünüdür.
Rektörlük-polis-faşist saldırılarının ve keyfi cezalarla eğitim hakkı engellenen öğrencilerin gitgide sayısının artacağı kimse için şaşırtıcı olmamalı. En basitinden, İÜ'de Ocak ayında gözaltına alınan 24 öğrenciye [2] ve daha birçok öğrenciye de çeşitli sebeplerden soruşturmalar açılmıştır. Bu, sistematik bir hal alan saldırılara karşı, öğrenci kitlelerinin, üniversite işçileri ve eğitim emekçileriyle birleşik ve örgütlü mücadelesinin kurulması gerekliliği önümüzde duruyor.
Sosyalizm Gençliği

Dipnotlar

[1] Faşist ve ÖGB saldırılarının yaşandığı olay ile ayrıntılı bilgi için: İstanbul Üniversitesi'nde Faşist Provokasyonlar ve Polis Saldırıları - http://www.toplumsalesitlik.org/tr/turkiye-3/istanbul-universitesinde-fasist-provokasyonlar-ve-polis-saldirilari#.UHv4YPHPykA
[2] Ayrıntılı bilgi için: İÜ'de Faşist Provokasyon ve Polis Operasyonu- http://www.toplumsalesitlik.org/tr/turkiye-3/iude-fasist-provokasyon-ve-polis-operasyonu#.UHv4dPHPykA