İÜ'de toplanan imzalar rektörlüğe verildi

Son günlerde oldukça yoğun bir gündem yaşayan İstanbul Üniversitesi'nde bugün de ana kapı önünde bir oturma eylemi gerçekleştirildi. Soruşturmalara, cezalara, polise verilen arama yetkisine ve özel güvenliklerin (ÖGB) keyfi üst aramasına karşı geçtiğimiz hafta başlayan imza kampanyası bu hafta noktalanmıştı.
Binin üzerinde öğrencinin destek verdiği kampanya binlerce öğrenciye birebir saldırıların anlatılmasını sağlayarak üniversitede önemli bir farkındalık yarattı. Aynı süreçte gerçekleştirilen tamamlayıcı eylemlerle bu bütünlüklü direniş kazanımlarla sonuçlandı.
Polise verilen 1 yıllık sınırsız arama yetkisinin mahkeme kararıyla bu kadar kısa süre içerisinde iptal edilmesi hiç şüphesiz öğrencilerin verdikleri mücadelenin yarattığı basıncın bir sonucudur. Buna, zaten birçok devrimci grubun müsaade etmediği çanta aramalarının da son günlerde sonlandırılması eklendi (elbette bunun kalıcı bir sonuç olduğunu söylemek henüz erken olur).
Öğrencilerin verdikleri mücadelenin okul içinde meşruiyet kazanması ve kazanımlarla sonuçlanması hiç şüphesiz birçok kesimi rahatsız ediyor. Bunların başında da MHP ve BBP'li faşistler geliyor. İki yıl önce Saraçhane'de devrimci öğrencileri satırlarla ağır bir şekilde yaralayan faşistlerden birinin -arkadaşlarıyla birlikte- bugün eylem öncesi okula gelmesi ve bir devrimci öğrenciyi küfürle tehdit etmeye kalkması bu açıdan tesadüf değildi. Devrimci öğrencilerin buna yanıtı faşistleri sert bir şekilde hırpalamak oldu, ardından faşistler ÖGB koruması altında okul dışına çıkartıldı.
Saat 11.30'da ana kapıda başlayan oturma eylemi bir saat sürdü. Öğrenciler eylem boyunca marşlar söylediler. Aynı saatlerde Sirkeci'de oturma eylemi gerçekleştiren direnişteki PTT işçilerine de selam gönderildi. Toplanan imzaları iletmek üzere rektörle görüşmeye giden öğrenci heyetinden imzaları almamak için rektörlük görevlilerinin ellerinden geleni yapması (buna rağmen imzalar rektörlüğe resmi olarak iletildi), saldırılara karşı beş gün gibi kısa bir sürede önemli bir kitle desteği sağlanmasının yarattığı etkiyi göstermesi açısından önemliydi.